Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '09

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
893
 

Bu sanat değil

Bu sanat değil
 

Ödemiş Kız Meslek Lisesi


Aşağıdaki açıklamayı "Vikipedi"den buldum;


Graffiti, en temel anlamıyla, duvar yazıları ve resimler yoluyla kendini ifade eden bir görsel uygulamadır. Grafik sözcüğü kökeninden türetilmiştir.

Graffiti, kimi çevrelerce bir sanat dalı olarak kabul edilirken, bir başka bakış açısı da, graffitiyi vandalizm olarak değerlendirmektedir.


İşte bu bakış açısından yola çıkacak olursak, her iki türlü değerlendirebiliriz "grafiti"yi. Avrupa'daki örneklerine baktığımızda gerçekten çok başarılı, en azından sanatsal bir değeri olan ürünler ön plana çıkmakta. Gerçekten karışık beyin yoran, bakış açısı gerektiren bu eserler çoğunlukla çevrenin bütünlüğünü bozmayacak nitelikte yaratılmaktadır. Zaten bu tür kişilerin belli yerlerde sanatlarını icra etmelerine emniyet güçleri de müsade etmektedir. Çünkü yapılan şey bana göre gerçekten sanattır, bir dışavurumdur. Kimseyi incitmez, belirli bir sosyal mesaj içeriğini de üslubuyla barındırır.


Ancak ülkemizdeki örneklerine baktığımızda, hatta ülkemizdeki değil de, daha yerel olarak, kendi mahallemizdeki ya da ilçemizdeki örneklerine baktığımızda, kirlilikten başka bir şey olmayan, hiç bir sosyal mesaj içermeyen (sevgilinin babasına edilen küfürlerin dışında) kendine saçma bir lakap seçip bunu da duvara yansıtan kişilerin ürünlerinden başka bir şey görmüyoruz. Hatta ürün de demeyelim, pisliğinden başka bir şey görmüyoruz. Okul, hastane, park duvarlarını böylesine rezil bir şekilde kirletmenin hiç bir sosyal anlamı, sanatsal değeri yoktur. Bu açıdan baktığımızda da "vandalizm"den başka bir şey değildir. Ama sorsanız kendilerini "grafiti sanatçısı" olarak değerlendirirler. 13-14 yaşında çocukların eline verseniz kağıdı kalemi bunlardan daha güzel eserler çıkarır, ancak koca koca adamlar ellerinde sprey boya akşamdan akşama duvarları boyamaya koyulurlar. Yurtdışında gerçekten sanatsal değeri olan bu eserlere müsamaha gösteren emniyet güçlerinin, bence Türkiye'de buna kesinlikle müsade etmemesi lazım.


Sonuçta özgürlük göreceli bir kavramdır. Birinin özgürlüğünün başladığı yerde diğerininki biter. Onlar sanatlarını icra etme (!) özgürlüklerini kullanırken benim içimi karartmaya kimsenin hakkı yok.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 658
Kayıt tarihi
: 07.07.09
 
 

1983 doğumluyum. Mersin Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Mezunuyum. İzmir'de bir özel okulda İngilizce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster