Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '09

 
Kategori
Satranç
Okunma Sayısı
2785
 

Bu pazar gününü Satranç Turnuvasında geçirdik.

Bu pazar gününü Satranç Turnuvasında geçirdik.
 

Tarihlerin 20 Aralık 2009 olarak gösterdiği bu pazar günün de küçük kızım Melila'nın 1 senedir devam ettiği Satranç Derneğinin Yamanlar Koleji'nde ki yemekhanesinde 2'nci defa düzenlediği Satranç Turnuvasında güzel bir gün geçirdik.

Eğer, Derneğimizden bahsetmem gerekirse ÜSED (Üçyol Satranç Spor Kulübü Derneği) İzmir’imizin Şirin ve yeni ilçesi olan Karabağlar’a bağlı Bahçelievler Semtinde TANŞAS'ın arkasında ki TEDAŞ veznesinin yanında bulunan yerde faaliyetlerini sürdürmektedir. Burada satranca gönül vermiş öğretmenlerin gözetiminde yaşları ilkokul döneminde bulunan 5 ile 12 yaşları arasında küçük beyinlere hizmet vermektedir.

Melila, geçen yıl ilkokula başladığı zaman öğretmeni Namık Sarımusaoğlu ile tanıştık. Kendisi ise hem Bölge hakemi hem de Satranç hocası. İlkokul birinci sınıfa yeni gelmiş olan yeni öğrencilerine satrancı sevdirmek üzere okulumuzda verdiği kısa dersler sayesinde Melila diğer arkadaşlarından çok satrancı sevmeye başladı. Benimde satrancı bilmemden dolayı da sevgisi daha da arttı. Kendisine devamlı desteğimi eksik etmedim. Devamlı onun yanında oldum. Böylece onunla satranç oynayarak kızımı satrancı sevmesini sağladım. Yaz dönemimde kızımla benim bu dayanışmayı gören Namık Bey derneğine bizleri davet etti. Derneğe gide gele, gide gele satrançla öyle hasır nesir olduk ki derneğinde arada bir tertiplediği antrenman turnuvalarına katılıyor bir şeyler yapmaya çalışıyorduk.

Yaz dönemi bitip kış dönemine başlayınca bizden ücret istendi. Ben bu ücreti ödeyemeyecektim. Çünkü bir yerde çalışmıyor ve bu nedenle de bir gelirimin olmaması nedeniyle benden istedikleri ücreti karşılayamayacağımı kendilerine illettim. Hatta kızmı artık satranç derneğine göndermemeyi bile düşündüm. Ama kızımın da kendisini geliştirme adına devam etmesini de istiyordum. Bunun üzerine Derneğin sahibi Ali Han Hocamıza benim kontra-plak tahta üzerine yakma resim çalışmalarım olduğunu belirttim. Ben de kendisinin ilerde düzenleyeceği satranç turnuvalarında dereceğe girenlere plaket hazırlayabileceğimi hatta ücret almadan plaketleri seve seve yapabileceğimi illettim. Ali Han Hocamızla her konu da mutabık kalarak el sıkıştık.

Derneğimiz ÜSED adına Karabağlara bağlı Yamanlar Kolejinin de vermiş olduğu olanak dahilinde ayda bir kere olmak üzere Satranç Turnuvaları düzenlenmeye başlandı. İlki geçtiğimiz Kasım ayının 15’inde yine aynı okulun yemekhanesinde gerçekleşmişti.

Bu Pazar günü erkenden kalkıp yapmış olduğum plaketleri de alarak kızımla birlikte Yamanlar Kolejine doğru yola çıktık. Oraya vardığımız da herkes yavaş yavaş geliyor kayıtlarını yaptırıyordu. Kızım kaydını yaptırırken bende orada herkesin görebileceği bir masaya ellerimle yaptığım plaketleri yerleştiriyordum.

Şimdi sizlere bir Satranç Turnuvası hakkında kısa bir bilgi aktarayım.

  1. Bu tip turnuvalar nasıl yapılır?
  2. Kaç kişi katılmalı?
  3. Turnuva da bir kişi kaç maç yapar?
  4. Puan sistemi nasıl işler?

Turnuvaya herkes katılabilir. Fazla katılımcı olduğu zaman turnuva İsviçre sistemine göre yapılır. İşviçre sistemini bildiğim kadarıyla şöyle izah edeyim. Herkes Tur sayısı kadar maç yapar. Tur sayıları genel de katılımcı sayısı kadar olur. Birincinin ya da sonuncunun kesin olarak belirlenebilmesi için tur sayısının turnuvaya katılan oyuncu sayısının iki tabanınnda logaritmasına en azından eşit olması gerekir. Örneğin 5 tur için 32'den, 6 tur için 64'en fazla olmamalı. Ne kadar tur yapılması öngörülüyorsa katılım sayısı belli bir sayı ile sınırlandırılabilir. Eleme yoktur. Fakat maç sonucunda galibiyete 1, beraberliğe ½ puan verilir. Yenilgiye puan verilmez. Dolayısıyla ilk turda eşleşme herkesin puanı 0 puan olduğundan herkes kura ile birbirleri ile karşılaşabilir. Daha sonra ki turlar da aynı puana sahip olanlar arasında yapılan eşlenme sonucunda turlar gerçekleştirilir. Tur sonucunda en fazla puanı alandan en az puan alana doğru sıralama yapılır. Aynı puana sahip olanlar arasında da sıralama ise şöyledir. Rakiplerin almış oldukları puanların toplamına göre yapılır. Bu hesaplama ile birlikte aynı puanda olanlar arasında hangilerin daha güçlü rakiplerle karşılaştığını bulabilmektir amaç. Aynı puanı olanlar misal daha güçlü rakiplerle karşılaşmışsa sıralama da üst sırada yer alır.

Bu açıklama sonrasında sizlere dün Yamanlar Kolejinde gerçekleştirilen 2’nci ÜSED Antrenman Turnuvasında esintiler sunmak istiyorum.

Turnuva Minikler ve Süper Minikler olmak üzere iki kategori de düzenlendi.

Minikler de 4, 5 ve 6’ncı sınıflar, Süper Miniklerde de Ana sınıfı, 1, 2 ve 3’üncü sınıflar da okuyanlar yarıştı. Melila ise Süper Minikler de mücadele etti. Kızım iki turnuvaya da katıldı. Bu turnuva da oynadığı 6 maçta 3 tanesini kazanıp 3’ünü kaybetti. 15 Kasım’da ki ilk turnuva da 6’da 4 yapmıştı.

Turnuva da velilerde vardı. Çocukları salonda ter dökerken veliler de dışarı da onları heyecanla beklediler. Birbirleri ile sahbet ettiler. Maçı biten çocukların yüzlerinde ki ifadeyi görmenizi isterdim. Çocuklarımızın o an iki yüzünü de görmek mümkündü. Kazananın yüzünde sevinç varken yenilen ise üzgündü. Ağlayanlar bile vardı. Onları teselli bile etmek zor geldi ebeveynlere. Turnuvayı tamamlamadan gidenler bile oldu. Bazen de ben de teselli etmeye çalıştım onları. "Boşver, takma kafanı, sen bundan sonra yapacağın maçı düşün. Eminim bundan saonra ki maçı kazanabilirsin sana güveniyorum" diyerek yenilgiden üzülen çocuklara moral vermeye çalıştım. Sonra bakmışsım o çocuk bir sonra ki turda galip gelmiş.

Turnuva sonunda ise ödül töreni vardı. Turnuva da birinci, ikinci ve üçüncü gelen sporculara benim yapmış olduğum plaketler takdim edilirken 4’üncülükten onunculuğa kadar olan derecelerin ödülleri ise madalya olarak verildi.

Görmeliydiniz. Tamamen benim eserim olan plaketler bütün orada bulunan herkesin odak noktası oldu. Herkes tarafından yaptıklarım beğenildi. Plaketlerin daha güzel olması için herkesden gelecek olan önerilere açığım.

Çocuklarımızın böyle etkinliklere katılması ve güzel bir gün geçirmeleri güzel bir şey. Hocalarımız sayesinde güzel günler geçiriyoruz. Böyle turnuvalar yapıldıkça çocuklarımızın ufku genişliyor, değişik insanlar tanıyor, onlarla birlikte oynamanın keyfini çıkartıyorlar. Ve daha önce satrançla ilgili yazmış olduklarım yavaş yavaş gerçekleşiyor.

Hayatın zorluklarını görüyor, düşünmeyi öğreniyor. Hatasını görerek daha çok pişiyor. Yani satranç bir okul gibidir. Yani okul dışı eğitilerek hayata hazırlanıyorlar çocuklarımız.

Bizleri bu yolu gösteren kızımın öğretmeni Namık Sarımusaoğlu’na derneğin en yetkili kişisi Ali Han Hoca’ya teşekkürlerimi sizlerin nezdinde sunarım.

Bu ara da sizler de çocuklarınıza ufuklarının gelişmesi için bizlere katılabilirsiniz. Sizleri bekliyoruz efendim.

ÜSED (Üçyol Satranç Spor Kulübü Derneği) WEB Sitesi: http://usedsatranc.com/index.php?option=com_content&task=view&id=5&Itemid=6

Diğer Bölgeler de dernekler için başvuracağınız adresler. http://www.tsf.org.tr/federasyon/satranc-merkezleri

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocukluğumdan beri dama oynarım. İyi de oynarım. Sevgili Ahmet, bir sonraki müsabakalar için beni haberdar et. Melila'ya başarılar, seni de bu güzel uğrşa destek olduğun için kutlarım. Sevgilerimle...

İlyas Bayram 
 04.01.2010 10:09
Cevap :
İlyas ağabeyciğim bundan sonra ki turnuva 17 Ocak 2010'da. Yinre aynı yerde, O gün bizlere ayrılacak vaktiniz varsa buyur gel. Sende ortamı gör, o havayı sola. Melila'ya destek ver. Seni görünce moralenir. Bilirsin seni çok sever. Hatırlarsın değil mi? Kuş cennetine gitmiştik. Simitleri boğazımızdan geçirirken sizler bisikletime binmiştiniz. Hatta arabanın iiçersinde sakallarını okşamıştı. Turnuva sonunda bize gideriz. Yemek filan yeriz. Yaptığım çalışmaları sana gösteririrm. Selamlar.  04.01.2010 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1222
Toplam mesaj
: 180
Ort. okunma sayısı
: 3165
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster