Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '06

 
Kategori
Trafik
Okunma Sayısı
381
 

Bu bir kişilik bozukluğu

Ne silahla ne de arabayla şaka ya da kahramanlık olmaz. Ben, silahla bir arabanın gaz pedalını aynı kefeye koyuyorum. İkisinin de birbirinden farkı yok. Sonuçta ikisi de cinayet işliyor.

Çevremde hız yapan, kurallara uymayan sürücülere baktığımda hepsinde aynı resmi görüyorum. Bunlar toplumda istediği yere gelememiş, arkadaş sayısı sınırlı, iş yaşamında başarıya ulaşamamış, evde maganda bir aile reisi. Bu tip insanların becerebildikleri tek şey hız yapabilmek. Hayattaki başarısızlıklarını arabanın gaz pedalına basarak örtmeye çalışıyorlar. Yani tam bir kişilik bozukluğu. Ehliyet alırken sağlık raporu istendiği düşünülürse, bu insanlara ehliyet verilmemesi gerekir, çünkü bunlar hasta insanlar.

''Abi ben Ankara İstanbul arasını tam falan saatte aldım. Otobanda bi baktım ibre 180 gösteriyo''. Vay bee.. Helal olsun sana, büyük adamsın...

Yani, Ankara İstanbul arasını kaç saatte katettiğiyle övünen bir insan nasıl sağlıklı bir insan olabilir ki? 30 dakika da bile gitsen bunun kime ne faydası var? Hangi devlet sorununu halletmiş oluyorsun? Üstelik bu şekilde bir depo yakıtla normalde gideceğin yolun ancak yarısını gidebiliyorsun. Hem milli servete, hem kendi kesene zarar.

Gece yarısı, hava sıfırın altında, yol karlı ve buzlu. Bir dağ yolundan aşağı iniyoruz. Benim süratim, zincirim olmasına rağmen 30 km. Yanımdan zincirsiz bir araç "vıııınnn" diye geçiyor. İçimden ''biraz ileri de görüşürüz birader'' diyorum. Çok geçmiyor, 2-3 kilometre sonra, yanımdan "vınlayarak" geçen kahraman Türk sürücüsünün kayarak şarampole yuvarlanmış olduğunu görüyorum.

Böyle karlı ve buzlu bir havada üstelik gece yarısı, ben beyin özürlümüydüm ki zincir takmış halde 30 km süratle gidiyorum da, sen hangi akılla o şekilde araç sürüyorsun. Aslında bu insanlara yardım etmeyeceksin. Bırakacaksın sabaha kadar inlesin yolun kenarında. Ama insan yapamıyor işte.

Bir de araçların sağ, sol sinyali ne işe yarar anlamış değilim. Sollamak ya da yola çıkmak için sinyal veriyorsunuz, kimse oralı değil. Önümdeki bir araç sinyal verdiği zaman, hemen hızımı keser, onun sollama yapmasına ya da yola çıkmasını izin veririm. Çünkü sinyalini yakarak bana ''arkadaşım müsade edersen önümdeki aracı sollamak istiyorum, ya da yola çıkmak istiyorum'' demektedir. Ben de ''tabii kardeşim müsade sizin'' der, hızımı keser yol veririm. Eğer yola çıkmak ya da sollamak için arkamda ki yolun boşalmasını bekliyeceksem niye sinyal yakıyorum ki? Boş yolda yaktığım sinyali kim görecek? Bazen, "arkamdaki belki bir müslüman evladıdır" diye sinyal verip sollamaya başlıyorum. Daaaaat diye acı bir bağırtı. Adam hızını kesmeden üzerime doğru geliyor. Tekrar sağa kaçıyorum. Yanımdan geçerken de bir güzel el kol hareketleri yapıyor. Bu ne ahlaksızlık, bu ne saygısızlık, bu ne terbiyesizlik, bu ne magandalıktır. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz Allahım..

Bir de park yeri magandaları var. Ben aracımı park ederken, önümde ve arkamda olan araçların istediklerinde rahatça çıkabilmeleri için gereken mesafeyi bırakmaya çalışırım. Eğer yeteri mesafe bırakamıyor, sıkışıyorsam oraya park etmem. Başka bir yer bakarım. Bu insanlara duyduğum saygıdan ve aldığım terbiyedendir. Bir bakıyorum önüme arkama, öyle bir sıkıştırmışlar ki, park yerinden kımıldamam mümkün değil. Peki bu insanlar ne zaman gelecek? Ben ne zaman buradan çıkabileceğim? Acil bir işim varsa ne olacak? Hastam varsa ne olacak? Böyle bir saygısızlık, böyle bir densizlik olabilir mi?

Nedir bu insanların sıkıntısı zoru anlamıyorum. Böyle davranarak neyi ispatlamaya çalışıyorlar? Daha bir arabayı idare etmeyi beceremiyen bu insanlar, evini, çoluğunu çocuğunu nasıl idare edebilir?

Arabayla dans etmeye, adrenaline çok meraklıysan ralliye katıl kardeşim. Cellat gibi masum insanların arasında dolaşmaya ne hakkın var? Ya da git psikolojik tedavi gör.

Yok yok ben bu ülkeye fazlayım. Anneme sorucam, ben kesin uzaydan geldim. Bu dünyanın dilinden anlamıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1477
Kayıt tarihi
: 21.07.06
 
 

... KTÜ mezunu inşaat mühendisiyim. Proje müdürlüğü , İnşaat kontrollüğü ve danışmanlığı, Statik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster