Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
56
 

Bugün işte O gün

Bugün işte O gün
 

mekanı güzelleştirmekte kötüleştirmekte insanın kendi elindedir


Bu gün işte o gün. Âdemden gelen bir varlık olarak yaratılma manasına haiz olan bir insan olarak Dünya'ya geldik. Bu yaşam döngüsü içerisinde yaşam süremiz belli değildir. Dünyaya gelişimiz gibi gidişimizde bir anda olacaktır. Tek fark gelişlerde ebeveynlere ihtiyaç varken giderken ise geliş gibi tek olacaktır. Bu gidiş zamanı belki şu an belki de yarın belki de yarından yakın olacaktır. Gidilen yer ve baki olan mekan 1 metre kareden fazla olmayacaktır. Giderken ise inancına ve toplumun yargılarına göre ya 5 metre kefen, ya en son aldığın kıyafetin veya hiç bir şey götürmeden yakılıp küllerin ya rüzgara savrulacak ya da akan bir nehre savrulacak. Peki o zaman bu geliş ve gidişlerde olduğu gibi hiç bir şey getirip götüremiyorsak büyüyüp hayat mücadelesi içerisinde mutlu bir şekilde hayatı idame edip ortak paydaları paylaşarak mutluluğu yakalamak ve huzur içerisinde hayatı idame ettirmek varken neden zulüm kavga ve hatta savaş neden? Bu olumsuzluklar ile birlikte hayatı bizler mi insanlara bahşediyoruz ki onların hayatlarını almak bizlere kalıyor.

Teknolojinin her geçen gün artması bilimin her geçen gün ilerlemesi hep insanoğlu için değil midir ? Bir de şu pencereden bakalım, hani her şeyin başı sağlık diyoruz ya oradan; dermansız bir hastalığa düştük çare arıyoruz bu arama içerisinde iken çarenin kim tarafından nasıl geldiğini araştırıyor muyuz, çare verenin dinini, mezhebini, ırkını, soyunu sopunu, cinsiyetini araştırıyor muyuz? Tabi ki hayır dediğinizi duyar gibiyim ve verilecek cevap da aynen budur zaten. Peki, hayatta yaşamı idame ettirirken neden bunlar her zaman önemli imiş gibi birileri tarafından hep önümüze getirilmektedir. Yok, sen üstünsün yok, ben üstünüm yok, sen yaptın ama kötü yaptınlarla uğraşıp hayatı kendimize zindan ediyoruz.

Aslında toplumları kendilerine bıraksalar ne savaş olur ne de kargaşa çünkü halk iç içi yaşıyor birbirleri ile içli dışlı olmuş, her kesin inancı kendine yaradanı ile kendi inandıkları doğrultusunda ibadetini yapıyor. Karşı inançlarda ama ortak paydalarda birleşerek bir aile dahi olabiliyorken üstünlük kurma çabası içerisine girilerek bu toplumları birbirine kırdırmak kimlerin işine geliyor anlamak mümkün değil. Bir de bunlar bu şekilde hizmet etmek ise anlaşılır değil. Hayvanlar dahi ortak payda bularak birlikte yaşarken her şey insan olgunun emrine bahşedilmişken huzur içerisinde yaşamamakta yine insana bahşedilmiş olsa gerek. İki zaman dilimi arasına sıkışmış kısacık hayatta mutluluk ve huzur ile yaşamak varken ortak paydaları paylaşarak daha mükemmelliği yakalayıp rahat içerisinde gülmek varken bu savaşlar niye? Nasıl sağlık için derman için derinlemesine araştırma yapmıyorsak sadece neticeye bakıp ortak payda olan sağlıklı yaşamı arıyorsak mutlulukta huzurda bu şekilde ortak paydalarda aranarak huzura kavuşulabilinir ve bu fani dünya çekilir hale gelir inanın ki bu hayat içersinde dünya hepimize cevap verecek şekildi dizayn edilmiştir. Bu dünya hepimizin hayat ise sadece bizim kendimizin birlikte zindan da edebiliriz huzur içerisinde gül bahçesine de çevirebiliriz. Herkes ama herkes bir birine muhtaçtır ve düzen bunun üzerine kurulmuştur. İhtiyaç bugün bana ise mutlak yarın sanadır çünkü biz insanız insan ve insanca yaşamakta bu insanın hakkıdır diye düşünüyorum.

Sağlıcakla dostça kalın.

 

Saygılarımla.SHG.29.03.2013 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 2127
Kayıt tarihi
: 21.08.07
 
 

Sağlık sektöründe toplum sağlığı teknisyeni olarak çalışmaktayım. Yüksek okul mezunuyum. Konuşmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster