Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
655
 

Bu kitabı okumadan oyunuzu kullanmayın!

Bu kitabı okumadan oyunuzu kullanmayın!
 

morjee.com


Şu bir gerçek ki, halkımız okumayı ve araştırmayı sevmez, görsele daha çok önem verir, televizyonda izlediklerine ve kulaktan dolma bilgilere daha çok inanır. Günümüzde medyanın büyük bir bölümü de iktidar yandaşlarının elinde olduğuna göre, onlara ne empoze edilirse halkımız da ona inanır.

İbn-i Haldun Mukaddime eserinde devlet-kul ilişkisini şöyle yazmış:

Hükümdarlar zamanla, kendini iktidara getiren gücün yerine,  kendi iradesine bağlı kullara güvenmeye başlar. O artık devletinin birlik ve dayanışmasının yerine , kullarının kendilerine bağlılığıyla ilgilidir. Ve sadece menfaat-para için hükümdara boyun eğen kul kitlesiyle despotik bir güç oluşturur.

Ama ne yazık ki, böyle bir despotik güce karşı halkımız yine gerçekleri görmez ve oyunu ona göre kullanır.

Soner Yalçın: Gazeteci. ODA TV davası kapsamında 14 Şubat 2011 tarihinde tutuklandı.27 Aralık 2012'de tahliye oldu. Cezaevine girme nedeni ise  bilgisayarındaki virüslü Word dosyalarıydı.

Cezaevinden çıkıp, evine gittiğinde kütüphanesinin darmadağın olduğunu gördü. Kitaplarını düzenledikten sonra bir dosyanın eksik olduğunu gördü. Yıllarca emek verip hazırladığı bir dosya yok olmuştu. Bu dosya “Erdoğan’ın sicil dosyasıydı” Bu dosyayı büyük bir olasılıkla bu işi tertipleyenlerin aldığını düşündü. Dosyanın bulunmasından ümidini kesince de, oturup baştan yazmaya başladı.

Bu kitapta yazılanların hepsi kaynaklarıyla ve kişileriyle araştırma ürünü.  Ağırlıklı olarak Erdoğan’ın siyasi hayatını anlatıyor. Yazdıklarına  şu ana kadar kitapta adı geçenler tarafından bir itirazda bulunduğuna dair bir bilgi edinmedim.

6 Aralık 2002

AKP yeni kurulmuştu. Erdoğan şöyle diyordu:

“Türkiye’de ciddi yolsuzluklar var. Ekibimiz bu yolsuzlukların damarına girmiş durumda. Bunları kısa zamanda ifşa edeceğiz.”

Ekibim dediği, İgdaş, Akbil, İstaş, İsfalt, İdo, Kiptaş, Bilboard, Halk ekmek gibi  18 dosyadan eski parayla 50 trilyonu aşkın haksız  kazanç elde edindiği iddiasıyla dava açılan kendisi ve İstanbul Büyükşehir belediyesinin sanık bürokratlarıydı. Hepsi 3 Kasım 2002 de milletvekili yapılarak dokunulmazlık zırhına kavuştu.  Bunların içinde daha sonra bakanlık yapmış kimseler de vardı. (Sayfa 164.)

Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan ayrıldığı 1998 yılında verdiği mal beyanıyla, AKP Genel Başkanı olduğunda beyan ettiği mal varlığı arasında 256 milyar 138 milyon 421 bin liralık fark vardı.  Nereden bulmuştu?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı (2001/277) mal varlığının soruşturulmasını talep etti.  Ankara 7. Asliye Mahkemesi Erdoğan hakkında “Mal bildiriminde bulunulması, rüşvet ve yolsuzluklarla mücade Yasası’na muhalefet suçundan 5-10 yıl arasında hapis istemiyle dava açtı.

Erdoğan bu farkın oğlu Burak’ın düğününde takılan altınlardan kaynaklandığını söyledi.  Erdoğan’ın ifadesine göre nikahta 30 kilo altın takılmıştı ve bunların değeri 262 milyar 802 milyar 364 bin lira idi. 23.07. tarih ve 2501 gider pusulası ile Asgold A.Ş. Erdoğanlara bu ödemeyi yapmıştı. Kitapta Asgold A.Ş. hakkında da gerekli bilgiler var ve sonunda kendileriyle o şirket arasında ilginç bir bağlantı ortaya çıkıyor.

Kitapta ilginç bilgiler de var. Örneğin Erdoğan’ı Baykal’ın nasıl başbakan yapmak için Beylerbeyi’nde gizlice buluştuğu, Erdoğan’ın yasaklıyken,  3 Kasım seçimleri öncesinde AB üyesi 14 ülkeye gittiği ve Amerikan Başkanı ile görüşmek için sıra bekleyen 100 devlet başkanı varken, Bush’un Erdoğan’la görüşmeyi kabul ettiği, ve karşılıklı görüşmelerde Bush’un "İkimiz de Tanrı’ya inanan iki insan olarak birlikte çok iyi çalışabileceğimizi umuyorum”(Bir liderin doğuşu sayfa. 349) dediğini.

Bütün bu davalarda Erdoğan’ı koruyan kişiler de bu gün önemli görevlerde yer almış durumda. Kimi vali, kimi Danıştay başkanı, kimisi de devlet kuruluşlarının başında Genel müdür. Örneğin İstanbul Büyükşehir belediyesinin çalıştığı Vakıflar bankasının sahtecilikten ceza alan şube müdürünün Erdoğan Başbakan olduktan sonra örtülü ödeneğin başına geçtiği,  şubenin müdür muavininin ise daha sonra Vakıflar bankası Genel müdürü olduğu ve rüşvetten dolayı hakkında dava açıldığı. (İst. 20. Asliye Hukuk Mah.)

Türgev vakfı, Deniz feneri davası, 17 Aralık operasyonundaki olaylar, daha neler neler... Kitabı okuyunca hayretler içersinde kalacaksınız.

Ama tabii  ki şartlanmış beyinler bu kitabı okusalar bile yazılanlara inanmayacaklar ve oylarını kafasındaki kişiye verecekler. Çünkü beyin şartlanınca gerçekleri görmez ve inandıklarını gerçek sanır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim sevgili Erol Kardeşim,o kitabı hemen alıp okumak isterim ve etrafımıza tavsiye edeceğim.Ama bakar kör cahillere ne söyleseniz yararı yok, imam yine bildiğini okuyor.Selam ve sevgiler, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 16.07.2014 19:58
Cevap :
Kitap geçen ay 125.000 ilk baskı adediyle çıkmıştı Nahide hocam. Sanıyorum şu an ikinci baskısı da çıkmış olabilir. Kitapçılarda bulmak zor olursa internet aracılığıyla da alınabilir. Aslında hiçbir şey gizli kalmamalı. Herkes herşeyi öğrenmeli de, gözleri kapalı, kulakları sağır olanlar için bir şey değişmeyecek ne yazık ki. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  16.07.2014 23:10
 

Bir aralar home sick olmustum hatta donebilirmiyizi bile arastirdik. Son bir kac senedir artik asla donus yok gercekten ozgurlukler ulkesi demeye basladim yeni ulkem icin. Onca yolsuzlugun hesap sorulmadi tek ulke olarak tarihe gectik! Hala parallel diyorlarya gelde ifrit olma ayni kaba mok yaparken aklin nerdeydi?

Newyorker 
 16.07.2014 17:38
Cevap :
Her zaman aynı soruyu soruyorum Newyorker dostum. Acaba bizim ülkemizde olanlar ABD de olsaydı bu adamlara ne ceza verirlerdi? Herhalde insan içine çıkamazlardı. Geçen gün bir hastane müdürü Zafer Çağlayan'a saat kaç demiş. Korumalar adamı tartakladıkları gibi, cep telefonunu almışlar, kimliğini öğrenip, işinden attırmışlar. Utanmazlar, hem ülkeyi soyuyorlar, hırsız diyene de suçlu muamelesi yapıyorlar. Ne diyelim? Allah sonumuzu hayretsin. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  17.07.2014 15:15
 

Ne söyliyeyim, ne yazayım Erol bey, o kitabı okumasak da yarısından fazlası bilgiler bizlerde zaten var. Sökeli Halil hoca dün bir blog yazmış: Başbakanın endişesi mi var diye başlık atmış.http://blog.milliyet.com.tr/BloggerBloglar/?UyeNo=2164293 Neden endişelenmesin, dokunulmazlık zırhı kalkınca neler olacağını, eski dosyaların raflardan inip davaların kaldığı yerden devam edeceğini kendi de Türk halkı da biliyor. Aksi halde bu kadar canhıraş uğraş nasıl izah edilebilir? Cumhurbaşkanlığı seçiminde kime oy verileceği kararı belleklere yerleşmiş durumda. Ak partililerin büyük kesimi de başbakanın "başbakan" olarak göreve devamını istemekteler, selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 16.07.2014 17:18
Cevap :
Merak etmeyin Yurdagül hanım, bunlar yasalarda suç olarak nitelendiren cürümleri işlerler. Ondan sonra bir yasa çıkarırlar, işledikleri cürumlar suç olmaktan çıkar. Çoğunluk ellerinde nasıl olsa. Bu bakımdan endişelenecekleri hiç sanmam. Ne zamanki meclis çoğunluğunu kaybederler işte o zaman onlar için yolun sonu görünür. Onlar da bunu bildiklerinden yalanlarıyla halkı aldatmakla meşguller. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  17.07.2014 15:10
 

Kıymetli Dost, Sayın Erol Işık: Koruyanlar, yağcılık yapanlar, eğilenler nerelere geldiler.Ötme bülbül sen bir garipsin bu bağlarda seni vurur avcılar, seni sustururlar. Dosyayı alan acaba hangi makama terfi etti onu merak ediyorum. Yüksek makam olduğu kesin.Yüce Allah bütün olanlardan ve mevcut hallerden,hüzünlerden,sen haberdarsın. Senin gücün, kudretin çaresiz kullara sabır veriyor. Dosta saygılarımı sunuyorum. Sağlığını ve mutluluğunu diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 16.07.2014 16:58
Cevap :
Koruyanlar, yağcılık yapanlar köşeleri birkaç kere dönmüşler Sayın Burakgazi. Hepsinin tuzu kuru. Millet hacca gitmek için 7 yıl bekler. Bunların adamları istedikleri anda hacca gider. Onlara yakın olanlar, aklınıza gelmeyecek nimetlerden bile yararlanırlar. Bu dünya onlara da kalmayacak, bakalım bunun hesabını nasıl verecekler? Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  17.07.2014 15:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3397
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster