Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
629
 

Bu İstanbul?!

Bu İstanbul?!
 

İstanbul neler eder bize... Nerelere gönderir, nerelerde yedirir, nerelerde içirir, nerelerde ağlatır, nerelerde güldürür... Aklımızı fikrimizi alır da kız kulesinin önünde atar mı denizlere? Terkedip gidilebilir mi, yoksa bir gün batımına satılır mı "buraları terkedip gidicem" lafları?

Kadıköy İskelesi'ndeki büfelerde yenen sosisliler ve açık ayran mıdır İstanbul'u İstanbul yapan? Yoksa Taksim'deki pilavcılar ve midyeciler mi? Kaç aşkı sığdırabilir bünyesine? Ve kaç ayrılığı? Merter'in penyecileriyle başka bir anlam kazanır mı mesela? Fazıl Bey'in Türk Kahvesi'nde içilen lokumlu kahveler midir elini kolunu bağlayan insanın?Köprünün üzerinden geçerken "sağım solum şahane" mi dedirtir insana? Yoksa "vay kalleş şehir" mi?
Bunların hepsi ya da hiç biri... Sonunda olan biten bize olur...
Biz O'nu yaşamayız... O bizi yaşatır....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne eyvah. Zeynep sen de bunu yazdıysan, bu hayatın dayattığı lüzumsuz zaman darlığında, gücüm dahilinde senin yazılarını didik didik etmezsem ne olayım. Bu birincisiydi:) İkincisi, çok güzel yazmışsın, etkilendim. Bu bir gerçek. Ancak öyle kibirlenip havaya girmeyeceğim tabii. Sadece sevindiğine sevindiğimi söylemeliyim. Bir İstanbul aşığı da bu kadar hisli olurmuş canım...Hadi bir aksilik olmazsa bundan sonra beraberiz bu sayfalarda...

Baver Ergun 
 23.07.2007 0:54
Cevap :
Sayın Bayım Baver! Didikleyiniz efenim sizden mi esirgeyeceğiz? İnşallah buralarda oluruz hakkaten...Bu arada memleketimin güzel(!) gelişmeleri hayırlı uğurlu olsun:)  23.07.2007 10:09
 

yazarımız var ancak sanırım İstanbul'dan bahseden az. Ya da benim yakın diyalog halinde olduğum 15'e yakın yazar arkadaş nedense hep İstanbul dışında... İş bu sebeple bu yazınız, bu güzel yazınız, 'yaşamayan bilemez' dedirtecek kadar hoş...Ben de sizin gibi MB' de ilk açılış günlerinde 'İstanbul ' da öğrenci olmak' demiştim sırf bu yüzden. **Köprünün üstünden geçerken söylediğiniz çok ama çok hoş...

Baver Ergun 
 22.07.2007 22:52
Cevap :
Baver bana yorum yazdıııı:) Teşekkür ederim Baver! Onur-gurur artık ne varsa duydum:)  22.07.2007 23:10
 

Tozlu bir fotoğrafa bakmak gibidir İstanbul'a bakmak. Hafifçe üfleyip üzerinden, tozlarını atmak gerekir. O zaman resimdeki renkleri görmek mümkün...

Alptekin YILDIZ 
 30.07.2006 21:34
 

istanbulun git gittikçe kötüye giden mimarisinden bahseden yokmu

kups 
 28.06.2006 20:45
Cevap :
vardır elbet...bahsedilir vapurla geçerken güneşin altında koca şehri yutmaya hazırlanan beton yığınlarından...ama nedendir bilinmez-iyimserlikten mi,reddetmeden mi-görmez çoğu göz onları...biz güzelliklerinden,ya da sevimliliğinden bahsedelim isterim...yoksa bu şehrin sadece mimarisi değildir çirkinleşen...mimarinin değişimine çare bulamıyosak o zaman ruhunun çirkinleşmesine mani olalım...her şehir ve içinde yaşayan her insan güzelliklerden bahsedildiğinde kendini iyi hisseder.Unutulan bir kompliman dağarcığı var..."Güzel insansın,iyi birisin,şahane güneş batıyor,ne güzel rüzgar esiyor, ne çok seviyorum seni,ellerin ne güzel" Bunlar söylenmeye söylenmeye insanlar ve şehirler de kapanıyor içlerine...Yarın işe nerden gidiyorsanız, gittiğiniz yol üzerinde durup ya da gitmiyorsanız da balkonunuza çıkıp şu İstanbul'a karşı bir bağırın...."Ne güzelsin bugün" diye...Ya da yanınızdan geçen birine "eteğin çok yakışmış" deyiverin...Onun günü kurtulunca inanın sizin de kurtulacak.  05.07.2006 1:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 473
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 1153
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

İstanbul'da yaşanan tüm aşkların, tüm ayrılıkların, tüm özlemlerin, tüm nefretlerin, tüm eğlenceleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster