Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1059
 

Bu bir teşekkür yazısıdır (2): Ailemden yazılanlar ve söylenenler

Bu bir teşekkür yazısıdır (2): Ailemden yazılanlar ve söylenenler
 

Sabiha Rana’nın yayımladığı sanal söyleşiden sonra yorumlar geldi. Önce Sabiha Hanım’a sonra da o yorumlara teşekkür etmek için bir yazı yazmaya başlamıştım. Ancak Sabiha Hanım’a teşekkür bölümü kendi başına bir yazı olunca yazının başlığına “1” yazıp diğer teşekkürleri daha sonraki yazılara erteledim (1).

Ailemden yorum yazanlar vardı (2), ikinci yazımda onlara birşeyler söylemek istiyorum:

Hayri Amcam yazmış “Gel de gururlanma” başlıklı yorumunda:

“Elinize, dilinize, yüreğinize sağlık Sabiha Hanım. İşte o anlattığınız Aydın benim öz ve öz yeğenim. Müsaade edin de gururlanayım biraz. Öyle birinin çok yakını olmak , onunla beraber olma şansını bulabilmek öyle herkese nasip olmaz. Tabiri caiz derler ya, aynen öyle oldu ve Aydın elimizde doğdu ve büyüdü. Kendisinin de dediği gibi bebekliğinin ve çocukluğunun her döneminde hep yaşının üzerinde davranış gösterirdi. Aynen şimdi olduğu gibi. Hep sorumlu, hep fedakar, hep sevecen, hep hassas , hep yakın ve sımsıcaktı. Sizlere ve tüm BLOG ailesine selam ve sevgilerimi gönderiyorum.”

Hayri amcamı çocukluk günlerimde gittiğinde üzüldüğüm, geldiğinde sevindiğim çok özel bir kişi olarak anımsıyorum. Meğerse o gidip bir türlü gelmediği zamanlar okul için gittiği zamanlarmış (3). O benim şakacı amcamdı hep (4). Hayri amcam ailedeki herkes için çok özel bir kişidir.

Mustafa Abi yazmış “İyilik meleği” diyerek:
“Aydın kendisini anlatırken epey noksanlıklar bırakmış.1969'dan bu tarafa tanırım. Kendisi bir iyilik meleğidir.Yakın - Uzak fark etmez tüm aile bireylerini birbirlerine kaynaştırır. Onlarla iletişim kurar. Ziyaretlerde bulunur. Bunun yanında kim olursa olsun herkesin yanındadır. Yardımlarını esirgemez. Boş durmak onu sıkar. Hep sağlıklı kal. Enişten Mustafa BOSTAN”

Mustafa Abi, halamın eşi... 1969 yılından buyana tanırım kendisinin de dediği gibi, komşumuzdu o zamanlar. Ona çok kızardım sevgili halamızı alıp gideceği için. Çocukluk yıllarımda okuduğum kitaplar Mustafa Abi’nin zengin kitaplığındandı. O bize Hababam Sınıfı’nı anlatırdı heyecanla dinlerdik (5). O zamanlar halamızı alıp gideceği için çok kızdığım kişi sonra çok sevgili Mustafa Abi oldu.

Seval yazmış, amcamın kızı. En sadık okurlarımdan biri. “teşekkür ediyorum” başlıklı yorum yazmış:

“Merhaba konu Aydın abim olunca bende katılmak istedim. Ben amcasının kızıyım. Biz üç kız kardeşiz ama bir abimiz var belki de gerçekte bir erkek kardeşimiz olsa bu kadar yakın olamazdık.. Bizlerin abisi, çocuklarımızın dayısı hepimizde ayrı bir yeri vardır. nasıl anlatabiliriz ki.. kısacası bu zamanda sevgisini, ilgisini, sorumluluğunu her zaman hissettiren nadir biridir Aydın abim. Onun yaptığı işlerden her zaman gurur duymuşumdur. Ben işyerinde Aydın abimin blogdaki yazılarını sürekli takip ediyorum başka yazıları okumaya fırsatım olmuyordu ama bundan sonra sizinde okuyucularınızdan biri olacağım. çok teşekkürler ediyorum”

Bu yaz Beypazarı’na gittiğimde yazdığım bir yazımda sözetmiştim Seval’den (6). Ailemizdeki en hayırlılarından biridir Seval. O sevgilerini yazmış, o sevgiler de hep karşılıklıdır.

Milliyet Blog’daki yazılarımı okuyup sözlü yorum yapanlar da vardır. Bunlardan biri Aysel, kardeşim... O da okuduğunda pek sevdiğini söyledi. Aysel de benim yazılarımda zaman zaman yerini aldı (7).

Bugün Sıla ile haberleşiyorduk Internet’te, Sıla 10 yaşındaki yeğenim. Ona gönderdim yazının linkini, aradan epeyce bir zaman geçtikten sonra tek satırlık yorum geldi “yazı çok güzeldi”. Belki de yazıyı tek sözcük atlamadan, en dikkatli okuyan Sıla’ydı. Sıla, en son, Cumhuriyet Bayramında ODTÜ’de bir sabah yaşadıklarımızla bir yazımdaydı (8).

(1) Bu bir teşekkür yazısıdır (1): http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79792
(2) Onlar kocaman çocuklar “Aydın Tiryaki”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=79270
(3) Hayri amcam ortaokulda sonra da lisede okuduğu için yalnızca tatillerde gelirdi. Hayri amcamın gelmesini dört gözle beklerdim. Sevecen ve muzip amcamızdı, kırk yıl sonra hala aynı şakacı amcamız, bulunduğu her ortama neşe taşıyan: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=13341
(4) Hayri amcamın şakaları: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=33224
(5) Hababam Sınıfı 50 yaşında: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=18949
(6) Beypazarı’na gittim: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=44539
(7) Kırkyedi: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=43069
(8) ODTÜ’de bir bayram günü sabahı: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=72665

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Aydın, yazılanları okudukça anlıyorum ki, kimin hayatına dokunduysan fark yaratmışsın. Yunus Emre gibi Mevlana gibi; kendin için bir şey beklemeden hep veriyorsun. Sevgi dolu kocaman bir yürek taşıyan o bedene, lütfen iyi bak. Sağol iyi ki varsın. Yıllar önce İlkokuldayken, Bir Cumhuriyet Bayramı çıkşında; annemler "Ne çocukmuş?... aferin, ıslansa da bırakmadı şiirini." Diye konuşurlarken, ben büyük bir heyecanla "İşte o abi var ya?... O benim arkadaşımın abisi." Diye övünmüştüm. Biz seni tanıdığımız için övünürken; ailen övünmüş çok mu? Sağlıkla kal.

Gürsel Yüce Tercan 
 10.12.2007 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2382
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster