Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
5151
 

Bu kafayla siz de iktidarsızlığa müstehaksınız!

Bu kafayla siz de iktidarsızlığa müstehaksınız!
 

Taksim'de iki Leeds Unitedli taraftarın biçaklanarak öldürülmesine: "Two Size"...

AK Parti'yi iktidara getiren halka: "Bidon Kafa"...

Eski DTP Genel Başkanı ve Mardin milletvekili Ahmet Türk'ün Samsun'da yumruklanması olayında:

"Yumruğunu “adaletin tokmağı” yerine koyup, Ahmet Türk’ün burnuna inen kişi, bu ülkede pek çok kişinin duygularına tercüman oldu"...

Uludere'de bombalanarak öldürülen 34 vatandaşımız için: "Katırlar"...

T.C. devletini 12 yıldır, en azından 90'lı yıllardan iyi yönetmiş ve ülkeyi krize sokmamış bir başbakana; Recep Tayyip Erdoğan'a: "Mezarına tükürmek"...

Ve şimdi de Soma madeninde çoluk çocuğunun rızkını temin için çaresizlikten bile bile ve canlı canlı yerin altına yani mezarlığa giren, çok olumsuz şartlarda çalışan 301 emekçinin çıkan yangında toplu halde ölmeleri üzerine: "Onlar buna müstehaklar!"...

***

Önceki söylenenlerin de tolere edilebilecek bir tarafları yok ama; biz yine de 'eski söylenmiş, unutulmuş' diyerek bir kenera koyalım...

Son söylenenleri ne yapacağız, nasıl yorumlayacağız?

Artık 77 milyon diyemeyeceğim... Enerji Bakanı Taner Yıldız da diyememiş ve "77 milyon eksi bir" demiş.

Ben onu da diyemiyorum...

Zira dayanılması mümkün olmayan büyük bir dramın yaşandığı, Soma madenindeki o dev yangından çok çok daha büyük yangınların aile ocaklarına düştüğü, bu yangınla sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın kavrulduğu bir anda, bir yer altından çıkarılıp başka bir yer altına konulan cesetler daha soğumadan sıcağı sıcağına bu sözler söylenebiliyor, buna cesaret edilebiliyor...

Ve belli bir kesimde 'tık' yok...

Belli ki siyasi amaçlarla birileri, için için destekliyorlar!

Belli ki cesareti olmayan birileri adına söylenmiş sözler!

Belli ki birilerinin duygularına tercüman olunmuş!

Aksi olsaydı; bırakın amiral gemisinin kaptan köşkünde bir saniye dahi oturmaya devam etmesini, sokağa bile çıkamazdı.

Benzer bir sözü AK Partili biri söylemiş olsaydı aynı kişiler Türkiye'yi ayağa kaldırırlar, Gezi'yi mumla arartırlardı...

Şimdi derin bir sessizlikte ve derin bir onay içindeler...

Bu nedenle ben Sayın Bakan kadar iyimser olamıyor ve "77 milyon eksi belli bir kesim" diyorum.

O insanlar futbol aşklarını, zevklerini, egolarını tatmin etmek için işlerini güçlerini bırakıp İngiltere'den Türkiye'ye gelen Leeds United taraftarları gibi aşk için, zevk için, ego için yer altına girmemişlerdi; bilakis iş için, aş için, çoluk çocuklarının rızkı için girmişlerdi.

Ki bu, dinimize göre de evrensel insanlık değerlerine göre de kutsal bir şeydi.

Onun için ölümlerinden önce de bu insanların önünde düğmelerimizi ilikleyip saygıyla eğilmemiz gerekirdi.

Ama her şeyin maddiyat olduğu, milyon dolarlık gazete köşesi transfer ücretlerinin hayal edildiği, paranın önünde saygıyla eğinildiği bir zihniyette maneviyatın, kutsalın ne önemi olabilirdi ki?

Ve yine onun için bu insanlar önemsiz insanlardı. Sağlığında önemsiz olanlar, ölümlerinde de önemsiz olmalıydılar!

Onlar önemli insanlar olsalardı; emekleriyle para kazandırdıkları, gökdelenler inşa ettirdikleri patronları; onların çalışma koşullarını, daha da önemlisi hayatlarını düşünürdü ve birazcık paraya kıyarak onlara daha iyi ve daha güvenli çalışma ortamı hazırlardı.

Bunlar eleştirilmiyor ve o ölen insanların siyasi eğilimleri üzerinden onlara hakaret ediliyor!

Onlar bu şekilde toplu olarak ölmeye müstehaklarmış!

Onlar AK Parti mitingine katılmışlar, AK Parti'ye oy vermişler ve AK Partili belediye başkanını kazandırmışlardı!

Ne kadar da büyük affedilmez suçları varmış!

Hayatında her türlü gaddarlığı yapmış, gücünü kullanarak zayıfları ezmiş, hain, yalancı, kişiliksiz bir insan bile öldüğünde onun cenazesinde herkes kuzuların sessizliğini oynar; onun ölümüne sevinenler, içinden kötü şeyler geçirenler ölümün ortak hüznü unutuluncaya kadar ağızlarını mühürlerler ve duygularını kalplerine gömerler.

Burada bir kişi değil, büyük bir afet yaşanmış ve 301 kişi ölmüş...

Kendi yakın çevresine de değil, ekranlardan 77 milyona...

'Müstehaklar' diyor!!!

Aslında ölenlere, ölenlerin ailelerine değil...

İnsani değerlere yani bütün insanlığa hakaret ediyor!

Suç büyük, ceza ondan da büyük!

Evet, o insanların hepsi değil ama önemli bir kesimi AK Parti'yi desteklemişler.

Peki nedeninini hiç araştırdınız mı?

Belki de bunun nedeni; olay sonrasında Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın günlerce süren performansıyla acılı ailelerle kaynaşması, onların her türlü ihtiyaçlarını karşılaması, onlarla 'hemhal' olması örneğinde olduğu gibi; AK Parti'nin, önceki iktidarlardan farklı ve riyasız olarak halkın, özellikle de düşük gelirlilerin ekonomik ve sosyal sorunlarıyla ilgilenmesi, onlarla irtibatlarını koparmamasıdır.

Yani AK Parti bu insanları önemli görüyor ve onlara değer veriyor.

Siz ise ölümlerine bile 'müstehak' diyebiliyorsunuz...

Yani onları önemsiz göruyorsunuz, yukarıdan bakıp aşağılıyor ve adam yerine koymuyorsunuz...

Ve sırf bu nedenle...

Siz de iktidarsızlığa müstehaksınız...

Bunu fazlasıyla hak ediyorsunuz!

Onun için "Neden iktidar olamıyoruz" demeden önce bir aynaya bakmanız ve bir özeleştiri yapmanız gerekiyor.

18 Mayıs 2014

HasanBasri Özgen

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Hasan bey..."Acıma ve merhamet" hisleri, "kin ve nefret" duyguları ile körelmiş bu insandan bundan başkası beklenemez..."Siyasi tercihinden dolayı bir insanın ölümünü istemek, ölümü ona layık görmek"...Ama, o şehit işçileri köle gibi çalıştırarak, onların sırtından kazandıkları ile İstanbul'un göbeğinde, bir dairesinin fiyatı 3 milyon 880 bin dolar olan 192 metre bir gökdelen yükselten maden sahibine ses yok...O gökdelenin bir dairesinin ederi ile 20 adet "YAŞAM ODASI" kurulabileceğini de ilave etmeliyim...Selamlar.

cdenizkent 
 19.05.2014 13:57
Cevap :
Merhaba cdenizkent, durum aynen ifade ettiğiniz gibi. Ben başından beri onca insanın hayatını tehlikeye atan büyük bir ihmalin olduğunu tahmin ediyordum. İlk soruşturma sonuçları beni haklı çıkarıyor gibi. Isı arttığı halde, üretim düşer diye ara vermemişler, üretime devam etmişler. Bence sorulacak soru şudur: Kendileri ya da kendi çocukları o madende olsalardı o şekilde çalıştırırlar mıydı? Cevap evetse o zaman sorun yok demektir. Selam ve saygılarımla...  19.05.2014 21:15
 

Merhaba Milletin hadlerini bildirdikleri yetmiyor onlara. Arada bir böyle sizin yaptığınız gibi münferiden hadlerini bildirmeleri gerekiyor. Çok güzel ve yerinde bir yazı idi ellerinize sağlık...

SÜLEYMAN SIRRI 
 19.05.2014 0:14
Cevap :
Merhaba... Çok teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla...  19.05.2014 21:07
 

bunlar olmasa, başbakanın tokatladığı yetmedi korumalarına tekme tokat dövdürdüğü, izbandut tipli özel harekatçıların yere yatırıp müsteşarın tekmelediği ( vah vah ayağı incinmiş arabası pert olmuş) eline sağlık başbakanım diyen yandaş basın,ayağına sağlık diyen bakanların marifetleri bir günde nasıl da örtbas edilebilirdi..unutturulabilirdi.. bence yılmaz Özdil gibi şövenistler iktidarın ve iktidar şakşakçılarının can simidi. diğer konularda hiç rahatsız olmayıp bir kelime olsa da yorum yazmayanlar nasıl da şimdi göğüslerini gere gere insanlık dersi veriyorlar.. bence al birini vur ötekine !!!

Meltem Şahin 
 18.05.2014 23:50
Cevap :
Meltem Hanım, Özdil ile ilgili yazdıklarınıza katılıyorum. Aslında henüz yayına vermediğim bir yazımda benzer şeyler yazmışım. Tesadüf olmuş:)) Diğer siyasi polemik konusu olan konulara girmiyorum. Yorum için teşekkür ederim. Selam ve saygılarımla...  19.05.2014 21:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 337
Toplam yorum
: 1342
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 3617
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster