Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
513
 

Bu işi biz başaramıyoruz galiba!...

Bu işi biz başaramıyoruz galiba!...
 

kent yaşamı


“Biz bu işi; yaşamayı ve kentleşmeyi başaramıyoruz galiba!...”

Kentleşmek ve kent yaşamı; sadece yollar, sular, kaldırımlarla yaşamak elbette değildir, insanın kendini doğa ile birlikte özgürce bütünleşmiş hissedeceği, estetik ve kültür ile bütünleştiği bir yaşam kültürüdür!...

Yapılacak birkaç çalışmadan sonra ve çok kolay çözülebilecek bazı basit işleri hallettiğimizde; yaşadığımız yerlerin ne kadar değişeceğini, yaşantımızın renkleneceğini, kolaylaşacağını düşünmeye hiç fırsat bulabiliyor muyuz!...

Artık tüm düşüncelerimizi kilitleyen kısır konulardan biraz uzaklaşıp yaşamda başka şeylerinde; yaşamanın, sevmenin, doğanın, sanatın, kültürün olduğunun farkına varmalıyız!...

Ordu; gerek folklorüyle, gerek müziği ile, gerek özgün mimarisi ile, heyecanlı ve neşe dolu insanıyla, tertemiz dereleri, ormanları, denizi ve yaylaları ile, türkülere güzellik katan dünyalar güzeli Kızlarıyla Ordu; dünyanın en güzel yaşam coğrafyalarından biriydi!...

Ama bugün Ordu ilçeleriyle ne halde diye hiç düşünmemize fırsat kalıyormu, hiç kentleşmeyi, kent yaşamını, kültürel yaşamı, doğal hayatı düşünüyormuyuz!...

Bugün Ordu’da ilçeleriyle birlikte suyu içilebilen kaç tane temiz dere vardır yada suyu içilebilen dere hala kalmışmıdır diye hiç kendi kendimize soruyormuyuz!...

Bugün Ordu’da ilçeleriyle birlikte içine çöp dökülmemiş kaç tane temiz ormanımız vardır, hiç merak ediyor muyuz?...

Bu gün Ordu’da; kaç ilçemizde trafik lambası vardır; hiç bunların eksikliğini hissettik mi (Ünye ve Fatsa dahil)!...

Bu gün Ordu’nun hiçbir ilçesinde bisiklet yolu neden yok diye hiç düşünüyor muyuz!...

Bu gün Ordu’nun hiçbir ilçesinde kentsel atıkların arıtıldığı arıtma tesisleri nin olmadığından haberimiz varmı, kentsel atıkların (lağım-kanalizasyon) nerelere döküldüğünü hiç merak ediyormuyuz!…

Bu gün Ordu’da; Kabadüz ilçemizde gazete bayisinin neden olmadığını acaba bilenimiz var mı!...

Tüm dünyada sadece kaldırımlara ve parklara döşenen ama; Bu gün Ordu’da; 30-40 tonluk kamyonların geçtiği yollara bir tek ülkemizde döşenen ve Ordu’nun tüm ilçeleri ve beldelerinde birbirinin aynı şekilli kaldırım taşlarının yollara döşendiğinin farkında mıyız?

Kent merkezlerinde kuşlar yuva yapacak ve konabilecekleri ağaçlar bulamamaktadır!...

Bu liste uzatılırsa daha çok uzar gider, ciltler dolusu kitaplara dönüşür!...

Bugün Ordu ve hiçbir ilçesinde, tüm köylerinde suyu içilebilen tek bir dere, içine çöp dökülmemiş tek bir ormanı ne yazık ki kalmamıştır!... Temiz derelerle, ormanlar milyonlarca, milyarlarca yıllık dünyaya emanet edilmiş geleceğe koruyarak bırakacağımız insanlığın ortak mirasıdır!...

Trafik lambasının olmaması belki çok önemli değil ama bu çağdaş kentleşmesinin en ufak bir uygarlık göstergelerinden biridir, aklın ve kent sevgisinin hizmete dönüştüğü uygulanışlarından biridir!...

Bu sorunlar sadece Ordu’ ya da ait değildir. Giresun, Samsun, tüm Karadeniz, İstanbul, Ankara hatta Türkiye’nin tüm şehirleri, kasabaları, köyleri aynı sorunları yaşamakta ve insanlarımıza yaşamı gittikçe daha da zorlaştırmaktadır!...

Çok fazla uzaklara gitmeye gerek yok; şöyle 15-20 yıl önceye biraz çocukluğumuza, eskiye doğru gittiğimizde tertemiz, gürül gürül köpürerek akan ırmaklarda, derelerde susayınca sular içtiğimizi, saatlerce yüzdüğümüzü, acıkınca nesli şimdi belkide tükenmiş olan nefis balıklar tuttuğumuzu hatırlamıyor muyuz, bunları hatırlıyor muyuz?...


Şimdi Türkiye'deki tüm kentlerimiz her türlü estetikten yoksun, kültürel değerlerin yaşamadığı; birbirinin aynısı görünümünde akla, bilme, doğaya aykırı tüm uygulamaların gerçekleştiği kentler görünümünde...

Artık şunu kabul edelim; “BİZ BU İŞİ BAŞARAMADIK GALİBA!...”

Ve şimdi kendimize şu soruyu sorma zamanı geldi; “BİZ NEREDE HATA YAPTIK, NEREDE HATA YAPIYORUZ ve ŞİMDİ NELER YAPMALIYIZ!...”


Saygılarımla...

DrMustafa ÇUKURYILDIZ

cukuryildiz@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Mustafa Bey, ülkemizde sanırsam birbirine karışan iki değer bulunmaktadır. Eğitim ve öğretim. Biz zannediyoruz ki, çocuğumuz 6-7 yaşına gelecek, cicilerini giyerek okula gidecek ve orada eli öpülesi öğretmenleri tarafından eğitilecek. Biz ne zaman okulun eğitim yeri değil de öğretim (bilgilendirme) yeri olduğunun farkına varır, okula başlayan çocuğumuzu görgülendirerek öğrenim için gönderirsek, işte o zaman devletimizden, aş-iş yerine arıtma tesisleri, yüksek taban fiyatı yerine alt yapı hizmetleri ister ve çoğumuzun imrenerek baktığı gelişmiş batı ülkelerinin standardına kavuşuruz. Özetle; demokrasi, erdemli insanların rejimidir. Erdemli insan olmanın gereği de; kendi çıkarlarının, toplum çıkarları içerinde olduğunun farkında olmaktır. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 17.10.2008 16:45
Cevap :
merhabalar... evet bu söylediklerinizi hayata geçirebilmek için belki zamanımız az, önümüzdeki engellerde çok ve oldukça yüksek, karşıdakiler sürü halinde oldukça kalabalıklardır ama bunları her birimiz tek kalsakta aşacağız, birde bir araya gelebilsek ya....... Can Dost Mehmet Bey; katkılarınız için teşekkür ediyorum......  18.10.2008 15:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 43
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 609
Kayıt tarihi
: 14.07.08
 
 

Merhaba Arkadaşlar! Okullar, bitmeyen sınavlar, üniversite, iş hayatı ve hiç bitmeyen krizler, süre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster