Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
399
 

Bu Ülkeye İş Adamı, Esnaf, Berber de lazım !!!

Bu Ülkeye İş Adamı, Esnaf, Berber de lazım !!!
 

Bir eğitim-öğretim yılı daha bitti. Zamanı geriye çevirememek ne kadar kötü, anlatılamaz. Keşke bugün karnelerini alan çocukların yerinde olabilseydim. 

Bir zamanlar karne alıp, sevinç çığlıklarını attığım bahçede, bugün ben kimilerine sevinç çığlıkları, kimilerine hüzün, umutsuzluk ve pişmanlık duygusunu hissettirdim. Hayat bir öğretmenin gözlerinden hiç bu kadar acı dolu akmamıştı. 

Ağlamak belki rahatlatır ama böyle bir durumda olan bir insanı, ağlamak bile rahatlatmaz. Kafalarda soru işaretleri. Acaba hissettiğim bu duygu sevgi miydi yoksa nefret miydi? Karar veremedim. Bu durumdan ne kadar nefret etsem bile, bununla hayatım boyunca karşılaşmak zorundayım. Bir hâkim nasıl sanık hakkında cezasını veriyorsa veya bir doktor hastasını nasıl kaybediyorsa, bir öğretmen de sınıfta kalmış bir öğrenci için aynı duyguları hisseder. 

İnanır mısınız, geçen hafta öğrencilerimden bir tanesi sınava girmemişti? Evine haber yolladım. Hem de raporlu olmadığı halde, “Gel sınavın hazır, gir şu sınava ve biraz çaba göstererek dersini geç.” dedim. Maalesef toplumdaki veya ailedeki sorumsuzluk alıp başını gittiği için, öğrenci; “Hocam ben bahçeye ineceğim.(!)” diye kestirip attı. Bu tür olumsuz durumlara rağmen, içimde oluşmuş bir ukde var. Sonuçta sınıfın ve öğrencilerin başarısı öğretmenin başarısı demektir. Ama durum böyle olunca, yani çocukta bir isteksizlik, umutsuzluk olduğu zaman benim işim daha çok zorlaşıyor. 

Girdiğim dersin kredisi yüksek ve baraj derslerinden biri olduğu için bazen vicdanı duygular işe karışmıyor değil. Bu yüzden verilen her karar, her kanaat notu, kafada ister istemez soru işareti bırakıyor. 

Kıssadan hisse anlatmak istersek! 

Karneleri dağıttıktan sonra çarşıda velilerden birini gördüğümüzde her zamanki gibi selamlaştık. Ağzından çıkan ilk cümle; “En sonunda bıraktınız bizim çocuğu!”oldu. Biz de “Hayır efendim, senin çocuk dersten değil, devamsızlıktan kaldı.” diye belirttik. Üstelik son sınavlara girmediğinden, evine tebligat gönderildiği halde, haberi olmadığını belirtti. Devamsızlıktan kaldığını da belirten tebligatla en az beş tebligatın, evine posta yoluyla gönderildiğini belirttik ve onun bu durumdan haberi olmadığını belirtti. Söylenecek tek söz kalmıştı; ”Dokuz aydır neden öğrenciyi sormak için okula gelmediniz?”sorusu yattı akıllarda. Zaten bu cümle bir tek bizim kafamızda oluştu o yine kestirip attı. “Senede iki defa veliler toplantısı oluyor, o zaman neden gelmediniz?” diye sorulduğunda ise sürekli çalıştığını ve vakti olmadığını belirtti. Yahu bir insanın evladından daha önemli başka ne işi olabilir ki? “Pişman olacak!” dedi ve umursamayarak yoluna devam etti. 

Mezun öğrencilerimize, yeni hayatlarında başarılar diliyorum. Unutmasınlar, bir defteri kapatmak, başka bir defteri açmak demektir!!! Tertemiz gıcır gıcır yeni sayfalar. Öğrenim gören öğrencilerim ise bir sonraki yıla göre daha başarılı olmalarını rica edeceğim. Başarıyı ikiye katlamak, öğrenmek ve günü geldiğinde bayrağı bizim elimizden almalarını dileyeceğim. Tasdiknameyi alan öğrencilerime ise hayat, sadece okullardan ibaret değildir. Hayatta bir okuldur. Amacınız zengin olmak, paralı olmak değil de amacınız mutlu olabilmek, topluma faydalı olabilmek, olsun. 

Biliyorsunuz ki bu ülkeye sadece doktor, avukat, öğretmen lazım değil, bu ülkeye esnaf, iş adamı, berber de lazım. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1270
Kayıt tarihi
: 11.07.11
 
 

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesinden Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezunum. Sosyal Bilimler E..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster