Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
581
 

Bu son açıklamam, ben Madamex

Bu son açıklamam, ben Madamex
 

mb.efsanesi, nurlar içinde uyuyunuz...


Merhaba izninizle ben de hislerimi ve düşüncelerimi paylaşmak isterim...

Tüm yazılarımda ve de yorumlarımda kimseyi incittiğimi, hedef aldığımı, kırdığımı üzdüğümü sanmıyorum.

Kimseye kabalık yapmam, kırmam, yargılamam, acıtmam.

Düşüncelerimin buluşmadığı ters düştüğü ya da haksızlığa uğradığım anda dahi yaşamdaki duruşumdan ödün vermedim, yani bayalığın karşısında; anlaşılan dil bu ben de anladıkları dilden konuşayım fikri, aklımdan bir an dahi geçmedi.

Bilirim kişi neyse odur, söylemlerle, eleştirilerle, yermeyle , dayakla ya da kötü sözle kimse alacağını al(a)maz, bildiği yönde devam eder.

Bilirim çamura taş atmanın sonuçlarını, istemem ne üstüm kirlensin, ne de o kişinin sureti kalsın beynimde.

Düşünür, üzülür, acır ...ama durmaz geçer giderim, yok sayarım, yaşanmadı sayarım ve unuturum o adresi, kimliği.

Hatasını anlayanın özürlerini kabul eder bir şans daha tanır ama temkinli olurum.

Dolayısıyla ben sadece bu blogda değil diğer yazdığım tüm bloglarda aynı tarz, aynı benlikle yani kısaca kendimdim neden anlamadınız, neden bu kadar sevgisiz , sınırsızdınız, yokkk yokkk hemen yargıya geçtiğimi sanmayın, şaka yaptım :)) bu değil ki tarzım.

En kızgın ya da üzgün olduğum anlarda bile LÜTFEN, RİCA EDERİM, TEŞEKKÜRLER... diye tamamlamaz mıyım yazı sonlarımı...bakın yine diyorum.

Bana yazdıklarınız, yorumladıklarınız değil konu olan, sadece üslup...üslubumuzu düşünelim.

Varsayalım ki karşımızdaki hatalı, yanlış muhalif olunan anlarda daha önemli değil midir.

Ses tonu, bakışlar, cevap şekli, cümleler, karşı tarafa işaret parmağımızı sallarken o kızgınlıkla, işaret parmağı karşı tarafı gösterirken, tuttuğumuz diğer dört parmak bizi göstermez mi , alttan alttan ....tüm bunların toplamı değil midir kişiliğimizin göstergesi.

Kötü söz kime aittir, nefret, sevgisizlik, aşırı tepkiler, tırnak ve dişlerin parçalar pozisyonunda olması, ağızdan akan salyalar, kimin çıtasını yükseltir(!), kimi sevimsizleşitirir, hangi haklı kişi bu noktada haklı yada mağdur gözükür (haklı olduğunu da varsayarsak).

Tepkiler demişken;
Her olaya herkesin, her toplumun, tepkisi aynı mıdır?

Gelişmiş, az gelişmiş ya da gelişememiş toplumlarda yaşanılan olaylarda tepkileri gözünüzün önüne getirin.

Düğünlerde, cenazelerde, tören, hastalık, acı , tatlı olaylarda ki tepkileri düşünün.

Bizlerde mümkün müdür, cenazeye gitmeden önce, en şık kıyafetleri giymek, makyaj yapmak, yüzünüzde tebessümle dolaşıp, misafirlerinizi ağırlamak ya da hiç ağlamadan sessizce son görevleri yerine getirmek...(???)

Bizim kültürümüzdeki saç baş yolma, metrelerce öteden duyulabilecek feryat , figan, çığlıklar , kendini yerden yere atıp kafa göz patlatmalar... Peki kültürümüzle alakası olmayan toplumlarca (az önce yukarıda ki örnektekte olan toplum için mesela) bizim tepkilerimize onların bakış açısı nasıldır acaba??

Burada mukayese ettiğim bir konu yok, o doğru bu yanlış meselesi değil altı çizilmek istenen, vurgulanan "tepkiler"...

Sevdiğimi kaybettiğimde, bir gün sonrasında da onun için özel olan, tüm alanlarda bir an " o" imişim gibi kaybımın yerine geçebilirim, çünkü o anda "onu" yaşıyorumdur, diyelim ki benim tepkim de bu yaşadığım olayda...bunun için yargılanmak ne derece adil, ne derece doğru ya da medeni...

Neden ablam bu kadar yargılandı, üzüldü ) hani konumuz tepkilerdi ya! o an, ablamın psikolojisi, hisleri onu öyle yönlendirdi, olmayacak şeymiydi?

Buna da çok üzüldüm, yargısız infaz... engizisyon mahkemesinde hissettirmek karşı tarafı.

her şerde bir hayır vardır...bu sözden yola çıkarak , kişilerin şapkalarını önüne koyup kendilerini, sadece kendilerini düşünmelerini isterdim, bu bloğu yazan kişi kendini çok düşündü... empati yaparak, kendini düşünerek karşı tarafı yakaladı, anladı, o kısa süreç ve geçen uzun süreçte ki yaşanılanları...

Gördünüz mü hayat bu kadar işte sevgili arkadaşlarım ...bir an... herşey sonsuzluk olabiliyor...siz de sonsuz yolculuğun adaylarısınız!

Bu gerçekten yola çıkarak, tepkilerinizde daha sakin, medeni, nazik, saygılı olun , demiyorum, demem de ...ama içimden tüm bu cümleler hızla geçiyor alt yazı şeklinde...

Yazdıklarım nasihat değil, sadece hatırlatma, , ,

LÜTFEN, samimiyetime inanın...RİCA EDERİM, birbinizi incitmeyin KABALAŞMAYIN, samimiyetle sınırsızlığı karıştırmamanızı diliyorum ...TEŞEKKÜR EDİYORUM...MUTLU KALIN:)))

Blog'da yorum var, "nakış" bloğumda daha detaylı anlattım...aşağıda linki okumak isterseniz...

Not: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=106402

DEMEZ MİYDİ ????

EĞER YAŞIYOR OLSAYDI...

Günlerdir içimden atamadım, önceleri inanmadım...gitmek istedi, giderken bir anda ilk aklına geleni yaptı (ki tarzının bu olmadğını bilerek ) yine de böyle düşündüm, bu fikre sarıldım, buna inanmayı seçtim ilk zamanlarda...

Konduramadım o muhteşem insanın uzaklara gidebilme ihtimalini ...o beyin, o yürek, o insan...yok yokkk bu başka birşeydi, o gidemezdi gitmezdi....

Günlerce yorum, mesaj aklıma gelen herşeyi yazdım...inanmamıştım ki...şimdi de inanmama rağmen hala rumuzunun sonuna ex yazamıyorum...yazmayacağım da...

Biliyor musunuz; benim değer verdiğim , iletişimde olduğum, saygı duyduğum hiç bir kaybım olmadı, hiç böyle bir acı tatmadım...bu ilk....son olsa keşke...

Güzel rabbim ; ailesine , sevenlerine sabır versin...

Sevgili yadigarımız Zekiye hanım umarım son isteği yerine getirirsiniz ...o güzel ruhun yansıması olarak sizin de çok değerli olduğunuzu hissediyoruz onun sevenleri olarak...

Asilmadam'ım nurlar içinde uyu, hep yaşıyor olacaksın sayfamda...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

MADAMI; daha bugün; başımız sağolsun....

Mezopotamya Prensesi 
 03.08.2008 16:27
Cevap :
bende bugün Osman Yağmurdereli'yi öğrendim...ona da içim yandı...e,artık bi kaç günde onun için yanarım...herkes mi böyle yaşıyor yoksa azınlıkta olanlarda mıyım bilemedim prenses...ben ÇOKK ETKİLENİYORUM BU KAYIPLARDAN...NUR İÇİNDE UYUSUNLAR...  03.08.2008 23:14
 

ama senin paylaşımların daha özel olduğundan görüyorum ki hepimizden daha çok acıdı canın, güzel yürekli arkadaşım hayat devam ediyor , sar yaralarını

Dilek Fuçucı 
 10.07.2008 9:05
Cevap :
evet ,hemde çok acıdı Dileğim...empati yapıldığında daha iyi anlaşılıyor...çok değer verdiğin ve cok önemsediğin bir blogeri düşün, pat diye haberini al...öyle birşey...teşekkür ederim can kadın...  10.07.2008 17:15
 

Bir ölüm haberinin bu şekilde yorumlanıp muammaya dönüştürülmesini aklım almıyor. Yalan olsa bile okuyup geçse ne kaybederdi acaba inanmayanlar? Asıl ölümsüz gerçek onun buradaki yazıları değil mi?

Murakami 
 24.06.2008 10:31
Cevap :
merhaba Celal bey, bana da son derece üzücü, kaba , yorum yazanlar oldu hatta hakaret boyutlarında...neden bu kadar önemsediğim, üzüldüğüm birçoklarınca anlaşılamıyor, aslında gayet basit madam içimde ki bendi, ruhuma yansıyandı . bu hakaretler bu üzücü talihsiz açıklamalar, derinliklerde sevgisizlik,kıskançlık yattğı için ve yazanlarında ellerinde olmadığını yetiştirilme tarzı, genler, spirütüel gelişme eksikliğinden dolayıdır. ve hiç kızamıyorum ama üzülüyorum, keşke yardımcı olabilsem ama???sizin değerli yorumunuzla cevabım olsun, tavrımın anlaşılması için asilxmadam tarafından tüm yazıların çok dikkatli ve özenle okunmasını rica ederim o vakit duruşumun daha iyi anlaşılacağımı düşünüyorum. Renk verdiniz teşekkür ederim , saygılarımla  24.06.2008 12:04
 

Yazınızı sonuna kadar heyecanla okudum ama pek bir şey anlayamadım. Acaba "madamex" siz misiniz, kardeşi misiniz?" düşünceleri bile geçti kafamdan. Sonunda yazınızın nalamını anlayabildim. Ellerinize sağlık, çok güzel yazmışsınız. Pek kimsenin dikkatini çekmeyebilir ama ben biliyorum, rahmetlinin bu sitede ilk yazısı olan "Yıldızını söndürmek" bloğuna, hayranlıkla ilk yorumu yazan sizdiniz. Siz de onu tıpkı benim gibi hemen sevdiniz. Ben maalesef sağlığında yazılarının tümünü okuyacak zaman bulamadım. Ama siz tahminime göre tüm yazılarını zevkle okudunuz. Zira ilk yorumunuz şöyleydi: "artık uzuncaaa bir süre kitap yok! Bloglarınızı sil baştan okuyacak , okuduklarımı ise, tekrar okuyacağım, tekrar yazacağım, ne kadar sürer bu , ne kadar devam eder bende bilemiyorum diğer bloğunuzda kitap yazmaktan bahsetmiştiniz, keşke konuyla alakalı biraz bilgim olsa, bu proje hayata geçti mi, evetse kitabı nerden ve nasıl temin edebilirim? Kundelas- Sevdakılıçaslan 19.06.2008 22:40:49"

Mustafa Mumcu 
 23.06.2008 14:59
Cevap :
merhaba Mustafa bey, evet bende çok kısa sürede sevdim onu...derinliklerinde kaybolunan bir düşünürdü...hayatımın en güzel benzetmesini ve iltifatını aldım sizden beni "o"sanmanız inanılmaz onurlandırdı, onun özelliklerini taşımak bir şereftir, teşekkür ederim...KEŞKE KARDEŞİ OLMA AYRICALIĞINA DA SAHİP OLSAYDIM!!! Bu arada sizde çok duyarlı, hassas ve dost bir yapıya sahipmişsiniz bu vesileylede sizi tanımış oldum... Saygılarımla...  23.06.2008 22:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 86
Toplam yorum
: 266
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 7980
Kayıt tarihi
: 07.10.07
 
 

Çocuk yetiştiriyorum dünyanın en zor, en güzel, en önemli işi değil mi? İşim bu. Vizyonum, Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster