Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '12

 
Kategori
Teknolojinin Geleceği
 

Bu tedirginlik ve bu hukuk bizi kanser yapacak

 

Cep telefonları hayatımızı değiştirmek için çok basit bir şey ihtiyaç duyuyorlar: Elde duran ve sesimizi iletip bize karşı tarafın sesini getiren bir cihaz; elde duran cihazın diğerleriyle konuşabilmesi için dalgaları taşıyan baz istasyonları; baz istasyonlarının aramaları yönlendireceği santrallar...

Bugün bu cihaz üstünden konuşuyoruz, internete giriyoruz, fotoğraf çekiyoruz, müzik dinliyoruz, alışveriş yapıyoruz, ve daha bir sürü şey...

Günün birinde birileri bu cihazın kanser yapma ihtimali taşıdığını söyledi. Kitleler o insanlara inandı. Bilim çevreleri tüm imkanlarını seferber ederek toplumda yıldırım hızıyla yayılan bu bilgiyi “doğrulamak” için testler deneyler başlattı. Sigara için yapılmayan araştırmalar ve testler cep telefonu için yapıldı. Sanırsınız ki cep telefonları Brüksel lahanası gibi olsa da olur olmasa da olur bir alet... Ama ne yaparlarsa yapsınlar bir türlü dişe dokunur sonuçlar çıkaramadılar. Topluma bu sonuçsuzluk “bir şeyler var ama söylemek istemiyorlar telefon şirketleri engelliyor” söylemiyle lanse edildi.

Ama sonra bir tek ülkemizde inanılmaz bir konu gündeme geldi: Kanser yapmıyor olabilir, kanıtlanmış bir şey çıkarılamamış olabilir. Ama insanları tedirgin ediyorsa baz istasyonlarını kaldırın.

Bir mahalle düşünün: Orada 10 bin kişi yaşıyor. Yaşayanların yüzde 85’i cep telefonu kullanıyor. Birbirlerini gün aşırı arıyor, mesajlar atıyor, kısacası bu aletin bütün nimetlerinden faydalanıyor. Bir başka deyişle anayasayla garanti altına alınmış haberleşme özgürlüğünü kullanıyor. Ama mahalledeki biri “ben biraz tedirgin oldum” diyor. Bu noktada ne beklersiniz? Devlet gibi haberleşme hakkını garanti altına almış olan bir kurumun “yapmayın etmeyin o olay öyle değil” demesini... Ama hukuk sistemimiz ne diyor: “Eğer birisi tedirginse kaldırın!”

Bu tek bir mahkemenin yanlışlığı da değil. Konunun çıkarıldığı üst mahkemeler de bu karara hak veriyorlar. Aman birileri tedirgin olmasın diyorlar.

Aslında verilen karar göründüğü gibi bir baz istasyonunun çalışmasına son vermek değil. Bizim iletişimimizi engellemek, bizim iş imkanlarımızı kısıtlamak, bizi en yakınlarımızın sesinden koparmak. Ama bunu öyle yekten söyleyemedikleri için biz baz istasyonlarının kaldırılmasını değil şehir dışına taşınmasını öneriyoruz diyorlar. İyi diyorsunuz hoş diyorsunuz da bu baz istasyonları şehir dışına taşınırsa biz nasıl konuşacağız? Birbirimizle cepten konuşmak şehir dışına mı çıkmamız gerekecek?

Ben trafikten tedirgin oluyorum diyelim. Bu yüzden şehrin içindeki bütün yolları şehir dışına taşıyacak mısınız?

Benim tedirgin olduğum şeyleri de dikkate alacak mı hukuk sistemim ve devletim? Şu anda tedirgin olduğum şeyleri saymaya başlarsam ve bunları gerçekten şehir dışına çıkarmaya başlarlarsa yaşadığım şehirde pek kimse kalmaz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 9103
Kayıt tarihi
: 06.07.06
 
 

Yaklaşık 10 sene Milliyet gazetesi ve yayın grubunda çalıştıktan sonra basın ve sosyal medya danış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster