Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1179
 

Bu cinayete 'Şeytanın Avukat'lığını yaptım

Bu cinayete 'Şeytanın Avukat'lığını yaptım
 

Celâlettin Cerrah'tan Münevver'in babasına suç duyurusu !


3 Mart 2009/ 4 Eylül 2009 Münevver Karabulut cinayetinin üzerinden dolu dolu 181 gün geçmiş. Emniyet Teşkilâtında önemli değişiklikler olmuş, medya hadiseyi sahiplenmiş, birileri bu vahim olaydan rant elde etme yolunu seçmiş, belgeler ve bulgulara her gün bir yenisi eklenmiş ama Cem Garipoğlu bir türlü bulunamamış (!).

Bu cinayeti taa en başından beri herkes gibi takip ediyorum. Yaşadığımız ülke gerçeklerinden yola çıktığımda da geçen süreç içerisinde bulunamayışına şaşırmıyorum! Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu yıllar önce sanatçı Sevim Tanürek’e çarparak öldürdü. Ehliyetsizdi. Serbest kaldı. Bu ve buna benzer olayların çok yaşandığı ülkemizde Karabulut ailesinin çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Tüm medya ve kamu oyu arkalarında… Evlât acısını Allah hiç kimseye göstermesin.. Münevver geri gelmese bile hunharca işlenen cinayet ‘örtbas edilmeyip’ olayın üzerine gidiliyor…

Cem Garipoğlu’nu ailesi saklıyor. Bir anne hiçbir zaman çocuğuna kıyamaz. Katil bile olsa…

Yataklık etmekten ceza alacaklarını bildikleri için de Cem’i teslim etmiyorlar. Şu an şeytanın avukatlığını yapıyorum. Özellikle anneannesinin “Çok üzerine gidiyorsunuz. O daha çocuk. Adam öldüren bir sürü insan var.” sözlerini duyduktan sonra bu düşüncem iyiden iyiye pekişti. Nasıl bir ailedir bu? Sen bir katil için ‘o daha çocuk’ derken, öldürülenin de bir çocuk olduğunu düşünmekten aciz misin? Siz Cem’e kıyamazken o bir başkasının canına kıyarken, sizin bu kafaya yapınızdan kaynaklanan ‘ailem nasıl olsa beni kurtarır’ düşüncesi ile bu cinayeti işlemiş olabilir mi acaba? Çok da haksız sayılmaz 181 gündür arkasındasınız. Bu yaşta bir çocuk parası olmadan ne yer ne içer nasıl yaşar? Hangi arkadaşı saklar? Yine bu yaşta bir çocuğu mafya hangi gerekçelerle ve kimin hatırına korur? Evet o bir çocuk! O bir genç! Şu an ki psikolojisini bilebilmek için doktor olmak gerekmiyor. Bir cinayet işledi. Üstelik sıradan bir cinayet de değil. Testere ile kesti… Olayın şokunu atlatamadan özgürce yaşam hakkı onu korumak adına elinden alındı. Kaçıyor, saklanıyor, çevresindeki herkese şüphe ile bakıyor! Bu cinayeti işleyebilecek psikolojideki bir erişkinin, şu an ki ruh halini düşünmek bile istemiyorum…

Cem’in yerinde olsam teslim olurum! Ailem dediği insanların, onu değil kendilerini düşündükleri apaçık ortada. Teslim olduğu noktada ömür boyu vicdan azabı çekmekten kurtulacak, hatasının bedelini ödemenin huzurunu hissedecek, belki de hayatında ilk kez özgür iradesi ile kendisi için bir şey yapmış olacak. Tedavi olacak… Cem’in hayatında teslim olsa da, saklansa da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak… Karabulut ailesinde olmayacağı gibi…

Garipoğlu ailesi ekonomik açıdan güçlü bir aile. Biyolojik anne-baba, aile olmanın bir anlam ifade etmediğini bu olayda gördük. 19 yaşında bir evlâdınız var, cinayet işleyecek kadar gözü dönmüş bir ruh hastası! Siz bunu fark etmemişseniz zaten sözün bittiği yer demektir. Nitekim de öyle oldu …

Garipoğlu ailesi Cem’i teslim etmeli. Saklasalar da saklamasalar da kamu vicdanında aklanamazlar. Bir anne-baba bu yaşta bir çocuğun her davranışının tek sorumlusudur! Rol model olanların basın açıklamaları ve en son 3 milyon Avro’luk ‘kan parası‘ adı altındaki bana göre rüşvet, Süreyya Karabulut’u çıldırttıktan sonra kurulan bir komplo diye düşünüyorum.

Gaziantep’te yerel gazetecilik yapan Cemil Baran, Hayyam Garipoğlu ile Süreyya Karabulut arasında aracılık yapıyor. İkili arasındaki tüm görüşmeleri gizli kameraya kaydediyor. Hayyam Garipoğlu bunu öğrenince Cemil Baran’a zor günler yaşatıyor ! (Kan parasının gizli kalmasını neden ister ki?) Süreyya Karabulut üç şart ileri sürüyor.

1- Cem teslim edilecek.

2- Münevver adına okul veya hastane yaptırılacak,

3- Süreyya Karabulut'un Balat'taki hesabına 3 milyon Euro ödenecek.

Bu şartlar yerine getirilirse eylem yapmayacağını söyler.

(http://haber.mynet.com/ ) Bu gayet normal. İlk şartı Cem’in teslim edilmesi olan bir talepte hiçbir art niyet kabul etmiyorum. Ancak karşı tarafın, Cem’i teslim etmeden, acıyı parayla satın alma cüreti vicdana sığmayacak bir davranış!

Süreyya Karabulut’u şu an medya kullanıyor olsa bile, yaşanılan süreç içerisinde çok büyük destek verdi. Bu bir kamu göreviydi. Özünde acı bir kayıp söz konusu olduğundan, acıyı yaşayan tarafın, sürekli gündemde olmanın sonucunda ödeyeceği bir bedel vardı. Kanımca Süreyya Karabulut şu an onu ödüyor… Tükenmiş bir baba!

Yukarıda da belirttiğim gibi ‘Şeytanın Avukatlığı’nı yaptım. Çember daraldı ve gerçekler çok yakında ortaya çıkacak. Bekliyoruz…

4.Eylül.2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bende çemberin daraldığını düşünüyorum. Umarım bir an önce suçlu yakalanır ve herkes rahat eder. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 05.09.2009 13:26
Cevap :
İnşallah Osman Bey. Az kaldı. Münevver kadar Cem'e de üzülüyorum. İkisi de kurban bana göre... Saygılarımla. Mutlu kalın... N.Zeynep Çelik  05.09.2009 18:58
 

İnşallah diyorum,,,yoksa babada gidecek ardından,,,,sevgiler,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 05.09.2009 13:24
Cevap :
Az kaldı sevgili arkadaşım. Yakalanacak...Buna inanıyorum. Allah sabır versin demekten başka bir şey gelmiyor elimizden...Sevgilerimle...  05.09.2009 18:56
 

Devlet adamlarının katili ailesi teslim etsin daveti, süregelen adli süreç, basın yayın organlarının bazılarının olaya yaklaşımı, hepsi iğrenç. Kabul edilebilir değil. Herkes kendi çocuğun başına aynı felaketin geldiğini düşünsün ve öyle görüş belirtsin.Zavallı baba, zavallı aile. Adamı el birliği ile çıldırttılar. Ali cengiz oyunları ile olayı o kadar farklı boyutlara çekmişler ki, baş kesip öldürme olayından daha fazla babanın tavrını sorgulayan millet olduk. Yazık ki çok yazık.

bumerang 
 05.09.2009 9:06
Cevap :
Maalesef değerli Yazarım... Utanmasalar babayı güneh keçisi ilân edecekler... Medya'ya Süreyya Karabulut'un ihtiyacı vardı. Zaman aşımına uğramış hattâ dosyası kapatılmış onca cinayet var. Medyanın gücü bu olayda daha çok ortaya çıktı. Şu an etik olarak yanlışlar yapıyorlar. Ama bu da bir bedel maalesef. Lady Diana'yı biliyorsunuz. Trafik kazasına sebep olan medya mensuplarıydı. Bu olayda çok iğrenç, mide bulandıran söylemler ve oyunlar var. Allah evlatlarımızı korusun ! Bu arada Süreyya Karabulut'un nerede çalıştığını merak eder oldum. Bizler ünlü aileler değiliz. Acaba başka biri olsaydı Emniyet Müdürü'nden Vali'ye, Zaman Gazetesinden Hürriyet'e kadar bu denli üzerine gidilir miydi? Teşekkür ve saygılarımla..Mutlu kalın. Nur Zeynep Çelik  05.09.2009 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1323
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster