Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '21

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
31
 

Bu İnsan

…Bir çocuğun varsa da unutmuyorsun. Dünyadaki ilgin odağın sadece çocuğun olur sanırken aklına geliveren düşünceler, derinliğiyle sarıp sarmalayacak sonra da üşütüverecek duygular gelişiyor. Dalıp gidiyorsun. Evlisin, bir kızın ya da bir oğlun var. Belki gençliğindesin ya da gerisindesin artık o kaygısız günlerin. Başını alıp gidemiyorsun. Beni ne ilgilendirir diyemiyorsun. Sorumlulukların tatlı olmaktan çıkmış hatta giderek ağırlaşıyor. Yolların kısalmıyor muhakkak ama yavaşlıyorsun.

            İnsanın evlilikle şekillenen yaşantısı kontrol edilemez bir akışta seyredebilir. Yeni insanlar, ortamlar, eşin ailesi, kendi ailen… Düne kadar yolda görsen yanından selamsız geçip gideceğin birisi eşinin akrabası olabilir mesela ya da çocuğunun öğretmeni. Kaç senelik evliysen ondan öncesinde hiç olmayan insanların hayatının merkezine doğru gelişi ve hayır diyememek…

            Gençken hızlıydın, yerinde duramazdın, enerjiktin. Şimdi öyle değil. O halde koşturduğun hayat telaşının bir yerinde durmak, soluklanmak belki de bu akışa anlam kazandıracak. Ne idi o hayatını sıradanlaştıran şeyler? Sosyal ilişkiler, ekseriyetle bir zincire ulanır gibi gelişir. Ekonomik durum, meşguliyet, hayat kavgası… Bir sarmalı andıran görüntüde sen neredesin? Yerin neresi, yurdun, izin, yolun, amacın var mı?

            Bir sigara içimi ya da bir dolmuş durağı beklemesi, bir asansör sarsıntısı, balkondan ya da pencereden bakmak dışarıya, bir akşam çayı… Kısacık bir an düşün. İnsanın o aklına gelen, geliveren eski günlerin, anıların bir anlamı olmalı. Yaşanmamışlıklar, bitirilmeyen hesaplar da değil bu. Durgunlaşan, içimiz kan ağlamıyor ama yüzümüzde beliren hissizlik, bu robotlaşma aslında yeni şeyler yaşamıyor olduğumuzdan değil, yaşıyoruz yaşamasına da tat almıyoruz. Çocuğunun doğum gününde aile fotoğrafı çektirene kadar gülümsemeler, eşlerin aile yanında birbiriyle neşeli sohbetleri, arkadaşlarla yapılan etkinlik bitimine kadar enerjiyi tasarruflu harcamalar… Sonrasında kocaman bir boşluk. Yine suratın kıvrımlarına yerleşen ağırlık, kasların gülümsemeyi sınırlandırması, bedene gelen yorgunluk, çok şükür bugün de geçti hafiflemesi…

            Biliyor musunuz bu insan anne ve babasıyla normal bir iletişim ve güven ortamında büyüdü. Düzenli gelir getiren bir işe başladı. Ortalama bir yaşam kalitesi ile yoluna devam etti. Eşiyle severek evlendi. Çocuğu oldu ve çocuğunu çok sevdi. Eşi, dostu, akrabaları, iş arkadaşları içinde uyumlu ve saygılı bir insan olarak bilindi. Bir canı incitmedi, yüksek sesle konuşmadı ve kızınca küfür etmedi. Bu insan, yakınınızda ve sessizce geçip gidiyor hayatınızdan. Onu uzaklara dalıp götüren şeyleri sadece tahmin edebiliriz.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 186
Kayıt tarihi
: 13.04.17
 
 

Gönülden Sosyolog, araştırmacı şahsiyet, keyfine çalışkan arımaya. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster