Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
942
 

Buğulu camlar

Buğulu camlar
 

Çocukluğumdaki kış günlerini düşününce, bambaşka bir mutluluk sarıyor ruhumu. Antalya'nın o eski, toprak sokaklarına yağmurlu günlerde inemezdik oynamaya. Çamurlara bulanmış ayakkabılarla eve dönmek en azından annelerimiz için hoş değildi. Biz de evin içinde yaratırdık oyunlarımızı. Şimdiki çocuklar bizim saatlerce oyalandığımız şeylere ' Oyun ' bile demezler ya...

Ördek sobanın açık kapağından dilini çıkaran alevi seyretmek ne güzeldir oysa. O sobanın üzerine konmuş maşada kızarmış ekmeğin kokusunu şimdi hangi ekmek kızartma makinesi verebilir? Ya odunların yanarken çıkardığı sesle, çaydanlığın içindeki suyun kaynarken çıkardığı ses? Hele bir de hava soğuksa ve yağmur çiseliyorsa? Camlar nasıl da buğulanıverirdi öyle zamanlarda.

Buğu bütün camı kapladığı zaman, pencerenin önüne oturur, işaret parmağımı, camın üstünden başlayıp özenle aşağıya doğru indirirdim. Buğudaki minik su damlacıkları birbirleriyle birleşip iri bir damlaya dönüşür, ahşap çerçeveden aşağıya akardı. Hiç bıkmadan, buğunun tamamı kayboluncaya kadar birleştirirdim o su damlacıklarını. Bazen de camda buğu oluşmadan önce cama görünmez bir yazı yazardım parmağımla. Oda ısınıp cam buğulanmaya başlayınca, camdaki yazı buğuların arasından bir süs gibi belirirdi. Eğer cam buğulanmazsa, gidip hohlardım yazının etrafına, bu kez kısa süreli belirip kaybolurdu yazı.

Ne zaman buğulu bir cam görsem, çocukluğumun buğulu camlarına yazdığım yazılar gelir aklıma, bir de yaşamın izleri...Buğu, yaşamın kanıtıdır çünkü. Bir camda buğu varsa, ardında yaşam vardır. Buğu bir evin camındaysa, o evde soluk alınıyordur, ocak tütüyordur, çay ya da çorba kaynıyordur. Buğu, şehirlerarası bir otobüsün camındaysa, vuslat yolcularının soluğu oluşturuyordur damlacıkları.

Fırından aldığınız sıcacık ekmek de buğulandırır torbasını. Ekmek de yaşamın kanıtıdır. Yiyebilecek dirliğiniz, para verip alabilecek gücünüz var olduğunuz sürece. Pişirdiğiniz çorba da kapağını buğulandırır tencerenin. O da yaşamın kanıtıdır bir anlamda. İçebilecek, suyuna ekmek banacak mecâliniz olduğu sürece.

Bir insanın yaşayıp yaşamadığı, nabzından yeterince anlaşılamıyorsa, burnunun önüne ayna tutulur. Ayna buğulanırsa yaşıyordur o insan. Buğu, bunun için yaşamın kanıtıdır işte.

Kış aylarının, ağır aksak da olsa hüküm sürmeye çalıştığı şu günlerde, yoldan geçerken gördüğüm buğulu otobüs camlarını, mutfak camlarını gördükçe sevinç kaplıyor içimi,ardında yaşam var diye. İşaret parmağımı uzatıp, bütün buğulu camlara sevgi sözcükleri yazmak geliyor içimden, Nazım'ın şiirindeki gibi; Yaşıyoruz, çok şükür...der gibi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hem yanlış yunluş aşlar" olur; hem de bir temizlikçi beziyle silinen aşklar... Yaşadık gördük... Yaşamadıysan, "olmaz" demek yanlış... Sonsuza kadar sürn aşk yoktur.... Ya da vardır, kavuşulmayandır... Leyla Mecnun vb... Kavuşulan her aşk biter.... Dedim buralarda, Leyla Mecnun kavuşsaydı bizim annemiz babamız gibi olur, bir aşk kahramanı olmazdı... Sen hep "olması gerekenlerle, olanları" karıştırdın; ve bundan mutlu oldun... Ne diyeyim... Mutluluklar...

UFUK KESİCİ 
 03.02.2010 12:35
Cevap :
Sanırım polemiğe girmemek en akıllıca davranış olacak:) 20 insan varsa, 20 tane de aşk tanımı vardır. Bu yüzden girmek istemem polemiğe. Sevgilerimle...  05.02.2010 15:12
 

Toprağım baksana büyükşehir belediye başkanı her yere hepimiz antalyalıyız doğum yeri istanbul 3 yıldır antalyalı ve buna benzer afişler asmış her yere ehe belediye başkanı antalyalı değil çorumlu olursa bu memlekette vay bizim halimize...

yasar ekin 
 20.01.2010 16:56
Cevap :
O afişlere ben de kızmıştım ilk anlarda. Ama sonra düşündüm ki, bu şehre sahip çıksınlar da, nereli olurlarsa olsunlar dedim:)  25.01.2010 23:03
 

Hemşerim geçenlerde Büyükşehir Belediyesince bastırılan bir masa üstü takvimde sizin o anlattığınız Antalya'nın resimleri vardı. Büyükşehir'e müracaat ederseniz o resimlerle dolu takvimden edinebilirsiniz. Selamlar...

Mesut KARİP 
 19.01.2010 13:12
Cevap :
Mesut bey, ne güzel bir haber bu. Aslında o eski Antalya fotoğraflarını albüm yapıp satsalar ne iyi olurdu. Benim bile görmediğim fotoğraflar var inanın. Mutlaka uğrayıp soracağım o takvimi. Sevgi ve selamlarımla...  19.01.2010 22:31
 

yok yok yazamam.. hem yazdırma hem yaz olmazz tabii, defolayım ben..

Yalınayakbaşıkabak 
 18.01.2010 23:53
Cevap :
Üstad, kaybolmuştunuz bir süredir:) Bence siz gitmeyin, kalın ve şiirlerinizi yoruma açın. Size buğulu bir pencere vaad ediyorum, söz...  19.01.2010 22:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2080
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster