Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
242
 

Bu konuyu s*ktir edebilir miyiz? Lütfen..

Bu konuyu s*ktir edebilir miyiz? Lütfen..
 

Lütfen her kelimeyi böyle yumuşatıyor işte..S*ktir etmenin bile anlamını değiştiriyor..Bu konuyu daha sonra konuşalım veya unutalım anlamına sokuyor birden..

Bunların söylemek istediklerimle alakası yok aslında… Sadece “s*ktir et”i bu yazı boyunca küfretmekten çok boşvermek veya vazgeçmek anlamında olacağına dair giriş yapıyorum.

John C. Parkin’in “s*ktir et” kitabına göz attım. O da canının istediğini yapmaya gönderme yapıyor.. Gönlünden geçeni yapmaktan bahsediyor. Hak veriyorum. Çoğu zaman sadece doğru olduğunu düşündüğüm veya olması gereken bu olduğu için birşeyler yaptığımı fark ettiğimden beri bu konuya çok taktım.

Kendi adıma bu durumu değiştirdim. Ama başkalarında gördüğüm zaman yine içim geriliyor. “S*ktir et Allah aşkına” diyesim geliyor..Söylüyorum da..

Ne yazıktır ki..bize en çok acı verenler hep en değer verdiklerimizden geliyor. Aileden, eşten, sevgiliden, çok emek verdiğin bir işten..Seni hep en çok, en sevdiğin üzüyor. Tezat değil mi? Aynı s*ktir et ve lütfen gibi..

Hepimizin veresiye defteri var maalesef..İyilik yaptıkça, çok sevdikçe not alıyoruz. Biri için 5 yıldız veriyoruz, altına yapılan fedakarlıkları sıralıyoruz, defteri kapatıp beklemeye geçiyoruz. O biri bekleneni yapmadıkça, üzülüyoruz, kızamıyoruz da..çünkü hakkımız yok. Kızamadığımız gibi içimiz şişiyor..kendimize yüklenip, yükümüzü ağırlaştırıyoruz.

En sonunda herşey üst üste gelip doğrulamaz hale geldiğimiz de..bir diyebilirsek eğer..amaaaan s*ktir et diye..işte dünyalar bizim oluyor.. 180 derece dönüyor herkes, aynı senin gibi..

Çünkü beklentiler bitiyor, üzülmeler geçiyor, verilen değerler azalıyor. Senden başka ruhunu düşünen kimse olmuyor. Farkediyorsun ve kendine bakıyorsun, duvarlarını yıkıyorsun, kurallar değişiyor artık senin için.

Sırt çantanı çıkardığın zaman bedenin nasıl rahatlıyorsa, ruhun da bazen öyle rahatlamaya ihtiyacı oluyor. O yükü senden başka kimsenin bilmesi de mümkün değil. O yüzden, bazen kimseye hesabını vermeden, hayata s*ktir et deyip boş vermişliğin ve vazgeçmişliğin gücünden yararlanarak ruhunu rahatlatmalısın. Buna herkesin hakkı var.

Bazen s*ktir edip bağlarını koparmalısın her şeyden..Ruhunu özgürleştirmelisin.. Canın ne istiyorsa yapmalısın. Sen kendine nasıl davranırsan, başkaları da sana öyle davranıyor.

Önce kendini mutlu etmelisin. Bırak biraz da başkalarının defteri dolsun.  

 

www.yaseminsol.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kitabı okuduğumda psikolojik olarak o kadar rahatlamıştım ki... Aslında hala da aklıma geliyor. Başkalarının mutluluğu için kendini erteleyen, zora sokan, sonunda da mükafat bekleyenleri anlamıyorum. Bu hep böyle devam edecek. Yazdığınız gibi defter dolacak ve hep şüpheli alacaklarınız olacak. Harikaydı. Ellerinize, emeğinize sağlık...

Merve Ballı Acar 
 01.11.2011 13:01
Cevap :
Teşekkürler.. :)  02.11.2011 22:12
 

Merak etmeyin herkes zaten sizinde önerdiğiniz gibi kendisini mutlu etmeye çalışıyor ve bu nedenle de herkesin defteri dolu. Sorun şu ki biz sadece kendi defterimizin dolu olduğunu zannediyoruz. İnsanları sürekli s*ktir edeceğimize biraz da kendimiz s*ktir olsak çok daha iyi olmaz mı? En azından sürüden biraz olsun ayrılmış oluruz. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 31.10.2011 12:05
Cevap :
Sorunun kendinizde olduğunu düşünüyorsanız öyle yapabilirsiniz. Ama bence her iki şekilde de aynı sonuca varabiliriz. sevgiler  02.11.2011 22:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 708
Kayıt tarihi
: 06.06.07
 
 

Seyahat etmek, gezmek, fotoğraf çekmek, okumak ve yazmak en sevdiklerim..O yüzden bu blogu kurdum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster