Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
262
 

Bu sağ zihniyet neden böyledir?

Bu sağ zihniyet neden böyledir?
 

Eylemciler dün Taksim'de su tabancalarıyla eylem yapmak istedi; ama eyleme izin verilmedi; polisin copu, gazı ve tazyikli suyuyla dağıtıldı.
Haberlerde görüntüleri izledim; polise çok kızdım ama onların bir emir kulu oldukları aklıma geldi; kızgınlığımı idarecilere çevirdim.

Bu sağ zihniyet neden bu kadar çok korkuyor eylemden?
Korkmasa izin verirdi, değil mi?
Demokrasi çerçevesinde yapılan eylemi kimse yasaklamaz, demeyin.
O zaman sorarlar: Su tabancalı eylem otokrasi mi?
Eylemcilerin yolu kapatmasını mı, demokrasi dışı buluyorsun?
Kapanan yol olsun, her gün, her saat eylem yapmıyorlar ya, devletceğizim.
Senin düzen bozulmasın diye, insanlık dışı hareket etme anlayışını koca karılar öpsün.

Demokrasi dışı eylemlerde polisin yanındayım, demokrasi çerçevesindeki eylemlere devlet izin vermiyorsa, anadan doğma eylemciyim.

 ***
 Pek tuhaf halkımız var, pek...

Daha önceki yazılarımda söyledim: Halkımızın doğasında eylem yok, eylemlerde hep devlet tarafındadır, diye.
Ama bu, aydın insanlar tarafından hep göz ardı edilir.
Göz ardı edildiği için aslı olmayan iddialarda bulunur.
Gezi eylemleri, AKP'nin karizmasını çizdiğini dillendirdi bir çok entelektüel..
İddialarının asılsız olduğunu, halkın düzen taraftarı olduğunu, daima düzeni sağlayan devlet tarafında olduklarını, hele bir de devlet muhafazakarsa, canla başla yanında olduklarını söyledim.

Alın size biricik bir örnek..
Bu örnek korkunç ama...
Dün Taksim'de ki eylemcilere izin verilmeyince, polis eylemcileri dağıttı; ara sokaklara kaçan eylemcileri, polisle beraber palalı, bıçaklı dört beş kişi de kovaladı.
Tepik atıyorlardı; insan olduğundan şüphe duyduğum biri, bir kadın eylemcinin sırtına tekme attı.
TV'de manzarayı izleyen ben utandım, ama o vatandaşın yüzü bile kızarmadı.

Palalı ve bıçaklı eylemci karşıtlarını gören muhafazakarlar, provakasyon olma ihtimalinden korktular.
AKP muhalifleri ise, AKP'nin adamları diye komplolar kurdular.
Gerçek ise, mahalledeki bir kaç esnafmış.

Palalı ve bıçaklı eylemci karşıtları da polis tarafından tutuklanır; tutuklanan eylemciyi savarlar, mahkemeye çıkarılır; pek muhterem hakim bey, sanki ödül verir gibi serbest bırakır.

Hukuğun bittiği ülke: Türkiye/
 gel de böyle deme!..

 ***
Kendi aklıyla düşünmemek

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde bir grup BDP'li toplanıp karakolları protesto etmek ister,
edebilir, en doğal hakkıdır; hele bir de o yörede yaşamış insanlar için misliyle doğal.
Buraya kadar güzel...
BDP'lilerin protesto edeceği karakol arazidedir; karakolun bulunduğu güzergahta mayın tehlikesi olduğu için asker, eylemcilerin karakola gitmesine izin vermez;
bunun üzerine, BDP'li grup ile asker arasında gerginlik yaşanır;
BDP'li eylemciler, askerin kurduğu etten seti aşmak ister;
iter, kalkar, düşer...
Ve olay sonradan tatlıya bağlanır..

Şimdi burada hangisi demokratik?
Hiç şüphesiz ki asker...
Onları korumak için hem önlem alıyor, hem uyarıyor.
BDP'li grup ise saldırıyor o askerlere...

İşte burada her şey anlaşılıyor.
İnsanlar, kendi akıllarıyla değil de örgüt, parti, lider aklıyla hareket ederse sonuç örnekteki gibi hüsrandır.
Kendi yararına yapılan bir işi, kendine saldırı gibi anlar...


 -Mustafa Yıldırım - 08.07.2013 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Bey, devlete egemen olanın sağı solu olmaz, bu anlamda yazınızı eksik buldum. Stalin’in tankları altında kalmak nasıl bir solsa, New York’ta birkaç bin kişilik insanın Kapitalizm karşıtı gösterilerine karşı güç kullanmakta benzer bir sağdır; ama küreselleşmiş bir sağdır. Tedbirlidir olabildiğince, bu yüzdenmiş Mısır’da yaşanmakta olana askeri darbe demeyişleri… Yakınçağ’ın sağ ve sol kavramlarının yoktur birbiriden farkı, hakikati tersyüz eden birer sömürüden ibarettir. Önemli olan birlikte yaşamayı becerebilmektir, bunun yolu da mücadeleci bir hayat görüşü değil, kendisinden ötekileri de düşünebilmesidir insanın. Buna, yönetenin yönetileni, yönetilenin de yöneteni düşünebilmesini eklemeliyim. 3 Kasım 2010 tarihli “Sağ ve sol kavramları üzerine…” başlıklı yazımı okumanızı öneririm. Bu yorumumla ne anlatmaya çalıştığımı, söz konusu yazımı okuduğunuzda daha iyi anlayacağınızı umuyorum. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 08.07.2013 22:45
Cevap :
Çok teşekkür ederim.  09.07.2013 22:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 587
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster