Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
744
 

Bu yağmurda yüreğime çarpa çarpa...

Bu yağmurda yüreğime çarpa çarpa...
 

gördüğüm en hüzünlü yağmurdu bu...


Sadece… Cama yapışıp izlemek vardı şimdi bu yağmuru… İstediğim bu… Çocukluğun o saf düşlerine gömülüvermek sonra… Yağmur yağıyor seller akıyor arap kızı camdan bakıyor…diyip diyip te pencerenin buğusuna burnunu yapıştırmak… Ne de komik olurduk o halimizde… Çocukluk işte… Kar gibide değil ki takip edemiyor insan bir damlayı, usul usul salına salına yavaşça düşmüyor öyle… Şap diye hızla ve düştüğü yerde halkalar oluşturarak sıçratarak bırakıyor kendini yüreğe… Bulaşarak… Aniden, an-sızı-n işte… Çoktan büyümüşüz çocukta değiliz artık… Ne yazık…

Pencereyi açıpta doyururcasına ciğerlerini toprak kokusuna dalmak vardı şimdi… Başını uzatıp uzatıp kaçmak, yüzüne serpilen damlacıkların keyfine varmak…

Atlayıp sevdiğinin boynuna, sarılıp eline koluna ve O sana çıldırmışsın sen diye şaşkın şaşkın bakarken dışarı çıkıp delicesine yağan yağmura teslim etmek vardı yüreğini… O’nunla beraber…

Vardı vardı da… Bir ben yoktum o anda… Bir de sen… Belki de hiçbir zamanın hiçbir gününde hiç mi hiç ol-(a)-mamıştın… Yağmur vardı, pencerenin önünde içrelere bir yerlere derinliklere doluşmak için bekleyen toprak kokusu birde… Eski zamanları, içime sinenleri anlatan düşler vardı… Ama bunca var olanların aksine ne sen ne de ben kalmıştık geriye…

Daha ilk yağmurda ıslanmıştık/ Sırılsıklam, dayanamamıştık soğuğa doluya kara çamura/ Ayakta kalamamıştık/ İlk artçı sarsıntıda ıskalamıştık tutunacağımız yüreği/ Tren raydan sapmıştı ilk savaştan kaçarken/ Kızılderili okları hemen isabet etmişti yaralarımıza/ Daha beter acıtmıştı umulmadık çıkan sözler/ Hesapsız düşünülmeden sarf edilmişti kırılmıştı her şey/ Bitmişti bitebilecek ne varsa/ Sönmüştü karanlığın yoldaşları ve ufuk griye bürünmüştü/ Daha ilk yolculukta son otobüsüde kaçırmıştık/ İkimizde hele hele de böyle deli divane yağmurda yaya kalmıştık...

Bırak beni artık, bu yağmurda yüreğime çarpa çarpa, sağa sola vura vura… Ben gidiyorum… Takvim sayfalarının telaşı çaldı çoktan tüm sevişleri… Ben gidiyorum… Geceler darağacında asılı kaldı… Ben gidiyorum… Aşkın payına karanlık düştü…

Ben gidiyorum gidiyorum da… Yağmurların hep üzerime yağacaktı… Biliyorum…. Sen gideli çok ıslanır olmuştum be… Ama tadı yoktu çılgınlıkların, delicesine yağmurda ıslanmanın… Hey gidi hey günlerininse sökün etmiş birikmiş bir köşeye tortuları bir o kadar da tutsak anısı kalmıştı geriye…

Ve ıslandığım yürüdüğüm yollara hüzün akıyordu… Ve her durakta hüzün bekliyordu… Ve her evin çatısına hüzün yağıyordu… Ve siyah beyaz hüzün palton karşımda asılı duruyordu… Her her ve her damla seni yüzüme çarpıyordu… Aslımıydı suretimiydi senden çarpanlar bilmiyorum… Aslı mıydı sureti miydi odama üzerime yüreğime sinen bilmiyorum… Ne yağmurun ıslak sesi nede odaya dolan toprak kokun dayanılır gibi değildi sadece…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aslı veya sureti ne fark eder, hayalini de alamaz ya senden; sen hayali ve anıları ile artıdasın o ise eksilmiş, sıcak bir yürekte eriyen bir avuç kar gibi:) sevgiler.

erol aslan 
 30.11.2008 20:38
Cevap :
Öyle midir, peki bu da bir teselli olsun yüreklere ozaman.. güzel yorumunuz için teşekkürederim... Sevgiyle...  01.12.2008 11:13
 

beni sevmezsen yağmurları sev.sen gül güneş dogsun yeniden ...sen sev yağmurları,yağmurlar yağsın üzerime, ....demet'im gene ben çıktım biyerlerden dayanamadım napim şeboyu dınlıyodum da yazın düştü aklıma :))

kebelek 
 30.11.2008 0:32
Cevap :
:)) ben seni seveyim, yağmurlar beni, sen yağmurları, güneş yağmuru... ehem ne diyoduk yağmur ben sen güneş, herkeş herkeşi sevse olmamı:)) olu olu... kebeleğim sevgiyle....  30.11.2008 18:53
 

Ben ençok seni götürdüm giderken Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı Ben... Yağmur... Ağladım...Y.Erdoğan Yazına alıntıların benden çaldığı duyguları ekliyorum 'senin gibi yürekli kalemlerden'... Şehre bir yağmur yağdı Ben de ağladım canım Demet'im...

kebelek 
 20.11.2008 22:47
Cevap :
bu cümleleri ben faklı bir yönünden bakarak açıklarım beni bilirsin:)) Herzaman herşey kötü gitsede, zırıl zırıl ağlaya dursamda, bir yere kadar der dimdik dikilirim ve boşver gitsin unut gitsin,kendi kaybetti der geçer gider yoluma umutla bakarım... giderken benide götürdüyse yada ben onu yanıma aldıysam vay onun haline;) kurtuluşu yok demekki benden... yağmurlarda güzeldir be... gökkuşağı mutlaka biryerlerde açacaktır:)) Sağol f.d...sevgiyle hep gülümse olurmu...  21.11.2008 18:10
 

Yağmur'u benden fazla seveni kıskanıyorum..Okadar şey anlatıyorki insana..Güzel bir yazı..tebrikler

Mehmet Önkibar 
 20.11.2008 15:39
Cevap :
Sevimli kıskançlıkları severim:) yağmur anlatmaz mı hiç, bir masaldır yağmur dinlenmeye doyulmayan...birkere ayrılık vardır hüzün vardır onda, beklenti vardır, korku vardır, umut saklıdır, hasret doludur, gidişler hep ondan sorulur... ya dönüşler...berekettir birde yağmur... birde en önemlisi aşk vardır onda... Teşekkürler, sevgiyle...  20.11.2008 16:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 782
Kayıt tarihi
: 29.06.08
 
 

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İzmir-Konya aras..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster