Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Temmuz '14

 
Kategori
Tarım / Hayvancılık
Okunma Sayısı
101
 

Buğdaya Dikkat

Buğdaya Dikkat
 

Ülkemizde meydana gelen kuraklık sorunu karşısında piyasalarda meydana gelen fiyat dalgalanmaları ve ithalat söylentileri üzerine geçtiğimiz günlerde Gıda Tarım ve hayvancılık Bakanı Mehdi Eker önemli bir açıklama yaptı.

Birincisi hububat üretimi ve fiyatlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede buğdayda fiyat açıklamamızı gerektirecek bir şey yok. Fiyat yüksek, üretici memnun. Sadece Trakya'da yarından itibaren TMO üreticiye depolama, emanete bırakma imkanı sağlayacak dedi. Geçtiğimiz yıl ülkemizin buğday üretiminde 22 milyon tona ulaşarak cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını söyleyerek,  TÜİK'in ilk tahminlerine göre bu sene kuraklığın etkisiyle geçen seneye göre yüzde 10-15 arasında rekolte kaybı olacağını  belirtti.

Bu nedenle ülkemizin bir yıllık ekmek, un, tohum ihtiyacımız 18 milyon ton. 18 milyon ton buğday olduğu dikkate alındığında ülkemizin kendi ihtiyacının tamamını karşıladığını ifade etti. Bu yıl ise üretimin yaklaşık 20 milyon ton olduğunu, Ülkemizde 18 milyon ton buğday olduğunda ekmek ve yem ihtiyacının da karşılanabildiğini, geçen sene ihtiyacımızdan 4 milyon ton fazlamız bulunduğunu. 2 milyon ton buğday stoğumuz olduğunu açıkladı.

Bu durum karşısında ülkemizin kendi tüketimi için ithal etmediğini, işleyip ihraç etmek için buğday ithal ettiğini, TMO piyasaları regüle etmek için düzenli olarak alım satım yaptığını, müdahalenin gereken noktada yapıldığını, Türkiye'de şu ana kadar müdahale etmeyi gerektirecek bir husus olmadığını söyledi. 

Trakya'da önceki senelere göre rekoltenin yükseldiğini ancak yağış nedeniyle protein değerlerinin düşük olduğunu, Polatlı'da ise yağış az olduğu için protein değeri yüksek buğdayın yüksek fiyattan satıldığını, Trakya'da TMO üreticiye depolama, emanete bırakma imkanı sağlanacağını, üreticinin ürünün çok olduğunu bu nedenle hemen satmak istemediğini, bir süre bekletip piyasa şartlarına göre karar vereceğini, tek sıkıntı olabilecek hususun Trakya'da olduğunu ve bununda tedbirini aldıklarını açıkladı.

Bu nedenle buğdayda fiyat açıklanmasını gerektirecek bir şeyin olmadığını, fiyatın yüksek, üreticinin memnun olduğunu söyledi. TMO'nun buğday alımı yaptığı noktalarda protein cihazıyla ölçüm yaptığını, fiyat farkının bundan kaynakladığını bu nedenle protein oranı yükseldikçe fiyatın artığını belirtti.

Buğdayda en yetkili makam iyi niyetle bu sözleri söylerken dünyada ve ülkemizde her geçen gün etkisini hissettiren küresel ısınma, meydana gelen doğal afetler, piyasalardaki dalgalanmalar, dünyanın adı konmamış bir savaşa sürüklenmesi üreticileri, sanayi ve ticaret çevrelerini, ülkemizde bugüne kadar uygulanan tarım politikalarını ve sonuçlarını izleyenleri tedirgin etmektedir. Dünyanın en stratejik ürünü haline gelen buğdayın üretiminde ve pazarlanmasında işi pazar şartlarına bırakmak ve piyasanın insafına terk etmek yetmemektedir.

Buğdayda dünyada ve ülkemizde oynanması muhtemel oyunlara karşı tedbirli olmak zorundayız. Birçok ülkede bazı kuruluşlar ve kooperatifler piyasada denge sağlama konusunda üretimde ve pazarlamada etkin görevler üstlenmektedirler. Buğday daha kaliteli ve verimli üretim yapması yönünde tedbirler alınmasının yanında pazarlarda üreticinin mağdur olması önlenmektedir.

Bugüne kadar izlenen politikalar karşısında buğday üreticileri haklı olarak tedirgindirler. Bir zamanlar koca koca köşe yazarlarının buğday üreticinin emeğini küçümserçesine satırlarına taşıdıkları gerçekçi olmayan değerlendirmeler, uluslararası bazı kuruluşların aklıyla oluşturulan politikalar tarım arazilerinin ciddi bir bölümünün terk edilmesine yol açmıştır. Üretici maliyetlerinin gerisinde oluşan her fiyat üretime bir darbe olmuştur.

Yaptığımız uluslararası ticaret anlaşmaları bahane edilerek kaldırılan destekler, fiyatları korumasız hale getirmiş ve fiyat oluşumunu dengesiz pazar şartlarına terk etmek faydadan çok zarar getirmiştir. Çünkü bize akıl veren çevreleri etkisi altına alan bazı gelişmiş ülkeler bir yolla destekledikleri ürünleri ile piyasadaki dengeleri kendi lehlerine değiştirmişlerdir. Bu bizi dünya fiyatları çok düşük, biz üreticimize dünya fiyatları üstünde fiyat veremeyiz anlayışına sürüklemiştir.

Gıda güvenliğimiz ve üretimin korunması için izlenmesi gereken politika buğday üreticisinin üretimden vazgeçmemesi, piyasada TMO ve bazı güçlü kooperatifler buğday konusunda denge rolü oynamasıdır. Nitekim Tarım Kredi Kooperatifleri bu görevi başarı ile yerine getirmiştir. Diğer taraftan dünyada ve ülkemizde buğday fiyatlarının adil serbest piyasa şartlarında oluşmadığı görülmelidir. Dünya ile rekabet isteniyorsa üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve pazarlarda üreticilerin örgütleri ile yer almasının sağlaması yönünde tedbirler geliştirilmelidir.

Ülkemizin saman ithal ettiği bir dönemde her ne kadar iyi niyetli mesajlar verilse de, ihraç amaçlı buğday ithalatı yapıyoruz dense de buğdayda tehlikenin kapımızda olduğu görülmeli ve hazırlıklı olunmalıdır. Yapılacak buğday ithalatının her ne kadar iç pazarın ihtiyacı gibi görünse de yerli üreticinin ölüm fermanı olduğunu, bize düşük fiyatla ürün satan dış çevrelerinde bir hedefinin bu olduğu bilinmelidir. Gerekli üretim potansiyeline sahip ülkemiz her ne sebeple olsun buğday ithal eden ülke durumuna düşmemelidir.

Sonuç olarak buğdayda istikrarlı ve güvenli üretimin sadece üretici değil, sanayi ve ticaret kesimimizin de en büyük ihtiyacı olduğu görülmelidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 415
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 755
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster