Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
440
 

Bu gece

Kurtların cirit attığı bu gecede, kaçan tilkiler beynime sığınmışlar ki sormayın, oynaşıp ve kıpraşıp duruyorlar. Beynimde sürerli bir yüklenme hissi, ve bende topraklanma ihtiyacı doğdu aniden: Elimde kalem, önümde kağıt, ve kağıdı boyayan mürekkepler dolusu kelimeler, arkadaşlarım, yine karşımda. Kelimelerin dizilişleri, benden habersiz, önceden ayarlı. Beyinden edebiliğe doğru, doğru yönde ve güdümsüz, dönüşme eylemini gerçekleştirmekteler, ve açıkçası ben sadece seyirci oluyorum tüm olan bitenlere. Kelimeler kaygısızca cümleleşiyor. Sonra bir paragraf ve bir tane daha. Bu durumda düşünce suçlusu mu oluyor beyin kendini ifade etmek istediği için. İtiraf etmeliyim ki benden izin almış da değil! Düşünüyorum da, tüm kelimeler, onları meydana getiren düşüncelerin birer suçu değiller mi? Bilmem ve bilemem ben! Çünkü düşünce suçunu ben yaratmadım ki! Çünkü onu biz yarattık, yine bizi korumak için. Peki beni kim koruyacak; biz mi? Yoksa tanrı mı! Nitekim -çoğunca kabul edilmese de- beni tanrı yarattı. Ancak bana beni yönetme hakkı da tanıdı. Onun bizi yönetme hakkı doğasında vardı. Ve bu hakkı zımni olarak bize zikretti; her birimize. Yıllarca “benim” demekten ürktüm. Oysa neyim varsa benimdi, biz dahil. Kelimeler de biz adına benim olarak yazıldı. 

 

Düşünmeyi seviyorum, hep sevdim. Konuşarak ve yazarak da iyi düşündüğüme inanıyorum, ve özellikle yazarak! Düşünebildiğimi gördükçe de kendime saygım artıyor bir insan olarak. Çünkü biz insanlar, hayvanlardan farklı zannedip kendimizi, düşünebildiğimiz iddiasındayız. Düşüncelerim benim varoluş çemberim ve çemberde başlama ve bitiş noktası yok. 

 

Kadınlarımı da sevmiştim bir zamanlar. O zaman onların benim olduğunu düşünürdüm. Ve her seferinde, açıkça görülmüştü ki, onlar ancak kendilerinin olabilirdi, benim asla! Bu yüzden hepsi birer birer kayboldular hayatımdan. Sonrasında kadınlara bakış açım değişti ve birden cinsiyetsiz oluverdiler gözümde, tıpkı ben gibi. Yo hayır! Kadınlar cinsiyetsiz değiller, tıpkı ben gibi! Onların sevilebilecek o kadar noktasını tanıdım ki bu sırrı sizinle paylaşıp diğerlerine vermek gibi bir niyetim yok. Onlara dokunmanın öyle hafifliği vardır ki gökyüzünden öteye uçurur sizi. O hamam sıcaklığında buharlaşmamanız mümkün değildir; buharlaşırsınız gökyüzünden öteye. Kadınlar sevgidir. Ve her şeyden ötesi şefkattir. Onlarsız yaşayamayacağımı biliyorum ihtimaller ne olursa olsun. Ayrıca Ahmet Telli’nin “imlasız” şiirinde söylediği gibi: “Ama birkaç sözcük öğrendiysem, yine de kadınlardan öğrendim”. Onları öyle ya da böyle sevmeye devam ediyorum tasvip etmesem de! 

 

06/02/99 

ÇETİN EMEÇ BULVARI/ANKARA 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1633
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 271
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster