Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
668
 

Bugün Duygu için bir magnum yiyin

Bugün Duygu için bir magnum yiyin
 

Bugün bir magnum yiyin; Duygu için.

Onu kaybedeli 3 yıl olmuş.

Kadının adı yok!

Evet yoktu ama onunla kadın sadece adını değil bir çok şeyini de geri kazandı.

Şimdi bugün bir magnum yiyin; Duygu için.

O böyle olmasını isterdi.

Arkasından yasını tutarken de eğlenelim isterdi.

Kadın hor görülen, kadın dövülen, kadın sövülen, kadın hiç sayılan, kadın yaşamayan... Ama öğrendik ki kadın herşey.

Kadın korkusuz, aynı Duygu gibi. Kadın konuşan, aynı Duygu gibi. Kadın hakkını savunan, aynı Duygu gibi. Kadın zarif, aynı Duygu gibi. Kadın güzel, aynı Duygu gibi.

Sen kadının en ses getiren adıydın.

Bugün bir magnum yiyin; Duygu için.

Gökyüzünden size gülümseyecek korkusuzca. El sallayın ona ve gülümseyin. Çünkü o dünyanın en güzel kadın gibi kadınlarındandı.

<ı>Erkekleri Teselli Edin!

<ı>Dünyayı bilim değiştirecek... Sanat güzelleştirecek... Yeni çağ akıl çağı, bilgi çağı, iletişim çağı olduğu için de bilim ve sanatın bulup yarattığı her şey, anında tüm insanlığa ulaşacak.

<ı>Değer yargıları, inançlar sarsılacak. Belki de her şey yeniden yapılanacak.

<ı>Tüm haksızlıklar, bağnazlıklar tüm yenilikler, güzelliklerle birlikte dünyaya anında yayılacak. İyi, doğru ve yararlı olan ayakta kalacak.

<ı>Bundan sonra hiçbir gelişme, hiçbir keşif ve icat; örneğin bir canlı varlığın kopyalanması, hem de çiftleşmeden, yani bir erkeğe gerek olmadan üremenin gerçekleşmesi gibi bir olay, bazıları yırtınsa da, ölümüne itiraz etse de, yok edilemeyecek. Ok fena halde yaydan çıktı, belli ki daha pek çok şey olacak.

<ı>Kuzu Dolly'nin doğumu çok ciddi bir devrimdir. Bütün dünyaya, pek çok şeyi yeniden gözden geçirtecek ve pek çok önemli kavramı bir balon gibi söndürtecek bir devrim.

<ı>Ian Welmuth, kopyalamayı Edinburgh'ta tavuk, domuz, koyun gibi çiftlik hayvanlarının gelişmesi için genetik çalışmalar yaparken keşfetmiş. Dünyayı sarsan bu bilim adamı, insanlığı şimdi binlerce soru işareti içinde bıraktı. "İnsanı da kopyalayabilir misiniz?", "Bunun ahlâki, hukuksal, dinsel boyutu ne olabilir?", "Nesli tükenen canlılar sorunu çözülecek mi?", "Erkek olmadan çocuk nasıl oluyor", "Ana-babalık ortadan kalkabilir mi?", "Ruh yani kişilik kopyalanabilir mi?"

<ı>Yani durum çok karışık ve önemli. Ama en önemli sorulardan biri "erkek şimdi ne yapacak?" Bana öyle geliyor ki onlar şimdi teselliye muhtaç. Bugüne kadar, "ama biz doğuruyoruz, bunu siz yapamazsınız" diye üstünlük taslayan kadını, "e ama, erkek olmadan ne yapabilirsiniz ki?" diye bozmaya çalışırlardı ya hani... E işte erkek olmadan memeli bir canlı yaratıldı ve bir dişinin rahminde büyütülüp, dünyaya getirildi. Yani kopyalamada erkeklere hiçbir şekilde ihtiyaç duyulmuyor. Bir yumurta hücresi, elektrik şoku verilerek bir başka hücreyle birleştiriliyor ve bunun için erkeğe ihtiyaç yok, kadın yetiyor. Yani dünyanın devamı, neslin tükenmemesi için artık erkeklere ve onların spermlerine gerek duyulmayacak. N'olucak şimdi?!

<ı>Belki de çok iyi olacak, erkekler dünyanın kendileri olmadan da yürüyebileceğini gördükleri için, o gereksiz üstünlük duyguları, kendilerini beğenmişlikleri, bilek gücü ve de şu meşhur, kadınlarda olmadığı için de çok kıymetli, "cinsel organları" nedeniyle karşı cinsi küçümseyişleri yok olup gidecek. Sonunda "işe yaramazlık" kompleksine girmesinler yeter.

<ı>İnsanlığın devamı için bundan böyle sadece bir cins yetecekse, bundan sonra erkek ve kadın, belki de artık yalnızca keyif için bir araya gelecekler; çünkü artık nesli sürdürme gibi bir misyonları olmayacak, hiçbir zorunlulukları olmayınca da, dokunmak, sevmek, sevişmek ön planda olabilecek!

<ı>Bunlar insana şaka gibi geliyor ama pek değil. 2000'li yıllara ait bilim kurgu eserlerindeki "olağandışılık" işte bir memeli canlının kopyalanması ile gerçekleşti. Doğrusu erkekleri üreme faaliyetinden böylesine kopartan bir yeniliği biz de istemezdik ama oldu işte... Ne yapalım? Hani bir söz vardır ya, "Allah'ın sopası yok" diye.

Bu yazı Duygu’nun 24 Şubat 2005 tarihinde yayınlanmış bir yazısıydı. Ne yaptım ettim buldum bu yazıyı, beni çok etkilemişti ve kesip bir yere saklamıştım. Bütün odayı alt üst ettim ve buldum o sırada da magnumum erimiş, gidip yenisini aldım. Herkese afiyet olsun.

<ı>Mekânın cennet olsun... Kadının adının olduğu yerlerde huzurla yaşaman dileğimle.

<ı>Seni seviyorum Duygu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yani bizim pabucumuz dama mı atıldı? Teselliye ihtiyacım var nolur! Doğumda bize ihtiyaç kalmadığı çok iyi olmuş,kendimi damızlık boğa gibi görmekten fena halde rahatsızdım zaten.

Kerim Korkut 
 22.01.2011 10:45
Cevap :
o halde siz bir istisnasınız Kerim Bey :) Erkekler kendilerini sadece "doğurtturan" olarak görmekten vazgeçtikleri gün belki de kadını ve aşkı tadabileceklerdir kim bilir.. teşekkürler.  22.01.2011 13:40
 

Yazılarınızı okumak istiyorum ama bağımlılık yapar diye de korkuyorum hahahahaha.....

Kerim Korkut 
 22.01.2011 10:39
Cevap :
valla ne desem bilemedim bağımlılık yapmak istemem, önemli olan paylaşmak.  22.01.2011 13:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1597
Kayıt tarihi
: 16.12.08
 
 

Deniz tutkunu, anne, evlat, sanat düşkünü, doğaya aşık, var olmanın anlamının peşinde bir insanoğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster