Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
596
 

Bu yıl Erenköy Kız Lisesinden mezun oluşumuzun 50. Yılını kutluyoruz.

Bu yıl Erenköy Kız Lisesinden mezun oluşumuzun 50. Yılını kutluyoruz.
 

6 Fen sınıfı Edebiyat Öğretmenleri Behice Kaplan ile


Bundan 50 yıl önce İstanbul'un köklü Liselerinden Erenköy Kız Lisesi'nin  6 Fen sınıfında 17 genç kız okuyordu. Hepsi pırıl pırıl bu genç kızlar büyük bir neşe ve enerji içinde bir an önce liseyi bitirmeyi ve meslek eğitimi yapacakları Üniversitelere girişi dört gözle bekliyordu.

Kimi orta birden beri, kimi de ara sınıflardan bu gruba dahil olmuştu. O zamanlar orta öğrenimde son derece sıkı bir kılık kıyafet sorunu vardı. Eteğinin boyu, saçının boyu ve diğer unsurlar öğretmenler tarafından sıkı sıkı denetleniyor ve uygun giyinmeyenler cezalandırılıyordu. Oysa ki bu genç kızlar yaşları ve hormonları icabı şık ve modaya uygun giyinmek istiyorlardı. Saçını biraz fazla kabartan veya istenen boyutta kestirmeyen, yahut eteğinin boyunu dizinden yukarı kıvıran genç kızlar öğretmenleri tarafından cezalandırılmakla kalmıyor, daha sonra okula çağrılan velileri tarafından da azarlanıyordu. Ne yazık ki genç kızların kendilerini savunmalarına imkan yoktu. Bu düzen böyle idi. Bu birbirinden güzel kızlar, hasretle serbestçe giyinecekleri ve kız erkek beraber okuyacakları Üniversite günlerini bekliyorlardı.

İstedikleri özgürlüğe az zaman kalan kızlar  1963 yılı baharını yoğun ders çalışarak, aradaki boş zamanlarında da henüz apartımanlarla doldurulmamış Erenköy'de bahçelerdeki akasyalar, mor salkımlar arasında gençliklerinin en neşeli saatlerini geçirerek  yaşıyorlardı.

Nihayet Mayıs ayı geldi çattı. O zamanlar lise bitirmede her dersten tek tek sınava girilir ve yıl içinde ne not alırsan al yıl sonundaki sınavda geçer not alamazsan okulu bitiremezdin. Sınava girilen dersler arasında beden eğitimi, müzik gibi dersler de olurdu. Ayrıca bu genç kızlar hem ilk okulu, hem de orta okulu bitirirken aynı şekilde tek tek sınava girmişlerdi. Garip bir tecelli daha sonra girecekleri Üniversitelerde de bitirme senesinde gene tek tek bütün derslerden sınva gireceklerdi. Gerçi kızlar bu eziyetli eğitim sistemine alışıktı. Daha baş kaldırmayı ve haklarını aramayı da öğrenmemişlerdi. Hoş neye baş kaldıracaklardı ki. Düzen böyle idi.

Kızlar öylesine neşe ve enerji dolu idiler ki bu kadar yoğun sınav döneminde bile gülüş cümbüş okula gidip geliyorlar ve bir yandan ders çalışırken , bir yandan da yaşlarının gerektirdiği aktiviteleri yapıyorlardı.

Sonunda sınavlarda başarılı olarak diploma almaya hak kazandılar. Okul bahçesindeki diploma merasiminde o zamanların ünlü şarkısı Kwai Köprüsü eşliğinde üstlerinde beyaz kıyafetleri tek sıra yürürken yaşamlarında önemli bir merhaleyi aşmanın gururunu taşıyorlardı.

Herkes lise bitirince Üniversite sınavlarına girdi. O zamanlar Üniversite sınavları bügünkü gibi tek merkezden yapılmıyordu. Her Fakülte için ayrı ayrı sınava girdiler. Zaten ondan sonraki yıl da sınavlar merkezi yapılmaya başladı.

Sınalarda başarılı olan genç kızların hepsi güzel Üniversitelere girmeye hak kazanmışlardı. Ne de olsa onlar Erenköy Lisesi Fen sınıfı mezunları idi. Kimi Mühendis oldu, kimi öğretmen, kimi doktor. Ama hepsi meslek sahibi oldu. Avukat, İktisatçı olanlar da vardı aralarında.

Daha sonra hepsi evlendi. Anne oldu. Kimi evliliğini yürütebildi. Yürütemeyenler yola yalnız devam etti. İlerleyen yıllarda kimi eşini kaybetti. Bazıları hastalandı kızların. Daha sonraki yıllarda sırası ile anneanne ve babaanne de oldular. Bu arada aralarından ayrılanlar oldu. Bir başka ülkeye veya şehre yerleşenler olduğu gibi bu dünyayi terk edenler de oldu.

Ama onlar birbirlerini hiç kaybetmediler. Arasıra toplanmayı ihmal etmediler. Başka şehirlerdeki arkadaşlarını ziyaret ettiler. Ama unutmadılar. Bir araya geldiklerinde hepsi yaşlı birer kadın değil hala 15 yaşında genç kızdılar.

İşte bu genç kızlar bu sene Erenköy Kız Lisesinden mezuniyetlerinin 50 .yılını kutluyorlar. Ben de o sınıftan bir kişiyim. Yarın toplanıp bu kutlamayı yapacağız. Aramızda olmayanlar var. Belki de gelemeyenler de olacak. Zira hava soğuk, ve biz artık yaşlıyız.

Ama olsun, kaç kişi olursak olalım. Gene 1963 yılındaki ruhumuzla bir araya gelip gene aynı acı, tatlı anıları yaşayacağız, tıpkı 15 yaşında gibi.

Umuyorum ki 60. yılı, 70. yılı da aynı coşku ve güçle kutlarız. İyi ki varsınız Erenköy 6 Fenli Kızlar........

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Canım kardeşim, ne güzel çok büyük mutluluk nice sağlıklı mutlu yıllara inşallah. Ben de Ankara Kız Lisesi mezunuyum. Sınıf arkadaşlarımla 17 kişilik bir grup 15 günde bir buluşup anılarımızı tazeliyoruz.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 15.04.2013 18:23
Cevap :
Sevgili Nahide Hanım, Bizler şanslıyız. Arkadaşlarımızla hala buluşup, konuşabiliyoruz.Yorumunuz için çok teşekkürler. Sevgiler, selamlar  15.04.2013 19:12
 

40 yıldır Göztepe'de yaşıyoruz! Yetmişli yılların sonlarını çok iyi biliyorum, çünkü kız kardeşim de orada okuyordu. Okulun karşısı da yatakhaneydi. Göztepe'nin delikanlıları olarak da okul çıkış saatlerini iyi bilirdik tabii:)) Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 15.04.2013 16:44
Cevap :
Sayın Yazarım, Samimi yorumunuz için çok teşekkür ederim. O günlerden geriye güzel anılar kaldı. Şimdi onlarla avunuyoruz. Sevgiler, selamlar Not ;olay 60 lı yıllarda geçiyor. Biraz daha eski.....  15.04.2013 17:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1013
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster