Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
694
 

Bu gün benim doğum günüm

Bu gün benim doğum günüm
 

25.Temmuz.1958 sıcak bir İstanbul sabahı saat 04.50... Davetsiz bir misafir gözlerini açmış dünyaya..
Ben.. Sessiz sakin, olgun, mantıklı, akıllı, hırslı ve çalışkan..

14 yaşıma kadar ailemin her yıl yaptığı doğum günleri, sonraları ailem ve okul arkadaşlarımla kutlanan, daha sonraları iş arkadaşlarımla... Doğduğum gün, yani "En önemli kendimiz" olduğumuz için kutlamamız gereken gün. Sonra evlilik. Kutlanan bir sürü günler içinde "Kendinize ait" olmaktan çıkan bir gün. Hatırlanan fakat "Nereye gidelim ?" diye sorulan. Gidilecek yer değil ki önemli olan "Hatırlanmak." Paylaşılan şeylerin içeriği.. Hediye değil..

Sonra çocuk.. Çocukla birlikte kutlanan doğum günleri.. Ne güzel !! Mutluluğun resmi işte.. Doğum günüm - benim kendime ait olan tek günüm- küçücük bir çocuğu oyalamakla geçen, tuvaleti, maması v.s ihtiyaçlarını karşılayarak kutlanan -sıradanlaşmaya başlayan- günler...

Genişleyen çevre ve aile.. Herkesin farklı günlerde ki doğum günleri. Onları takip edip karşılık beklemeden sürprizler , sürpriz doğum günleri yapmak. Mutluluklarıyla mutlu olmak. Eşim dahil..
Bıkmadan, usanmadan.... Sonra çocuğumuz belli bir yaşa kadar baba takviyesi ve hatırlatması ile doğum günlerimizi bilir. İleri yıllarda alışkanlık edinsin diye. Fakat o belli yaş geldiğinde umduğumuzu bulamaz ve dönüp geriye bakarız. Sorgularız artık bazı şeyleri...

Geçen yıl bu gün, babam by-pass ameliyatı olmuş ve ben hastahanede tek başıma onun odasında yoğun bakımdan çıkması için ağlayarak dua ediyordum. Doğum günümdü ve tekbaşımaydım. Mutluydum. Çünkü bana aitti. Çünkü neden? Niçin? soruları yoktu. Çünkü -ısmarlama davet yoktu- ve duvarlar gerçek renkleriyle , oda gerçek bomboşluğuyla , yatak yapmacık olmayan sevgisizliğiyle bana bakıyordu. Herşey gerçekti.. Hayatın ta kendisiydi..

Bu sene oğlum öss sınavına girdi. Bu gece arkadaşlarımızla oks ve öss konuştuk. Saate baktım 12.20. Yani 25.Temmuz... Kendi kendime gülümsedim. Yarım asrı geride bırakmak duygusu, kafa yapımla hiç uyuşmasa da bundan sonranın çok hızlı geçeceğini düşündüm bir an, bir bu kadar daha yaşama şansımın olmadığını düşündüm. Ve yeni yaşımın ilk dakikalarında neler konuştuğumuzu düşünüp gülümsedim. "Benim en özel günümdü." Bir kişinin aklına gelmemişti..

Kendim için yaşayamayı bilmeyenlerdenim. Ve öğrendim ki -kendimi önemsediğim sürece önemli- olmuşum. Ve öğrendim ki - insanlara fazla değer vermişim.- Hak etmeyenlere sevgimi verip, önce kendimi sevmeyi unutmuşum. Hep polyannacılık oynayarak pozitif olmaya kendimi zorlamışım. İnsanlarda bu mutluluk oyunumu gerçek sanıp, onlara ihtiyacım olabileceğini akıllarına getirmemişler. Evvelki sene doğum günümde kendimi şımartarak -oyuncak ayı- almıştım kendime.
Ondan da önce ki yıl -kısmi felç tehlikesi- ni o an hemen meditasyon yaparak ve soğuk suyun altına girerek herkesten habersiz atlatmıştım gece 02'de. Ve 25 Temmuz günü doktora gideceğime güzellik salonu olan arkadaşıma gidip vücut bakımı, cilt bakımı, masaj yaptırıp olayı geçiştirmiştim. Beyin gücümü hep pozitif yönde kullanarak..

Hep insan biriktirmeyi amaçladım. Peki ne zamanlar için ? Cami avlusu için. Yani ben öldükten sonra..
Şimdi düşünüyorum. Doğru mu? Hayır değil. Cami avlusuna nasıl olsa geliniyor. Önemli olan özel anları paylaşacak insanların olması. İnanıyorum ki bu gün çok mesaj gelecek çok ta telefon.. Benim istediğimse tek birşey YALNIZ olmamak. Kalabalık içinde yalnız olduğunuzu -farketmek -farklı bir duygu.

Bu yazıyı okuyanlar içerisin de doğum günü hiç hatırlanmayan, nereye gidelim? sorusu sorulmayan yüzlerce binlerce insan olacak. Hatta -nankör- diyenler olabileceği gibi - ne var bunda ?- diyenlerde olacak. Bende onlara şunu soracağım: Satır aralarında ki mesajları alabildiniz mi?

Bence doğduğumuz gün değil, o günden bu güne elimizde kalanlar önemli olan..

Bu gün eğitim danışmanlarıyla randevularım var, iş yerimde ödeme ve sevkiyat programlarım var,
babamın doktor kontrolü var. Cuma iş yoğunluğu var. Araya bir sürü extra işler girer. Ne güzel aranılan kadın olmak...Birilerininn size sürekli ihtiyaç duyduğunu bilmek.. Ve sürekli vermek..

Yaşasın!!! Bu gün benim doğum günüm... Hayatta en önemli benim.!!!!!

25.7.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızdaki satır aralıklarındaki özel,insan olabilmenin gerekliliği,daha çok derin mesajları aldım ve yüreğinize sağlık diyorum.ben de yalnızlığıyla ağlayanlara sesleniş adlı,bir deneme yazmıştım.yaşanan duyguların adı ortak.ancak izleri,yaşayış ve algılayışları farklı galiba.hoşçakalın.saygılarımla.

sule arslan 
 09.09.2008 22:58
Cevap :
Teşekkür ediyorum sevgili Şule Arslan.. MB ailesine hoşgeldiniz.. Bloğunuzu okudum. Elinize, yüreğinize sağlık..Empati kurup, satır aralarında ki mesajları algılayabilenlerin yüreğine dokunabilmek,yalnız olmadığımızı gösteriyor.. Paylaştıkça büyüyeceğiz, büyüdükçe de çözüm kendiliğinden gelecek diye düşünüyorum.. Sevgiyle ve Mutlu kalın..  10.09.2008 12:23
 

Doğum gününüz kutlu olsun! Gülümseme yüzünüz ve yüreğinizden eksik olmasın! Ben de çok geç öğrendim insanın önce kendine değer vermesi gerektiğini... Reiki 1 alırken arkadaşım söylemişti, bencillik zannediyordum o zamana kadar, şöyle açıklamıştı: Önce sen sağlıklı olacaksın ki başkalarına şifa verebilesin! Geç de olsa, öğrendik ya eninde sonunda, önemli olan bu aslında:)) Sevgilerimle... Şeyyyy, bir de şu ağlayan göz resmini değiştirseniz, her gördüğümde içim acıyor doğum gününde biri ağlıyor diye... Gülen bir resminizi koyun mesela, hep gülerek geçsin daha nice doğum günleriniz:)

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 25.07.2008 15:44
Cevap :
Harikasınız .. Binlerce teşekkürler.. Nur Zeynep  26.07.2008 0:16
 

O insan biriktirme cümlenizde ne derin manâ var! Herkesin bunu bir tür anlayış olarak uygulamasım olsa varya, ahhh o camii avlusu almaz. Allah gecinden versin yine de...Müsaadenizle bir anımı anlatayım. Halamın eşi, Eniştem. "Ahhh, bu yeşillik, bu ev, bu güzellik, bu bahçe bırakılıpta gidilirmi yahu" diye sersenizde bulundu şaka yollu. Yaşlandık, güzellkleri gördük ama insan yinede cnaını seviyor dedik. Mutlu Yıllar daim olsun. Sevgi ve saygılarımla.

yekruseha 
 25.07.2008 15:22
Cevap :
Sevgili Yekruseha, Ne mutlu bana ki -satır arası mesajlarım- doğru adreslere ulaşıyor. Misafir ve emanetçi olduğumuz bir dünyada istediğimiz sadece mutlu ve sağlıklı olmak. En azından benim istediğim o. Güzel temennileriniz ve bu günümü paylaştığınız için gönülden teşekkürler. Bu arada hep hayal ettiğim bir yer ve bir yaşam tarzı vardı beynimde. Sitenizi gezince o hayalime kavuştum. İşte burası dedim. Deniz,yeşillik, köy evleri ve buradan göründüğü kadarıyla huzur.. Balık ve bolca yeşillikte var:)))) Maalesef İstanbulluyum ve bir köyüm bile yok:)) En kısa zamanda görmek istiyorum. Neresi olduğu konusunda bana detay geçebilir misiniz lütfen? Sevgiyle ve mutlu kalın. Nur Zeynep  26.07.2008 0:28
 

doğum gününüz mutlu olsun sevgili Zeynep.. sağlıkla ve huzurla nice yıllara. sevgilerimle.

sema öztürk 
 25.07.2008 13:00
Cevap :
Umud ediyorum ki tüm güzel dilekler yerine gelir ve siz dostlarımla paylaşırım... Sevgilerimle. Nur Zeynep  25.07.2008 13:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1308
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster