Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
393
 

Bu ülkenin öğrencileri...

Bu ülkenin öğrencileri...
 

SINAVIN BÖYLESİNE...


Bu ülkenin öğrencileri kadar sınav stresi yaşayan ve sınav için ölüm kalım meselesi” halini almış, bir eğitim sistemi daha var mı? Nedir bu öğrencilerin çektiği? Hemen hemen her sınavda bir skandal yaşanmaya başlandı. 

Geçen yıl Kamu Personeli Seçme sınavında (KPSS) skandal yaşanmıştı şimdi de YGS sınavında şifre skandalı yaşanıyor... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı olaya el koydu ve geçen yılın skandalıyla olayı birleştirmek istedi. Geçen yılki dava ise hala sonuçlanamadı. 

Her zaman ki gibi ÖSYM Başkanı skandala itiraz etti ve “olağanüstü bir durum yok” diyerek ikna etme yolunu seçti. Söz konusu şifreleme yöntemi ise; soru şıklarının tam tersi uygulandığında alt alta gelen aynı sayıdaki şıkların, yanıt niteliği taşıması idi. Bu yöntemle birkaç kişinin soruları ful yaptığı belirtiliyor. Kimi okulların öğrencilerine bu şifrelemenin özellikle verildiği de söylentiler arasında… 

Sınava giren 1, 7 milyon öğrenci var. Bunların sınava hazırlanışları ve çektikleri stres sıkıntının hesabını kimler verecek? 

Yazık bu çocuklara! 

Sürekli tekrar edilen bir işkence gibi sanki… Ne kadar vurdumduymaz yönetici kadrosu ellerindeler… Seslerini duyan yok, onları anlayan yok… Protesto yapma özgürlüklerine bile sahip değiller. Yaptıkları takdirde hemen okuldan atılma ya da uzaklaştırma cezalarıyla baş başa kalıp, eğitim hayatlarını mahveden bir sistemle boğuşuyorlar. 

Sizleri bilmem ama ben bu gençlerimize acayip acıyorum… 

Bir anne olarak düşünüyorum da; bir çocuğu büyütmenin ne emeklerle meydana getirilip, bir meslek sahibi edindirmek uğruna çekilen sıkıntıları… Bunlara ek olarak da çocuğumuzun uğradığı eğitim hayatındaki haksızlıkları… Hangi anne-babanın içi yanmaz bunlara? 

Hani resmi törenlerde öğrenciler getirtilir ve soğuk yağmur demeden resmi törenlerde konuşmalar yapılır saatlerce… Güya çocukların bayramıdır ya da gençlerin, oysa o soğuk onlara eziyettir. Ama prosedürün umurunda bile değildir. Onlar yapacakları konuşmaları düşünürler sadece… 

Çok gördük bunları resmi törenlerde… Bayılan çocuklarımız için bir ambulans bile bekletilmez. Anlayacağınız bu halkın ne insanlarının canının değeri vardır ne de çocuklarımızın... 

Oysa Atamız geleceği çocuklarımıza emanet etmişti. Onun gibi sahip çıkan da hiç olmadı, olacağını da sanmıyorum! 

Hükümet, kendi kadrosunu oluşturmak çabasında. Her alan da bunu uyguluyor. “Bi taraf olursan bertaraf olur” diyor ve aynı düşünceyi paylaşmayanlara da kesiyor cezayı… 

Konudan konuya atlıyorum ama biliyorsunuz yazar Ahmet Şık’ın yayınlanmadan kitabı toplatıldı… T.C tarihin de bir ilkti… 

Daha çıkmamış ve hiçbir yasak işlem yapılmamışken… 

Oysa bu hükümet değimliydi “demokrasi”yi dilinden düşürmeyen? 

Ne oldu şimdi? 

Bu yapılan demokrasinin hangi tanımına uyuyor? Ahmet Şık “imamın orduları” adlı kitabında, herkesin bildiği söylentileri kitaba yazdığı söyleniyor. Toplatıldı da ne oldu? Kim kazandı? 

Bence Ahmet Şık! 

Bakın o toplatılan kitap internette yayınlandı. Herkes de daha çok merak edip bilgisayardan indirdi ve okudular. Hadi buyrun şimdi okuyan herkesi de içeri atın! 

Bunlar insan haklarına, düşünce özgürlüğüne aykırı şeylerdir arkadaşlar… 

AB’ ye gireceğiz diye yırtınan bir ulusun zihniyeti böylesine yobaz olamaz! 

Lütfen önce AB diyeceğimize kafalarımızı geliştirmeyi amaç edinelim. 

Teknolojide ilerlemek neyi değiştirir bir toplumda? 

Senin elinin altında bilgisayar vardır açarsın kullanırsın ama sokakta yürürken yerlere tükürüyorsan, sen hala olduğun yerde sayıyorsun demektir. 

Eğitilmeyen, düşüncesi olumlu yönde gelişmeyen bir toplumun, bence AB’ de işi yoktur! 

Bir ülkede; 

Eğer kadın boşanmak istiyor diye kocası tarafından öldürülüyorsa,  

Üniversiteli genç kızları ilişkiye girmek istemedi diye vahşice öldürülüp bir dereye atlıyorsa,  

Çocuklar, cinsel istismara uğrayıp da uğratanlar korunuyorsa ya da yeterli cezalar uygulanamıyorsa,  

Devlet yönetimi; laiklikten ılımlı islama kayıyorsa, İşsizlik gibi devasal sorunlar varken başörtüsü gibi kısır döngü sorunlarla oyalanıyorsa,  

Bir İlahiyat profesörü (Orhan Çeker) tacizi, dekolte giyen kadına bağlıyorsa, (ki burada o mevkide ki birinin düşünce yapısının çarpıklığıdır) 

Bunun gibi toplum sorunlarının çok olduğu bir ülkede, çözüm yerine bahanelerle geçiştiriliyorsa, lütfen boşuna kendimizi AB’ne sokup da hiç rezil etmeyelim. 

Bu durumdan sadece iş dünyası kazanır, halk değil! 

Bu toplum her zaman eğitime muhtaç bir toplumdur! 

Lütfen T.C’nin her ferdi bunu bilerek hareket etsin. Bu toprakları nasıl kazandığımızı tarihler yazıyor kıymetini bilelim. 

Bizler, veliler olarak çocuklarımızın hakkını mutlaka ÖSYM’ den sormalı ve bu skandallara bir son vermelerini istemeliyiz. 

Rahat koltuklarında oturanlar ya sorunları çözsün ya da çekip gitsinler! 

Biz Türk halkı olarak bu kadar basit ve değersiz değiliz. Gitgide bilinçlenen ve hakkını arayan bir millet olmaya adayız! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 715
Kayıt tarihi
: 26.04.09
 
 

Kendi halinde, düşünmeyi/yazmayı seven  biriyim. En çok değer verdiğim konu ise herkesin bilinçli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster