Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
587
 

Bu müslümanlar, bizim müslümanlara benzemiyor!

Bu müslümanlar, bizim müslümanlara benzemiyor!
 

Bu yazımın başlığının, Oda tv ve tarih yazarı Soner Yalçın'ın Kitabının isim benzerliğinden dolayı size yabancı gelmeyecek olması, o kitabın hedef aldığı belli bir  kesimi değil, baştan söyleyeyim Türkiyede yaşayan tüm müslümanlara dönük bir özeleştiridir.

Hac ziyaretine gitmek isteyenlerin sayıca çokluğundan dolayı ziyaret kotası konan, kurban bayramı arefesinde dışarıdan kurbanlık ithal ederek talebi karşılanan, Cuma'ları cami önlerindeki sokak ve caddeleri kaplayarak namaza koşan bir halkın dindarlığı, yaşanan sosyal hayat ile hiç de uyum göstermemektedir.

Van depremi, bir kez daha koca bir yapıda üç beş bin liralık demir, çimento çalan ve bu hırsızlığa göz yuman görevli ehillerin de işbirliğiyle müslümanlığın, dindar olmanın, ahirete inanmanın ne demek olduğunu sorgulamamıza neden olacak gibi görünüyor.

Bu hayat bittiğinde cennete gitmenin yolunu sadece ibadet ederek bulcaklarını sananlara hatırlatmamız gerekir ki, yaşamın boyunca sadece insanla da değil tüm çevreyle, doğayla olan ilişkilerin ahlaki ve vicdani olsun diyedir din. İbadette bu yaşam ahlakını daima hatırda tutmak içindir. Allah'ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı olmadığına göre, ibadette esas; amacı uygulamayı unutmamaktır aslolan.

Rızkın onda dokuzu ticarettedir diyen Peygamberimiz; demiri, çimentoyu biraz eksik koyun daha çok kar edersiniz, kantarın ayarıyla oynayın, terazinin mal kefesine kuşun basın, mazot pompasının saycını ayarlayın, kıymanın içine horoz ibiği katın, işçinizi karın tokluğuna çalıştırın, güvenlik önlemleri maaliyetli olur boşverin, kıdemi artanları çıkarıp asgari ücretli yenilerini alın, her malı faturalı satıp tam kazaç vergisine muhatap olmayın, bu işi iyi bilen muhasebecileriniz olsun, her mala da fiş isteyip pazarlık şansınızı kaybetmeyin bırakın esnaf ta siz de kazanın, emeğiniz ve işin hakkı yüz ise siz beş yüz isteyin...vs gibi bir ticaret önermiştir sanırsınız.

Devlete vergi vermemenin utanıp sıkılmadan bir övünç kaynağı olarak anlatıldığı bu ülkede muz Cumhuriyetlerinde olmadığı kadar, rüşvet, vergi kaçakçılığı, kayıtsız kazanç, gasp, hırsızlık, tecavüz ve şiddetle olaylarıyla her gün gündem oluşuyorsa, yasalardan önce nefs ve vicdanın inancı, dinimizi doğru anlayıp anlayamadığımızı konuşmalıyız..

Her ramazan, sakız çiğnemenin orucu bozup bozmayacağını tartışıp, cevaplayanlar, bozuk gelir dağılımının, sosyal adaleti ve sosyal yaşamın birliktelik amacını parçalayacağını ve yakın zamanda dünyada da örnekleri görülen kalkışmalara neden olacağını bilmezler mi? Neden sohbet ve vaazlarında yaşanan sosyal hayatın ahlaki ve vicdani değerlerini öne çıkartmak yerine imamı anlatırlarda, vergi kaçırmanın devlet yurt, bakım evi, koruma evlerindeki çocukların nafakasını, depremzedelerin çadırını, aşını çalmak olduğunu anlatmaktan imtina ederler.

Devletin öngördüğü yapı hesabını hiçe sayarak binasını ve ya eklerini kaçak yaparak insanların hayatını çıkarları uğruna hiçe saymamış, aldığı hazır yapı ya da arsanın, arazinin gerçek değerinden satış yapıldığını tapuya ibraz ederek alıcı ve satıcının vergi ve harç kaçırmasına imkan vermemiş, her alış verişite fiş kesmiş, fiş alarak vergi kaybına neden olmamış, her sattığı mala fatura kesmiş, aldığı maaştan az gösterilen bordroya imza atmamış, açıktan ücret almamış, rüşvet yememiş, yaptığı işte hak ettiğinden fazla ücret talep etmemiş, terazisi ve kantarı doğru tartan vs. vicdanı bu konuda temiz kendinle hesaplaşabilen kimse kaldığına inanmıyorum.

Karamsarım..

Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kardeşim,biz Türklerin müslümanlığı hava civa ya... Müslüman yalan söylemeyecek bir kere sorarım size var mı yakın çevrende çeşitli tevil altında da olsa yalan söylemeyen? Allah cennete gitme koşulları içinde hatta en başta yalan söylememeyi öğütlüyor! Yalanın olduğu yerde toplumsallık olmaz, toplumun olmadığı yerde de müslümanlık olmaz! Olasydı zaten şimdiye kadar bu ülkeye bir faydası olurdu! Selamlar...

Halil Güven (Sökeli) 
 10.11.2011 23:43
 

Yazınızı üzülerek okudum. Tabi ilginç olanlarla birlikte. Şu ana kadar yazınızı 476 kişi tıklamış. Okuduklarını kabul edelim. Yazınızda duygularınızdaki karamsarlık mevcut. Akıcı bir yazı. İlginç olan yaklaşık beş yüz kişi okuyacak, ama bir tek yorum olmayacak. Buda toplumun başka bir yönü. Üzüldüm dedim. İslamiyet benim için yaşam tarzı olarak benimsenecek çok güzel bir din. Tabi İslamiyeti tam anlamıyla anlamaya çalışıp uygulayabiliseniz. Çirkinleri yasaklayan insana başta olmak üzere tüm yaradılanlara değer verilmesi gerektiğini anlatır. Allah(c.c) a kulluk göreviyle beraber kulların birbirine sorumlulukları ve yaklaşımların temelini verir. u gün İslamiyetin özünü en iyi uygulayan insanlar vardır ve bu insanlara saygı duyarım. Hz.Ömer (r.a)bir sözü vardır. " Gün gelir inandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi yaşarsınız" der. Sorun yaşadığı gibi inananların çoğalmasındadır. Vahşi kapitalist sistemde buna nefisle beraber yardımcı olmaktadır. Devamı var.

hssensoz 
 10.11.2011 22:50
 

Bende karamsarim,cok guzel bir anlatim,yazilarinizin devamini ve saglik,mutluluklar dilerim.

Okan Gokcenlik 
 09.11.2011 20:30
 

Selamlar. Yazınızın son cümlesi hariç bütün belirlemelerinize katılıyorum. Son cümleniz biraz fazla katı hüküm içeriyor. Çok az da olsa gerçek ahlaklı insanlar var. Saygılar

SÜLEYMAN SIRRI 
 06.11.2011 23:45
Cevap :
Kuru bir kibritin tüm yaş odunları yakıp bizi ısıtmasını bekleyemeyiz.Odunların çoğunluğunun kuru olması gerekir,içimizi ısıtmak için. Mübarek bayramınızı kutlar,saygılarımı sunarım.  09.11.2011 21:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 254
Kayıt tarihi
: 14.10.11
 
 

İstanbul 1946 doğumlu, gazetecilik yüksek okulu eğitimliyim. Müzik ve her türlü spor aktivitesi y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster