Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
325
 

Bu gençler 'gavurun dölü' değil; Bunlar bizim çocuklarımızdır!..

Bu gençler 'gavurun dölü' değil; Bunlar bizim çocuklarımızdır!..
 

Bu gençler, Mustafa Kemal ATATÜRK’e “Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklal ve Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz.”sözünü vermişlerdir.

21 Ağustos 2013 Akşam haberlerinde tüm TV kanallarında Antalya’dan İstanbul’a Taksim Gezi Parkı Eylemlerinde ölen 3 arkadaşlarının anısına etkinliklere katılmak isteyen 10 öğrenciye Güvenlik Güçlerince ‘müdahale edilmiş, engel koyulmuştur.

TV Ekranlarında gördüğüm görüntüler karşısında ‘insanlığım’dan utandım, yerin dibine geçtim.

Çoğunluğu Ege Üniversitesi öğrencisi olan gençlerin tek amacı Gezi Parkı Eylemleri’nde ölen 3 genç arkadaşlarının ‘Anma Etkinliği’ne katılmaktır.

Sanki burası T.C. Devleti;  öğrenciler de T.C. öğrencileri değil...

Güvenlik Güçleri Dünya’nın her yerinde; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde dahi çok zorunlu kaldığı hallerde ‘orantısız güç’ kullanıyor.

Antalya’dan İstanbul’a gelen 10 genç Taksim Gezi Parkı’ndaki ‘Anma Etkinliği’ne sadece birkaç adet kırmızı gül veya kırmızı karanfil bırakmak amacıyla orada bulunmak istiyorlardı.

Hatta onlarla birlikte BDP Milletvekili, ’68 kuşağının idolü Dev-Genç’in bir dönem Deniz Gezmiş’ten sonraki Lideri Ertuğrul Kürkçü de Güvenlik Güçleri’nden anlayış ve yardım bekliyordu.    

Fakat Polis, bizim ‘can ve mal güvenliğimizden’ sorumlu Polisimiz öğrencilere karşı o kadar ‘acımasız’ ve ‘öldüresiye’ girişiyorlar ki; bir an onların ‘baba’ olup olmadıkları konusunda şüpheye kapılıyorum.

TV ekranlarında öğrencilere karşı kullandıkları ‘şiddete’ ‘orantısız güç’ tanımlaması çok hafif kalıyor.

Savunmasız öğrencilerin üzerine öyle abanıyorlar ki; onlar sanki bir filin ayakları altında eziliyor.

‘Sara nöbeti’ içinde yerde ‘tiril tiril’ titreyen ‘sara hastası’ arkadaşlarının ‘yalvar yakar’ hasta olduğunu anlatma çabası içinde iken; Polis ‘tekme tokat’ hasta öğrenciye girişmeye devam ediyor.

Kullandıkları başlıca ‘şiddet enstrümanları’ arasında ‘cop,’ ‘biber gazı,’ ‘yüksek tazyikli,’ ‘boyalı su’ ve ‘TOMA’ bulunuyor.

Kullandıkları başlıca stratejiler ise, ‘saçlarından tutup yerde sürüklemek,’ ‘karga tulumba taşımak,’ ‘copla şiddet uygulamak,’ ‘üzerine abanmak ve ezmek,’ ‘duvara sıkıştırmak,’ ‘biber gazıyla bertaraf etmek,’ ‘ TOMA ile ezmek’ ve ‘tazyikli ve boyalı su’ ile ‘saf dışı bırakmaktır.’

Antalya’da ise, Güvenlik Güçleri’nden kaçan 3 öğrencinin bir apartman girişine saklanmak isterken; yakalandıklarında sanki 17 Polis’in ‘linç etmek’ dışında başka amaçları yoktu!

Ekranlarda bu görüntü karşısında kendimi kontrol edemeyip, kustum

B.Ö. 1 Haziran 2013 gecesi arkadaşları E.S.O. ve İ.A’yla Cumhuriyet Meydanı’ndaki kapalı otoparkta yaşadıklarını şöyle dile getirdi:

·   “Cumhuriyet Meydanı’nda devam eden Taksim Gezi Parkı Eylemleri’ne katıldıklarını” aktardı. Meydanın o gün çok kalabalık olduğunu ve ilerleyen saatlerde bir grubun Antalya Valiliği’ne taş atmaya başladığını anlatan B.Ö., olayların büyümesinden endişeye kapılarak otoparka indiklerini, oraya sığındıklarını” ifade etti.

·   “Otoparka inmelerinden birkaç dakika sonra gelen Polislerin ‘Hiçbir şey söylemeden, bizim de söylememize fırsat tanımadan yatırıp dövdüler. Copla vurdular, tekme attılar.’ dedi

·   Polisin orantısız şiddetinden kaçınmak için Polis çocuğu olduğunu söyleyince; “Demek Polis çocuğusun” denilerek uygulanan şiddetin dozunun daha da arttığını” fark ediyor.

Bu çocuklar ‘ajan provokatör,’ ‘ajitatör’ değiller .

Bu gençlik Mustafa Kemal ATATÜRK’e “Türk Gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyet ve İnkılaplarının yılmaz bekçileriyiz” sözünü vermiştir.

Antalya otoparkında Polislerin kimlik tespitleri kamera kayıtlarından elde edilemiyor.

21.yüzyılda ‘kimlik tespitlerinin yapılamamasına kargalar bile gülüyor…

Güvenlik Güçlerimize ve onların değerli yöneticilerine sesleniyorum: Sizlerin de birer ‘baba’ ve ‘anne’ olarak ‘empati’ yapmanızı öneriyorum

Acaba, bir şey değişir mi?

22.08.2013, İzmir, Türkiye

Not: Fotoğraf Alıntıdır.   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duyarlı yazınız için teşekkürler. Kesinlikle katılmamak elde değil.

İlkcan Alkurt 
 23.08.2013 0:26
Cevap :
İlginiz ve değerlendirmeniz için teşekkür ederim,sevgilerimle  26.08.2013 0:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 414
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 881
Kayıt tarihi
: 27.11.11
 
 

1951 Muğla doğumluyum. Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'ni 1974 yılında bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster