Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
420
 

Bu da kim?

Bu da kim?
 

Bugün eski yazdığım yazılara gelen yorumlar neticesinde birde baktım ki ortaya acıların kadını Bergen çıkmış...

Kim bu ben mi? böylesine karamsar, ağlak, şikayetçi ve çatık kaşlı kişi... Ben miymişim?

Yapılan kaliteli esprilere katıla katıla gülen, okkalı espriler de yapabilen??? Ne yani tüm bu özellikler yok muymuş da böyle bir profil çizmişim, hep üzgün anlarımda yazmışım... Ya da gergin... Ya da bezgin...

E, o halde kişiyi tanımaya çalışmak adına ne kadar zaman gerekli ki...
Yaptığım yorumlara baktığımda içime sinmeyen (alel acele yazdığım yorumlar hariç) yorum yok gibi...

Ya yazılarım, onlar niye kapkara... Derinlerde... Soğuklarda...

Güncel yaşantımda esasında kimseyle sözel bir kavgam yok, benim kavgam kendimle... Benim yargılarım, kırık notlarım hep kendime...

Suçluyu bulurum, görürürüm ama yine kendime dönerim, yine kendime kızarım...

Yani hırsızın hiç suçu yok öyle mi???

Aslında tüm bu hisler kafamda dönen, kendi kendime sorduğum (aslında karşı tarafa! ) yine kendi kendime cevapladığım hezayanlardan ibaret...

Yoksa kurgu içinde mi geçiyor ömrüm. Her ne iş yapıyor olursam olayım, kafamda X kişisini alıyorum karşıma sorunları tartışıyor, soruyorum, cevaplıyorum mazeret üretiyor, suçluyor affediyor bir sürü gel-git'leri yaşıyorum...

Ne yani normal mi... Evet normal, günlük kişi 60.000 dolayında düşünce, fikir üretiyorsa kendince tüm bunlar olumlu olabilir mi... Herkes binmiyor mu bu salıncağa... Sallan dur, bi düne git, bi bugüne gel, yarına sallan...

Al sana ömür... Sallanacak günler ne kadar kaldı sahi???

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok doğru saptamalarınız var sevgili Sevda. Salıncak benzetmesi de çok güzel örtüşmüş.. Hepimiz, yazarken içimizde ki biz oluyoruz. Bazen öyle bir hüzün yaşıyoruz ki sözcükler klavyeden şiir tadında dökülüveriyor... Salıncakta sallandığımız olgusu bile ayrı bir blog konusu... Elinize, düşücenize sağlık.. Sevgilerimle. Nur Zeynep

Nurcan Çelik Yalun 
 17.09.2008 17:53
Cevap :
kafamı toparlayıp önceden hazırlasam yazdıklarımı düzeltip falan yayınlasam çok daha iyi şeyler çıkacak sonucunda ama ....yapım işte...aceleci, tezcanlı, biraz da tembel...yazılarıma bakıyorum, diğer yazılarda ki yorumlarıma bakıyorum arada ki fark büyük...biraz daha dikkatli olmalı hem yazarken, hem ifade ederken...sayfanıza hayran kaldım takibinizde olacağım...renk verdiniz sayfama teşekkürler...  17.09.2008 22:17
 

İyiyi de yazmalı insan, kötüyü de, hüznü de sevinci de, paylaşmak güzel ve yazılarını okumak çok güzel. Çok çok sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 10.09.2008 8:11
Cevap :
merhabalar özlem :)) ama benim yazılar anladım ki hep depresif anlarıma isabet ediyor .(( ve farklı bir kimlik çıkıyor sonucunda...biraz da madalyonunu diğer tarafına bakmalı...çokkk öptüm...  15.09.2008 13:57
 

Yaşamın salıncağında sallanıp dururken biz, zaman hiç durmuyor... Ve sallanma süren doldu deyip alaşağı ediyor ölümün soğuk elleri... En iyisi sallanırken gülebilmek ağız dolusu, alay edebilmek yaşamın hüzünleriyle... Bilmek iyi de, söylemek kolay da bir de becerebilsek! sevgilerimle.

kırıkkalp 
 04.09.2008 22:52
Cevap :
işte buuuuuuuuu....her satırınızın altını çiziyor ve imzamı atıyorum...çokk güzel bitirmişsiniz yazının sonunu...imzanız yakıştı doğrusu :))) renk verdiniz ,teşekkürler...  04.09.2008 22:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 266
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 7788
Kayıt tarihi
: 07.10.07
 
 

Çocuk yetiştiriyorum dünyanın en zor, en güzel, en önemli işi değil mi? İşim bu. Vizyonum, Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster