Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '20

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
47
 

BU İNANÇLAR BİZİM Mİ?

Merhabalar okuyan herkese. Çok uzun süre oldu yazmayalı. İnsan bazen geriye çekilmek ve kendini dinlemek istiyor. Bu demek değil ki hayattan kopuyor a-sosyal bir hayatı tercih ediyorsun. Bu sadece kendine dışarıdan bakmak, kendini dinlemek, mola vermek ve hayattan ne istiyorum? sorusuna cevap bulabilmek. Veya bir çoğunuzun "Ben neden hayata geldim?" sorusunu sorup sonrada bu sorunun cevabını bulmaya korkmak. 

Ben de bir müddet geri çekildim ve tamamlamak istediğim eğitimleri tamamlamak ve seanslarıma ağırlık vermek istedim. Bu arada eğitim vermeye de başladım. Online eğitimler. Ne güzel, ne büyük bir konfor. Köşene çekilip yanında çayın, kahven, suyun karşında bilgisayar ya da telefonun ve eğitim ayağına gelmiş.  Bu süreçte oldukça yoğundum. Kitaplar, eğitimler, seminerler. Dolu dolu geçti şükürler olsun. 

İnsan istediğinde nasıl değişebiliyor bunu defalarca gördüm. Bizi yöneten beynimiz bize nasıl oyunlar oynuyor, nasıl bizi engelliyor, hatta hayatımızı nasıl çekilmez kılıyor. Evet sizlere bugün inançlarımızı, inançlarımız nasıl oluştu, bizemi ait yoksa miras mı?, ne yapmamız gerekli? Tek tek anlatmaya çalışacağım.

Mutlaka bilinçaltı ibaresini duymuşsunuzdur. Bilinçaltı beynimiz en gizli bölümüdür. Bizler buraya saklamak, unutmak istediğimiz olayları, duyguları, anıları, inançları, hisleri, yaşanmışlıkları, travmaları, korkuları vs. saklarız hatta gömeriz. O kadar derine gömeriz ki kendimiz bile unuturuz zaman içinde. Oysa bilinçaltımız asla unutmaz. Bilincimiz mantığı, bilinçaltımız hayallerimiz simgeler. İnanın o kadar inatçıdır ki bilinçaltımız. Kısa vadede mantık kazanıyorsa kesinlikle uzun vadede bilinçaltımız kazanmaktadır. 

Evet bizi yöneten inançlarımız merak ediyorsunuz biliyorum. Kıtlık inancı, değersizlik inancı, çaresizlik inancı, yetersizlik inancı vs. Şimdi Kıtlık inancını biraz açmak istiyorum. Bu coğrafyada yaşayan bizler; hep para yok, para yetmiyor, kötü gün için kenara para koy, fakiriz gururluyuz, para bizi bozar, azla yetinmesini bilmeyen çoğu bulamaz, yetin ve şükret, senden kötüleri var ve daha buna benzer kalıplar ile büyüdük. Yalan mı? Hepimiz de bu kalıplardan en az 5 tanesi vardır. Hep kıt kanaat yaşadık çocuklarımıza da bunu öğrettik. Yani bu inancı çocuklarımıza aktardık. Şimdi diyeceksiniz ki bu ülkenin gündemini okumuyor, zamları, asgari ücreti bilmiyor musun? Hepsini biliyorum, farkındayım. Fakat benim bahsettiğim bize öğretilen ve dayatılan hayatları yaşamak zorunda olmadığımız. Düşünce tarzımızı, kayıtlı inançlarımızı değiştirebilme gücü elimizde. Dünyaya, hayata bakış açımızı değiştirebiliriz. Ve bunları yapmak için paraya pula ihtiyacımız yok. Genelde ilk savunma bahanemiz "Param yok, yapamam....." Sadece biz doğduğumuz da bizde mevcut olan olumlu düşüncelerimiz, inadımızı, azmimizi, özümüzü hareket geçirmek. Şöyle yarım saat içinize dönmenizi istiyorum. Gözlerinizi kapatın. Ve kendinize sorun herhangi bir inancınız için "BU İNANCI BEN NASIL EDİNDİM?" "BU İNANCI BEN NASIL VE NE ZAMAN KABUL ETTİM?" Bunu yaptığınız da göreceksiniz ki tüm bu inançlarınız size miras. Ve genelde 0-8 yaş aralığında kayıt edilmiş inançlar. Sonrasında yaşadıklarınız ile doğrulanmış ve kökleşmişler. 

Peki ne yapacağız? Bulduk ve değişimi istiyorsunuz nasıl olacak? İlk etapta önünüze temiz bir dosya kağıdı alıp, tek tek bulduğunuz bu inançları yazacaksınız. Neden bu inançlar sizinle bunun farkına varacaksınız. Şunu asla unutmayın; Bilinçaltı inatçıdır ve konforunu sever. Değişimlere dienç gösterir. Konfor alanından uzaklaşmak istemez. Bunun için 21 gün ve 90 gün çalışmaları vardır. Nedir 21 gün: Bir olayın bilinçaltımıza kayıt edilmesi ve değiştirmek istediğimiz bir davranışın bilinçaltımızı terk etmesi 21 gündür. Alışkanlığa dönüşmesi ve huy olması ise 90 gündür. Bundan dolayı tüm çalışmalar 90 gün yapılmalıdır. Sabır ve inatla. Size ait olamayan inaçları yazdınız, şimdi bunların karşısına oluşturmak istediğiniz inancı yazın. 90 gün esasını untmayın. İlk etapta herşey pat diye bir gecede değişmez. Böyle bir mucize beklemeyin. Sadece değişimi içinizde başlatın, farkına varın ve inatla sabırla devam edin. 

Aslında çok basit gibi gözükse de dedim ya bilinçaltı inatçıdır diye. Sizi engellemeye çalışacaktır. Negatif, olumsuz düşünceler getirecektir. Bunları dinlemeyin. Kendi oluşumunuzu başlatın. Farkında olarak farkındalığa katılın. 

Geçmiş yaşandı bitti, gelecek ise şu anda saklı. Anı yaşa ve hisset.......

 

Su EREM

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 26.02.16
 
 

  1973 Almanya/Füssen doğumluyum. Asıl mesleğim Muhasebe olmasına rağmen, şu an Kişisel Gelişim U..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster