Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '06

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
778
 

Bu kadar olmaz! tantanacılar nasıl çalışıyor?

Bu kadar olmaz! tantanacılar nasıl çalışıyor?
 

Artık İzmir bile yaşanmaz hale geldi. Sokaklar hiç güvenli değil. Bundan 10-15 yıl öncesine kadar insanlar akşamları ailecek yürüyüşe çıkarlardı, darıcılar olurdu her köşebaşında, darımızı alır yiye yiye giderdik... Ama şimdi havanın kararmasıyla birlikte sokaklarda in cin top oynuyor. Sözümona önlem olarak sokaklar daha da aydınlatıldı. Sadece akşamları değil gündüzleri neler oluyor, bayan sürücülerin savunmasızlığından nasıl yararlanılıyor. Tantanacılar denilen hırsızlar bakın nasıl çalışıyorlar?

Bu anlatacağım olay bundan 3 gün önce İzmir'in göbeğinde, Üçyol'da, Çamlaraltı Koleji'ne çıkan yolda meydana geldi. Tek yön olan yolda ilerleyen kuzenimin geçişi 5-6 genç tarafından engelleniyor. Geçmek için kornaya hafifçe dokunuyor ve bu gençlerden biri sinirlenip şoför camını kırıyor. Bu arada saat 16:30 civarı... Bu genç kaçarken diğer arkadaşı kuzenime yaklaşarak "abla, arabayı sağa çekeyim istersen" diyor. Parçalanan camdan dolayı kadının yüzü gözü kan içinde. Ama o "TANTANACILAR"ın "TANTANA"sına gelmiyor ve gelen tüm yardım taleplerini reddedip başının çaresine bakıyor. (O arada gözü kanamasına rağmen arabayı sağa çekiyor, dörtleri yakıp polisi arıyor.)

Buradaki amaç; 1. Yolu kapatılarak sinirlendirilen şoförü camını da patlatarak tahrik edip can havliyle kaçanı kovalaması ve diğerlerinin de boştaki arabayı "kaldırması"... 2. Yardım için yaklaşan "yardımsever"e teslim edilen canınızın yongası... Hedef de; savunmasız bayan sürücüler.

Sonrası ise; O gençler aslında Üçyol'daki herkes özellikle de esnaf tarafından tanınıyor olmalarına rağmen kimse olayı görmediğini, görenler de gençleri tanımadıklarını iddia ediyorlar. Çünkü daha önce benzer bir olayda şahitlik yapan adamın başına gelenleri herkes biliyor. Polis geliyor ancak yapabilecekleri bir şey olmadığını söyleyip sigorta işlemleri için gereken evrakları hazırlıyor sadece.

Kuzenime gelince; onun yüzü yara bere içinde, halen cam parçaları çıkıyor. Gözüne kaçan cam biraz daha ilerleseydi ameliyat gerekecekti. Artık bilgisayarını ve çantasını hemen arabasının bagajına koyuyor. Soğukkanlılığını muhafaza edemeyip arabasını o "yardımsever"e teslim etseydi anahtarı üzerinde olduğundan çalındığını ispatlayamayacaktı, gibi, gibi, gibi...

Sonuç: Allaha emanet yaşıyoruz... Kanun boşluklarına, "hanım" aflarına, insanların tepkisizliğine, serserilerin başıboşluğuna; kısacası, tesadüfen de olsa, herşeye rağmen yaşamayı başarabiliyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben çocukluğumun İzmir'ini o kadar özlüyorum ki. Mahallede herkes birbirini tanırdı. Yaz akşamları yürüyüşe çıkılırdı bayan bayana bile. Şimdi çok yabancı geliyor İzmir bana. Sanki başka bir şehir. Korku dolu güvensiz. İzmir böyle olmayı haketmedi.

turkuaz75 
 20.03.2007 13:39
 

Kanunlar sadece suçluları koruduğu müddetçe her hangi bir şey yapılamaz herhalde... Yalnışlıkla benim sevdiklerimden birisine bu şekilde zarar verilmiş olsaydı her halde polis amcadan alamadığım yardımdan sonra kendi cezamı kendim verirdim... Kanunların olmadığı yerde insanlar kendi kanunlarını koymaya başlarlar ve ne yazık ki bu güzel ülkede bu hale getirdiler... Sevgiyle...

Barış 
 25.10.2006 11:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1399
Kayıt tarihi
: 13.09.06
 
 

Edebiyat mezunuyum ama hayat beni özel sektöre sürükledi. Bu mutsuzluktan yazarak kurtulabiliyorum a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster