Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
202
 

Bu nasıl dava?

Bu nasıl dava?
 

"Ergenekon davasını, ben Dreyfus davasına benzetiyorum"


Onursal Yargıtay Başk. Prof. Dr. Sami Selçuk bakın ne diyor;

"Ergenekon davasını ben Dreyfus davasına benzetiyorum.
Dreyfus davasında da toplum ikiye ayrılmıştı: ’Dreyfus yandaşları’ ve ’Dreyfus karşıtları’ diye.

Bizde de ’Ergenekon davasında iddianame boş lakırdılardan ibaret’ diyenler de var, ’Demokrasinin önünü açacak, ciddi’ diyenler de...

İki taraf da bunları söyleme hakkına sahip değil.

Hukuk bilinci olan bir toplumda herkesin bu konuda yargıya yardımcı olması ve susması gerekir.

Dünyanın hertarafında ilk soruşturma gizlidir. Türk Ceza Yasasının 277, 285 ve 288. ve BasınYasası’nın 19. maddeleri çiğneniyor." ...

Daha ortada iddianame yokken, belgeler 'sebil' gibiyken, ele geçirdiğimiz her harfi ganimet saydık, yanına da istediğimiz harfleri koyduk, adına da 'habercilik' dedik, sular seller gibiydik.

(Sızıntıların oluk olmuş aktığı zamanlardan bahsediyorum. Yorumlarımızla kararlar verip, o kararlar, o peşin hükümlerle "Vakit"siz öten horoz olduğumuz günlerden.)

Adına cumhuriyet tarihinin en büyük davası denilen 'Ergenekon'u 7'den, 70'e,
herkes konuştu, yazdı, çizdi.

Gerçekten bize has bir özellik midir ne, eskiden moda olan bir sözle benzetme yaparsak , ağzı olan konuştu.

Hala da devam ediliyor.

Meğerse, biz neler biliyormuşuz neler...

Ben bilmediğim için soruyorum:

Bu gidişe neden kimse dur demedi, demiyor, denemez mi?

Devletimizin böyle bir yaptırım veya engelleme gücü vardır sanıyorum.

Sayın Selçuk'un yukarıda belirttiği suç unsurlarını ve maddelerini başka bilen veya uygulaması gerekenler yok mu?

Yoksa, yargıdan önce yargı olup yargılama birilerinin işine yarıyor olabilir mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biri veya birileri bizim aklımızla oynuyor ama kim veya kimler. Ve niçin?

Ayrıntıda gezinmek 
 28.07.2008 23:52
Cevap :
Sayın Ayrıntıda gezinmek, aklımızla oynayanlar, ayrıntıda gizli olabilir. Saygıyla.  29.07.2008 7:41
 

Sevgili Sadi, Ergenekon gökten zembille inmedi bu ülkeye. Ergenekon, 2.Dünya Savaşından sonra ABD tarafından, Sovyetler Birliği tehlikesine karşı NATO ülkelerine , yeraltı örgütlenmesi şeklinde yavaş yavaş şırınga edildi. Bu örgütlenmenin Türkiyede'ki adı Ergenekon. Zaman içinde NATO adı altından çıktı, devlet içinden kollanan yasadışı ve yeraltı faaliyetleri organize eden örgüte dönüştü. Yıllardır yaşanan "derin devlet" olgusu farklı mıdır ki Ergenekon'dan? Ergenekon, siyasi ortama göre şekil almış ve faaliyetlerine her dönem devam etmiştir. Hepimiz konuşuyoruz ama yüzeysel. İddianamede de derine inilen bir konu söz konusu değildir. Aysbergin görünen yüzünü konuşuyoruz sadece. Değil aydın, gazeteci v.d kesimlerin konuşması ile yargı bile ne kadar neresinde farkında değil veya daha fazlasını yapamıyor.

ÇokEskidendi 
 28.07.2008 20:32
 

Neden Dreyfus; çünkü bir ihtilalin hazmedilişinin hikayesidir o olay. Emil Zola bu olayı anlatırken aslında Fransız ihtilalinin bir profili görüntüler. Yani Dreyfus özelinde Fransız ihtilalinin hazmedilmişliğini sorgular. Yoksa bir yüzbaşının akibetinde değildir olay.

Murat SEVGİ 
 28.07.2008 19:46
Cevap :
Sayın Sevgi, katılıyorum.  29.07.2008 7:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 1170
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 853
Kayıt tarihi
: 15.04.08
 
 

Atatürk, cumhuriyet ve Türkçe sevdalısıyım. Hayatımda hiçbir konu veya olay karşısında 'keşke' de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster