Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
397
 

Bu iftar helal mi?

Bu iftar helal mi?
 

Atatürk'ü seviyorlar mı?


Cuma günü akşamı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı; bir sitede, iftar yemeği verdi. Cebinden beş kuruş harcamadan... Varsıl-yoksul, herkesten toplanan vergilerle... Suya-elektriğe eklenen haraçlarla... 
 
İftara katılanların büyük çoğunluğu, bu sitenin sakinleriydi. Sakinleri dediysem yanlış anlaşılmasın; çok da sakin değiller. Sitedeki dairelerin ederi; yüz elli bin ile iki yüz elli bin lira arasında değişiyor. Birçok dairenin sahipleri de var aralarında.
 
İki blok arasına bir ip gerdiler. Bir Türk Bayrağı ve üç fotoğraf astılar. Atatürk, RTE ve Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu... Bir de belediyenin amblemi... 
 
Türk Bayrağını ve Atatürk'ü ne kadar sevdiklerini(!) de göstermiş oldular; seçime doğru yol alırken. 
 
Kimler yoktu ki iftar sofrasında. Lüks otomobillerin onlarca dairenin sahiplerinden tutun, işsizlikten aklını yitirme eşiğine gelenlere dek, herkes... Gerçi yoksullar çok azdı ya olsun… Onlar da başka yerlerde açmışlardır oruçlarını. 
 
Sadece bu sitede vermediler iftar yemeğini. Her mahallede, her semtte aynı gösteri... Ramazan ayı boyunca sürdü bu. "Komşusu açken tok yatan..." diye başlayan nutuklar çektiler. Yüz binlerce kişiyi işsiz bıraktıklarını bile bile... 
 
Bu samimiyete(!) inanılmaz mı? Halkımız da inandı. 
 
Halkın parasıyla iftar yemekleri verip seçime yatırım yaptılar. 
 
Vallahi ben gitmedim. Belediye başkanının AKP'li olması değildi, gitmememin nedeni. CHP'li ya da sosyalist birisi olsaydı da gitmezdim. 
 
Öğretmenlik yıllarımda, kimi özel günlerde, okul yönetimi yemekli toplantılar yapardı. Toplantıya katılsam bile bir lokma ekmek, bir kaşık yemek yemezdim. Öğrenci velilerinden –eğitime katkı payı olarak- toplanan parayla düzenlenirdi bu yemekli toplantılar. 
 
"Kendi aramızda para toplayarak düzenleyelim." derdim de kimse duymazdı. Ben ve eşim, birlikte protesto eder, sofraya oturmazdık. 
 
İftar yemeğine neden katılmadığım anlaşılmıştır sanırım. Hak etmediğim -dinsel anlatımla "haram" olan- tek lokma geçmemiştir boğazımdan şimdiye dek.
 
Oruçlu Müslümanlar, benim haram saydığım yemeklerle açtılar oruçlarını. Çoğunun, böyle bir şeye gereksinimi yokken… İftar yemeğine katılmayanlar da vardı. Balkonlardan bakıyorlardı, çalakaşık tıkınanlara. 
 
Sanki; “Zehir zıkkım olsun. Halk size bu vergileri, kendilerine hizmet götüresiniz diye verdi. Ziyafetler düzenleyip oy toplayasınız diye değil…” der gibiydiler. Belki de böyle demiyorlardı da ben, onların benim gibi düşündüğünü sanıyordum.  
 
Hadi neyse… Ben “Zehir zıkkım olsun.” demeyeyim. Onların dilinden diyeyim:
 
“Haram olsun.” 
 
Kime mi?
 
Halkın parasını propaganda şarjörüne doldurup oy avına çıkanlara… 
 
Haydar Bibinoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 735
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Emekli Öğretmenim. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Eğitim Önlisans Programı mezunuyum. İlgi Alanım: Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster