Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '10

 
Kategori
Babalar Günü
Okunma Sayısı
1072
 

Bu Gün Şehit Babalarının Günü II

Bu Gün Şehit Babalarının Günü II
 

Nasıl olsa olacağımız bir avuç toprak... O da şanla şerefle olsun..


Bu Gün Şehit Babalarının Günü...

Bugün babalar günü...
Televizyonda, şehitlerimize Van hava alanında yapılan uğurlama törenini izliyorum.
Onbir şehidimizin naaşları kıpkırmızı bayramlıklarını giymiş, peş peşe sıralı.
Eller üstünde gidiyorlar tam bir asker gibi.
Komutanlar esas duruşta, evlatlarını uğurluyorlar törenle.
O yavrular askere de törenle gönderilmişlerdi,
Analar, kınalı kuzularının, kınalarını daha başında yakmışdı, vatana kurban olsun diye...
"En büyük asker bizim asker" diye marşlarla, tezahüratlarla uğurlanmışlardı.
Şimdi dualarla, Kur'anla, bayraklarla karşılayacak uğurlayanlar onları...
Utandırmadılar kendilerine "büyük asker" diyenleri,
Şehit olarak ispatladılar büyüklüklerini.
Giderken kıpkırmızı bayraklar vardı ellerinde, şahadetlerinde giyecekleri elbiseleri olsun diye.
Bu defa giyinmiş olarak dönüyorlar baba ocaklarına, babalar günü armağanı olsun diye...

Bu gün babalar günü…
Şehit babaları haber bekliyor evlatlarından,
Eve dönüyorlar ya, balarının günün kutlamak için.
Ama bu defa ellerinden öpemeyecekler babalarının.
Bu defa babaları öpecek onların tabutlarını.
Bu defa babaları önünde eğilemeyecekler, ellerini öperken.
Bu defa babalar taşıyacak onları, elleri üstünde mezara giderken.

Ve sorulacak onlar için, musalla taşında sarınmış albayraklarına yatarken...
Nasıl bilirdiniz? diye.
Nasıl bilebiliriz ki.. Gencecik fidanlardı.
Daha yaşanacak ömürleri vardı, daha ellerini öpecekleri,
Hayır dualarını alarak kutlayacakları anneler, babalar günleri vardı..
Onlar da bir gün baba olacak, onların da evlatları olacaktı…
Onlar da yeni şehit adayları göndereceklerdi askere, vatan müdafaası için...
Bizim güvenliğimiz için, vatanımız, bayrağımız, toprağımız için can verdiler…
Nasıl bilmemiz gerekir ki Onları…

Ve sorulacak, Hakkınızı helal eder misiniz? diye.
Ne hakkımız olabilir ki.
Onlar en değerli varlıklarını... canlarını verdiler bizim için...
Olarda ne hakkımız olabilir ki…
Asıl analarına, babalarına sorulmalı…
Biz, törenlerden sonra yaşamımıza devam ederken.
Onlar her gün ağlayacaklar, uyuyabilirlerse uyandıkları her günleri evlat acısıyla başlayacak.
Bundan böyle yeni haneleri olan şehitlikte daha çok geçecek zamanları..
Onlar için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..
Acaba onlar hakkını bize helal edecekler mi?.
Yaşananları gördükçe, ihanetlere şahit oldukça, vefasızlıklarla kahroldukça,
Yavrum bunun için mi şehit oldu diye bize sormayacaklar mı?

Bu gün babalar günü...
Hangimiz kendimizi şehit babalarının yerine koymayız ki.
Hangi babanın Onlar için canı yanmaz ki..
Hangi baba, bu yaranın melhemi olmadığını,
Hangi baba, bu yaranın artık hep kanayacağını,
Hangi baba bu yaranın bir daha hiç kapanmayacağını, bilmez ki…

Bu gün babalar günü...
Kimi, oğlu babalar gününü kutlasın diye, şehitliğe gidecek,
Kimi vatan sağolsun diyecek,
Kimi beni de, beni de alın askere, üniformasını ben giyeceğim diyecek,
Kimi bir yavrum daha var, feda olsun vatana diyecek,
Kimi, yavrum babalar gününde şehit babası olmakla onurlandırdı beni diyecek,
Kimi, ağlamayacağım... düşmanlarımı sevindirmeyeceğim diyecek ve...
... sessizce göz yaşlarını içine akıtacak.... Erkekler ağlamaz ya...
Onndandır, babaların kendi yaşlarında boğulduğunu kimselerin bilmemesi...

Bu gün babalar günü…
Ciğerine ateş düştü hem babaların hem anaların.
Hangi baba bilmez ki “ağlarsa anam ağlar” sözünü.
Herkes kolunu kanadını düşürürse, o hanede ocak mı tüter.
Hangi ev ayakta durabilmek için sağlam bir yere dayanmaz ki.
Bu yüzdendir babaların ayakta kalmaya mecbur olmaları.
Yansa da içerisi, dıştan serin görünmek zorunda olmasına dayanır hanelerinin ayakta durması.

Bu gün babalar günü...
Doğduğunda sevinmiş, adını ezanla kulağına fısıldadığında mutlu olmuş,
"Baba" dediğinde, yavrum, kuzum, oğlum diye sevinçten havalara uçmuştu.
Bana bir şey olursa, hanemi ayakta tutar diye varlığıyla güven duymuştu.
Şimdi hepsi bitti. Şimdi uyandılar Babalar mutluluk uykusundan ve
"Tanrım, meğer bir rüya imiş yaşadığım şimdi her şey sona erdi" dediler…

Bu gün babalar günü…
Şehit babalarına biraz daha borçlandığım gün.
Belki, acılarını paylaşabilmek için onların duygularını ben de yaşarsam,
Onlarla helalleşebilirim diye ümit ettiğim gün…
Bu niyetle sarıldım kalemime, içime sığmayan kabarmaları anlatarak, okuyanlarla, acılarına ortak olurum diye…

Sevinçler paylaştıkça artarmış, acılar paylaştıkça azalırmış..
Bu gün onların acılarını paylaşmazsak, yarın nasıl buluruz acımızı paylaşacakları.

Rahmet olsun, ışıklar içinde yatsınlar,
Şehitler cennete gidermiş, Tanrım onları cennetine kabul etsin.
Analarına babalarına dayanma gücü versin.
Dileğim, Devletimizin kalanlarını muhtaç etmemesi,
Milletimiz anılarına daima sahip çıkmasıdır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahmet kardeşim, ben artık bir kelime bile olsun yazamıyorum. Bu vatan için toprağa düşmüş şehidlerimize yüce Allah'tan rahmet, Türk milletine, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyor ve sabr-ı cemil ihsan etmesini Allah'tan niyaz ediyorum. Evet, ateş düştüğü yeri yakar, ama emin olun düştüğü yer kadar olmasada bizleri de yakıyor. Bugün ateş onların ocağına düştüyse, yarın da bizim ocağa düşecek. Çünkü bu terörü bitirmeye kimse niyetli değil!..

Recep Altun 
 24.06.2010 22:58
Cevap :
Umarım bu acılar son bulur. Rahmet diliyorum hepsine ve yakınlarına sabırlar vr dayanma gücü.. Sağlıcakla kal.  25.06.2010 9:01
 

'Bu toprakta kalır adın Tohumların arasında Yeşilinde tarlaların Başakların sarısında Günü gelir dağa çıkar Yıldızlardan şiir çeker Kanımızı siler yıkar Suların en durusunda Yıllar geçse de aradan Kopar gelir ırmaklardan Işır yine kurşunlanan Dostlarının yarasında Bayrak olur bize yarın Rüzgarıyla ilkbaharın Dalgalanır genç kızların Gözlerinin karasında'

yeşilsoğan 
 24.06.2010 16:26
Cevap :
Ne anlamlı yorum olmuş bu böyle. Teşekkür ederim. Onların acılarını belki böyle paylaşmaya çalışıyoruz, çaresizliğimizin deminde. Umarım bir gün... ya gerek kalmaz, ya da daha çok şey gelir elimizden.  24.06.2010 20:26
 

Bu ülkede şehitler Hamas kadar ilgi çekmezken, şehit babaları yılın babası olabilir mi? Baksanıza ülkeyi yönetenler "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" diyerek,şehitlerimize "Kelle" söylemini geliştiriyor. Sonra mı? Hergün üç beş genç adam gidiyor. Selamlar...

Mesut KARİP 
 24.06.2010 13:21
Cevap :
Herşeyin bir sonu vardır. Özellikle yanlışların sonu daha çabuk gelir. Umarım bu yanlışlar da bir an önce sona erer. Selamlar.  29.06.2010 12:20
 

" o anne nasıl dayanır" " o anne nasıl yaşar" " o anne nasılllllll..." diye sorularım ve gözyaşlarım karışabiliyor sadece her şehit haberinde ..ve hala inatla haykırıyorum ki " her annenin vatanı evladıdır" evladı elinden alınan bir anne hiç bişeysizdir...hep gidenler garibanlar, torpilsizler, USA dan burs filan kazanamayanlar - gemiciği filan olmayanlar- yumurta ticareti filan yapmayanlar !!! inanılmaz bir acı ...yönetenler yeterince laf ürettiler ya birazda çözüm üretseler yani gerçekten yeterrr!! gençliklerinin başında kuzucukların ışıkları bol olsun...

sevtap özkahraman 
 21.06.2010 15:51
Cevap :
Sevtap, o anneler dayanmıyor ki. dayanamıyor ki. belki biz onları ayakta görüyoruz ama artık o, onda değil ki. Yaşayan ölüler onlar, evladına kavuşmak için gün sayan. Hep garibanlara dadandığını gördükçe azrailin de rüşvet aldığını düşünmeye başladım.  22.06.2010 13:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 1060
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 993
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster