Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
431
 

Bu iş çok mayınlıdır beyler ! (1)

Bu iş çok mayınlıdır beyler ! (1)
 

Bu mayınları temizlemek o kadar da zor olmamalı. İsraillilere gerçekten gerek var mı ?


O kadar çok konu oluştu ki yazı yazmak için, bunları sıraya sokup hangisinden başlamam gerektiğine karar verene kadar başka başka konular listeye ekleniyor. Sonra yazmaya başlayınca, listedeki birçok konu ya gündemden kalkıyor, ya yeni konular gündemi çok meşgul ettiğinden diğerleri çoktan eskimiş oluyor. İşte böyle hızlı gündemlerin oluştuğu bir ülkede, bizler de hızlı tüketiciler oluveriyoruz.

Kafamı kurcalayan, beni rahatsız eden, illaki yazmak zorunda hissettiğim konulardan biri, henüz güncelliğini koruyan şu “mayın temizleme” işi. Çok çetrefilli ve daha çok konuşulacak bir iş bu. Bizde kendi çapımızda bir şeyler karalayalım..

Her ne kadar mayın, hayın olarak biliniyorsa da ve son zamanlarda yüreğimiz hep bu mayın patlamalarından dolayı cayır cayır yanıyorsa da, Türkiye sınırlarını mayınlayan birçok ülkeden biri. Bugün dünyanın birçok ülkesinde ve çeşitli bölgelerinde tehlikeli mayın alanları bulunuyor. Özellikle, Afrika’da, Asya’nın çeşitli ülkelerinde, Avrupa’da bile (Bosna-Hersek ve Kosova gibi ülkelerde) hala mayınlı alanlar var ve bunlar büyük bir problem teşkil etmektedir. BM’nin kara mayınlarının temizlenmesi konusunda bir kararı olmasına rağmen ama her nedense AB ve dünya bunu dile getirmiyor. Mayınlanma işini, sadece birbiri ile problemi olan ülkeler ve devletler değil, çeşitli terör grupları, terör destekçileri, Pkk gibi ayrılıkçı gruplar da kullanabilmektedir.

Suriye ile Türkiye arasında özelikle, Suriye’nin PKK konusunda izlediği politikanın da etkisiyle, bölgeye uzun yıllar “kapalı sınır politikası” uygulanmış, mayın yatakları ve tel örgüler ile bu yasaklar kemikleştirilmiştir. Son yıllarda ki ikili ilişkilerdeki olumlu gelişmeler sonucunda iki ülke arada olan arazinin temizlenmesine ve yaklaşık 650 bin adet mayının tamamen temizlenmesi karar verilmiştir.

Türkiye sınırlarında 1 milyonun üzerinde mayın olduğu belirtiliyor. Ve bu mayınlar yıllardan beri pek çok insanın ölmesine veya sakat kalmasına sebep olmaktadırlar. Peki, Türkiye sınırlarını neden ve ne zaman mayınladı?

Tabiki, sınırların ya da belirli bölgelerin mayınlanmasının en büyük sebebi güvenlik. Ama sınırlarımızdaki toplam 1 milyon mayının yalnız 650 bininin özelikle Suriye sınırında olması oldukça düşündürücüdür. Kırk, elli yıl öncesine dayanan bu mayınlanma işi, sınır güvenliği amacıyla yapıldığı kadar, en büyük amacı kaçakçılığı önlemek için yapılmış. Bu nedenle yüzlerce kilometrelik alan mayınlanmış. Bu kaçakçılığa çok sekte vurmuş ama pek çok can almış, geride çok da sakat bırakmış. Şimdi ise temizlenmesi gündemde ve siyasi arenalarda bu konu masaya yatırılıyor. Ama mayının geride bıraktığı sakat vücutlar gibi bu da sakat ve bir o kadar da tehlikeli aslında.. Aynı zamanda da oldukça zor ve pahalı bir iş. Bir de rant meselesi var tabiki !

Türkiye’nin Suriye sınırındaki 510 km’lik uzunluğa sahip 216 bin dekar alanın mayınlı olduğu ve bu mayınlı alanın 2014 yılına kadar temizlenmesiyle ilgili mecliste görüşülmekte olan kanun tasarısının yarattığı tartışmalar daha çok su kaldıracak gibi. Zira neredeyse 250 bin dönümlük bir arazinin mayınlar temizlendikten sonra ne olacağı konuşuyor. Ama ortaya atılan ilk düşünce, bu araziyi mayınlardan temizleyen şirkete tahsis edilmesi. Kaldı ki, muhtemelen bu şirketin uluslararası bir şirket olacağı ve muhtemelen de İsrailli olacağı tahmin ediliyor. İşte zurnanın zırt dediği yer burasıdır. Çünkü bu alanı temizleyecek olan İsraillilerin 44 yıllığına bu 250 bin dönümlük alana sahip olacağı fikri, kulislerde sert tartışmalar yaşanmasına neden oluyor. Haksız da sayılmaz hani. Çünkü bu alanlar ilk önce, sahiplerinden alınarak kamulaştırılmış ve yıllarca kullanılmamış. Öncelikle burası daha önceden tarım arazileri olduğu için çok değerli. Zira mayınlı arazilerin işlemeli tarıma elverişli bölümünün yaklaşık 170 bin dekar olduğu ve bu arazilerin % 70’inin sulanabilir özellikler taşıdığı, mayınlı arazilerin tarıma açılması durumunda elde edilecek yıllık net gelirin 20 milyon doların üzerinde olacağı belirtiliyor. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, tümüyle mono kültür tarım yapılması varsayımıyla, söz konusu alandan yılda 85 bin ton pamuk veya 102 bin ton buğday veya 212 bin ton mısır elde etmenin mümkün olduğu belirtiliyor. Bir de bu bölgede 15–20 bin kişilik istihdam yaratılabileceği belirtiliyor ki, oldukça heyecan verici bir durum. Zira bu bölge halkı ve bölgenin kalkınması için çok önemli bir gelişme.

Mayınların temizlenme konusu özellikle bölgede çok heyecan yaratsa da, bu temizlik işi, bu gün daha başka bir problemleri de beraberinde getirmektedir. Mayınlı alanın 500 küsur kilometrelik bir alan olması ve temizlenme sonrası yaklaşık 250 bin dönümlük bir alan çıkacağını varsayarsak ve bu alanın mayınlardan temizlenme karşılığında 44 yıl ilgili firma yada firmalara tahsis edilmesini değerlendirirsek bu durumun çok iştah kabarttığını söylemek yanlış olmaz. İşin ilginç yanı, mayın temizleme olayına birçok değişik grup sahip çıkmaya veya elde etmeye çalışmaktayken ve bunun için kulisler bile yapılıyorken, ellerinde bu konuda en son teknolojiye sahip olan ve her türlü imkanı bulunan ve üstelik bu mayınların haritalarına da sahip olan TSK’nin, bu konu ile çok alakadar olmaması ya da oldurulmaması. Söylendiğine göre bu işin çok maliyetli olmasından dolayı TSK bu işle ilgilenmiyormuş. İnsan ister istemez, bu işin arkasında başka siyasi oyunlar döndüğünü ve askerin bu işin dışında bırakılma ihtimali olması durumunu düşünüyor. Kaldı ki, elinde en son teknolojisi ve mevcut mayınların işaretlendiği arazi haritaları bulunduğu halde ve herkesten ve her kurumdan daha ucuza ve daha iyi bir şekilde bu temizleme işini gerçekleştirebilecekleri halde Genel Kurmaya bu görev uygun görülmemektedir. Önceleri 50–60 milyon dolara mal olabilecek bu temizlik işini Genel Kurmay yaklaşık 30–35 milyon dolara halledebileceğini ifade etmekteyken, şimdi bu iş daha yüksek meblalara ihale edilecek. Üstelik bir çok sorunlarda beraberinde gelecek..Bu iş için özellikle bir de NATO’nun İkmal ve Bakım Teşkilatı olan NAMSA’ya neden yaptırılmadığı da sorgulanıyor ki, mayın temizleme konusunda oldukça uzman olan bu kuruluşun da bu temizlik işini üstlenmeyeceği konuluyor.

Anlaşılan Ankara’da çok sıkı bir rant savaşı yaşanıyor. Bu işte de en çok İsraillilerin adı ön plana çıkıyor. Yoksa çıkartılıyor mu hep birlikte göreceğiz.

<ı>

<ı>(devam edecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2557
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster