Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
629
 

Bu yazı ciddidir,okumayınız !

Bu yazı ciddidir,okumayınız !
 

Hacettepe Sosyal Hizmetler Akademisi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Çiğdem Arıkan, 15-24 yaş arasındaki gençlerle yaptığı çalışmada Türkiye'de ilk kez hoşgörü profilini çıkarmış. Ancak aynı çalışmada hoşgörüden çok şiddet ağırlık kazandığı ve Türkiye'de genç kesimin ciddi bir şiddet potansiyeli taşıdığı ortaya çıkmış.

Bu bir nevi patlamaya hazır bir bomba ile yaşamakta olduğumuzu kanıtı değil mi?.

Gençlerin yüzde 44.8'i şiddet uygulamayı karşı tarafın söz dinlememesi ve yanlış davranması halinde haklı görürken, yüzde 41.6'sı da herhangi bir nedenle öfkelendirildiklerinde şiddete başvurabileceklerini açıklamış.

Bu zarar görmeye ve vermeye açık kesimin her ne kadar büyük yüzdesini erkekler oluştursa da, araştırmaya göre genç kızların yüzde 54.8'i aynı oranda şiddet eğilimi taşıyormuş.

Bunun yanı sıra şiddeti çare olarak gören gençlerin eğitim düzeyleri de birbirine çok yakın. Şiddetli gençlerin eğitim yüzdeleri ise ilgi çekici,ilkokul ve altı... ortaokul ve üstü seviyede eğitim almışlar, eşit.

Yani eğitim... şiddeti engellemiyor !

Arıkan, genç nüfustan şiddet olgusunun sökülüp atılması için tek bir çözüm sunuyor; adalet duygusunun ve sağlıklı iletişimin geliştirilmesi.

Ama bu duygunun yani adaletin bir türlü iyi işlemediğine olan inanç biz yetişkinlerin de büyük sorunu değil mi? Bazı suçluların cezasız kaldığı diğer yandan ufak suçların cezalandırılmasındaki adaletsizlik hep gündemimizde değil mi?

Araştırmada ortaya çıkan bir başka bulgu, gençlerin en çok iletişim içinde oldukları öğretim görevlilerine ve aile bireylerine güvenmediklerini kanıtlıyor.

Gençlik, Şiddet ve Hoşgörü araştırmasında gençlerin yüzde 52.7'si toplumda ve kendi içdünyalarında hoşgörünün, ancak aile, eğitimciler, din ve siyaset alanlarının beraber çalışması ile yakalanabileceğini vurgulasalar da, şiddetin en çok bu kesimlerde yaşandığını düşünüyor.

Araştırmaya göre gençlerin büyük bir çoğunluğu, eğitim sisteminin dayağa dayalı olduğunu düşünüyor. Ancak yine gençlere göre eğitimde sık sık dayak ile karşı karşıya kalmalarının en önemli nedeni öğretmenlerinde kişilik ve davranış bozukluları bulunması.

Öğretmenlerinden derslerden önce sevecenlik ve hoşgörü beklediklerini vurgulayan gençlerin, sistem için önerileri ise şöyle:

-Öğretmenler sağlıklı iletişim ve hoşgörü konularına yönelik olarak bilinçlendirilsin (% 97.2)
-Öğrencilerin sportif etkinliklere katılımı desteklensin (% 97.2)
-Öğrenciler arasında dostluk ve hoşgörüyü güçlendirecek sohbet toplantılarına ağırlık verilsin (% 96.8)
-Sağlıklı iletişim ve hoşgörü boyutlarında eğitim programları düzenlensin (% 96.5)

Bu istekler son derece yerinde ve gerçekleştirilmesi hiç de zor değil bence.

Yaşıtlarınızı nasıl algılıyorsunuz sorusuna gelen cevaplarda, gençlerin birbirlerini de şiddet dolu gördüklerini ortaya koymuş.

Araştırmaya göre, Türkiye'de gençlerin yüzde 56.5'i diğer gençlerin hoşgörü yerine şiddetten yana olduklarına inanıyor.

Araştırmada ortaya çıkan bir diğer veri, gençlerin şiddeti sadece okul ya da kendi aralarında değil, ailelerinde de sık sık yaşadıklarını ortaya koyuyor.

Adaletsizlik şiddet doğurur sözü ne kadar gerçek değil mi?

Geleceğimiz olan gençlerin şiddete olan eğilimleri gerçekten çok ürkütücü geldi bana. Bu eğilimlere aksiyon dediğimiz türdeki dizi ve filmlerinde katkısını göz ardı etmemek gerekir.

Şöyle bir dizileri gözden geçirdiğimizde aşk dizilerinde bile şiddetin bolca bulunduğunu hepimiz biliyoruz. Heryerde bir haksızlık, her yerde kavga ve neredeyse silah olmayan hiçbir dizi yok.

Şahsen moralim çok bozuldu...gelecek gençlerin derken onları mutlu edecek ortamları oluşturmak biz yetişkinlere düşüyor. Aileden başlayarak özellikle okullarda öğretmenlerimiz başta olamak üzere bir değişimi ve iyileşmeyi gerçekleştirmemiz gerekiyor. Elbette o kadar kolay değil ama sağlıklı bir nesil için bu kesin şart olarak ortaya çıkıyor.

Değilse gelecek... hiç de umut verici değil.

Sevgimle...



murat ertaş bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dikkate alınmalı, Gençliğe, Gençlik Merkezleriyle, Okul Sosyal Servisleriyle sahip çıkılmalı.. Araştırmayı yapan Sosyal Hizmet Uzmanı ve S.Ü. Sağlık YO. Sosyal Hizmet Bölüm başkanı sayın Prof.Dr. Çiğdem ARIKAN Hocama ve bloğunuzda gündeme getirdiğiniz için size teşekür ederim.

alisongul 
 10.01.2008 11:05
Cevap :
Değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim.Sevgi ve saygılar...  11.01.2008 11:55
 

Hatta "Kişi 7'sinde neyse 70'inde de odur!" diye. KİŞİLİK eğitiminin %90'I AİLEDE kazanılıyor. Çocuk 7'sinde karakter özelliklerini tamamlıyor. Öğretmenler konusunda söylediklerinize de katılıyorum. Ben bir eğitimciyim; ama nerde o eski öğretmenler. Toplum mühendisi gibi, örnek ve elit öğretmenler, nerde? Öğretmen torunu olarak da bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Selam ve sevgiler... Yazınızı öneriyorum.

murat ertaş 
 09.01.2008 10:34
Cevap :
Bir eğitimci olarak bana katılmanız aslında ne kadar üzücü. Neden böyle oldu? sistem mi çok bozuldu yoksa,öğretmenlik mesleğinin kutsallığı mı zedelendi.Değerli katkılarınız için teşekkürler,ayrıca önermeniz beni çok mutlu etti.Sevgi ve saygılar...  09.01.2008 21:39
 

böyle acı bir gerçeği bu kadar yalın ve bir tokat gibi yüzümüze vurabildiğiniz için... Bu gerçek de hepimizin payı var. Bir yerlerden başlamalıyız. En azından başlangıçta etrafımızı değiştirebileceğimize inanıyorum. Saygılarımla.

serifsoner 
 07.01.2008 15:26
Cevap :
Bu güzel yorumunuz için ben teşekkür ediyorum.Böyle bir başlangıç gerçekten çok güzel olur...Sevgi ve saygılar.  07.01.2008 19:28
 

uzattım farkındayım. hatta ters başlıkta ters güdüleme yaptığınızın da farkındayım. Yani amacınızın aslında şiddet olmadığını biliyorum. yine de bilmeden ve istemeden ( özellikle ben) şiddeti yaratabilioruz. türk toplumu maalesefki ya çocuk ya da ebeveyn oluyor aradaki yetişkin kişi olamıyor. bu da şiddetin en önemli sebeplerindendir. şiddet çocukça bir duygudur. çocukken kavga ederiz, ağlarız sızlarız, kırarız vs... arada yetişkinliği atlayıp ebeveynliğe geçince de çocuğa ceza veririz döveriz vs... şiddet bitmez vbir türlü... benim yazım da sert olmuşsa özür dilerim...

karga 
 07.01.2008 11:47
Cevap :
Riva edrim aslında hiç de sert bir yorum değil.Bu başlığın amacı belki biraz sitemdi,zira romantizm olmayan ciddi konular çok az okunuyor.Ben de biraz dikkat çeksin istemiştim:)) Asla şiddet gibi bir düşüncem olmadı :(( Değindiğiniz gibi şiddet iletişim noksanlığından, gerektiği gibi birbirimizi anlayamamaktan, acele karar vermekten v.s bir sürü sebepten kaynaklanıyor. Eğer sebepler bu kadar açıksa umarım bir gün düzeltilebilir. Saygılar...  07.01.2008 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 351
Toplam yorum
: 1482
Toplam mesaj
: 167
Ort. okunma sayısı
: 3029
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Emekli olmaya çalışan bir sanatçı,yazmaktan büyük keyif alıyorum. Kocaeli Gölcük' de oturuyorum e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster