Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
8630
 

Bu gemiler niye karadan yürüyor?

Bu gemiler niye karadan yürüyor?
 

Hepimiz ezberden söyleriz "Bilmemkim paşa şunu yaptı, bilmemkim ağa şurayı aldı." diye. Kaç yıl tarih dersi okuduk ama hala öğrendiklerimiz ezberden öteye geçmez. Biri "Peki arkadaş neden öyle olmuş?" diye sorsa verecek cevap bulamayız. Farz-ı misal; Fatih neden zinciri kırıp girmedi de, Haliç'e gemileri karadan yürüttü?

Önce kısa bir anekdot aktaralım. Almanya Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkınca Versay Anlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştı. Bu anlaşma bir tren vagonunda imzalanmış. İkinci Dünya Savaşı'nda Wehrmacht birlikleri Fransa'yı işgal edince, Almanlar, o vagonu bulup Fransızlara orada ağır bir anlaşma imzalatmışlar. Daha sonra Hitler, "Bundan sonra anlaşma falan olmaz, dünyanın tek hakimi Almanya olacak" diye vagonu yaktırmış. Amerika savaşa karışıp, Sovyetler de Almanlara karşı savaşmaya başlayınca yenilen Almanya'nın anlaşma imzalaması gerekmiş. Fransızlar vagonun yakıldığını öğrenince bir önceki anlaşmanın imzalandığı kalemi bulup Almanlara o kalemle imzalatmışlar anlaşmayı.

Gelelim Fatih'in zincirleri neden kırmadığına. Haliç ağzına çekilen zincir, İstanbul'u yıllar yılı düşmekten kurtaran yegane etmendir. Öyle ki, şehir bu zincir sayesinde kimi zaman yok denecek kadar az askerle savunulmuştur. Çünkü İstanbul'un sadece dörtte biri karadan taarruza açık surlarla çevriliydi ve zincirin çekilmesiyle hem haliç, hem de tüm İstanbul, surları savunan birliklerin gerisinde geniş bir alan, oluşturuyor, bu da lojistiği kolaylaştırıyordu. Yani Haliç'i alan, İstanbul'u da alacaktı.

Bir de Haliç zincirine yakından göz atalım. Bu zincir, kütüklerin birbirine metal kelepçelerle bağlanmasıyla oluşmuştu ve üç katlıydı. Ayrıca zincire Bizans donanmasından arta kalan gemiler bağlanmış ve bunlar küçük toplarla donatılmıştı. Gemiler bağlı olduğu için Bizianslı denizciler, kolaylıkla, karadaymış gibi savaşıyor, ayrıca bir de gemiyi kontrol etmeye uğraşmıyorlardı. 9 gemiden oluşan silahlı ilk sıranın arkasında ikinci bir sıra daha vardı ki, bu tamamen destek amaçlıydı. Hem denizciler için ateşe açık olmayan bir sığınak hem de erzak ve mühimmat için güvenilir depolardı. Osmanlı donanması kuşatma boyunca bikaç kez zinciri kırmak için girişimde bulundu. Ancak işleri çok zordu. Çünkü zincire dik gidip taarruz etmek isterlerse, ateş edemiyorlar, ateş etmek için gemiyi dündürdüklerinde ise ilerleyemiyorlardı. Ayrıca yaklaşık ikiyüz gemilik dev Osmanlı donanması o küçücük direnç noktasında sıkışıyor, arkadakiler ilerleyemediği gibi öndekiler de geri kaçamıyordu. Fatih'in planı şuydu ki; zincir kırılırsa mümkün olduğunca çok gemi Haliç'e akacak, hepsi birden Haliç surlarını bombalayarak şehrin bu yakasından leventleri çıkaracak. Fatih'in baştan beri düşüncesi, İstanbul'un denizden düşeceğiydi. Fakat öyle olmadı.

Eğer zinciri ve o zamanki şartları gözünüzde canlandırabildiyseniz zincirin Pera'daki ucunun serbest bırakılmasının bir yarar sağlamayacağını görmüşsünüzdür. Sonuçta gemiler orada bekliyor olacak o dar geçitte batan her Osmanlı gemisi bir sonrakinin geçişini zorlaştıracaktır. Uzun lafın kısası, tek hamlede zincir kırılıp İstanbul düşmedikçe, hiçbir plan başarılı olamaz.

Zaten Fatih zincire dokunmayıp gemileri içeri sokunca Şehir halkında ve askerlerde yarattığı moral bozukluğuna ve şaşkınlığa, Türk askerine verdiği şevk ve heyecana paha biçilemez. Hem bu gemiler Haliç'in karşı kıyısında bekletilerek surlardan açılan ateşten korunmuş , hem de Zağanos Paşanın Haliç'e gerdiği asma köprüyü korumuşlardır. Daha sonra bu asma köprü üstüne konulan toplarla, deniz surlarının bombalanmasında kullanılacaktır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 3168
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Dünyanın bir yerinde, sizi tanıyan, takip eden, belki de sizinle aynı duyguları taşıyan insanların o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster