Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1928
 

Bugün KANDİL

Bugün KANDİL
 

Tüm İslam aleminin Regaip Kandili kutlu olsun !...


Bugün Regaip Kandili !..

İslamiyet dininin kutsal 3 aylarından olan Recep ayının başlangıcını müjdeleyen, İslam dünyasına ve Müslümanlara haber veren bir gün. Kendisi de müjdelediği, haber verdiği aylar kadar kutsal ve ibadetle geçirilecek olan bir gün. Dinimizde Recep-Şaban-Ramazan olarak adlandırılan bu üç aylar süreci, Diyanet Başkanı’nın tanımı ile “maneviyat mevsimi”dir. Çünkü yıl içindeki en mübarek gün ve geceler bu zaman aralığında olup, otuz günün her biri de ayrı bir maneviyat içinde geçirilecek olan kutsal Ramazan ayı da yine bu zaman aralığındadır.

Üç ayların habercisi olan Regaip Kandili’nin kutlanması ve geçirilen ibadet dolu gecesi ile birlikte İslam alemi kutsal ayların yörüngesine girmiş sayılır ve üç ayların ilki olan Recep ayı başlamış kabul edilir. Regaip Kandi’li bu gece yoğun ibadet ve maneviyat hissiyatı içinde yaşanacak ve üç aylar denilen zaman aralığı da ibadetlerle geçirilecek ve oruç ayı olan Ramazan ayının da ibadetlerle yaşanması ve Ramazan Bayramı ile üç aylar sonlanmış olacak.

Regaip Kandili veya Regâib Kandili Hicri takvimin Receb ayının ilk Cuma gecesine denk gelen kandil gecesidir. Kökü "arzulamak, meyletmek" anlamlarına gelen regâib sözcüğü Kur'an'da geçmez. İslamiyet kültüründe yer alan diğer kandiller gibi, çok önemli bir yer teşkil eden bugünkü Regaip Kandili’nde, dünyaya gönderilen son peygamber olan Hz Muhammed'in anne karnına düştüğü gün olarak kutlanır.

Regâib, arapça bir kelimedir ve "reğa-be" kökünden gelmektedir. "Reğa-be", kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek manasına gelmektedir. "Reğîb" kelimesi ise, "reğabe"'den türediği varsayılan bir isimdir ve ‘kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey’ manasına gelir. Reğîbe kelimesi tekil bir kelime olup, çoğulu da "reğâib" dir. Bunun da Türkçesi olarak da “arzulan şeyler” olarak çevirirsek sanırım yanlış olmaz. Kısacası Regaip, Ragibet’ten yani ikramlar ya da ihsanlar kökünden de gelmiş olabilir.

İslami inanışa göre, üç aylardan olan Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi isminin melekler tarafından verildiği kabul edilir. İslami inanışa göre her Cuma gecesi ve Cuma günleri kıymetli ve kutsaldır. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli olduğu düşünülür ve ibaetle geçirilmesi salık verilir.

Regaip gecesinde yüce yaratan, inananlara, ragibetler yani ihsanlar ve ikramlar yapar. Günahlar bu gece af olur, bu gece yapılan dualar kabul olur. Kimi inananlar da “sünnet olduğu” üzere, bugünü oruç tutarak ve ibadet ederek geçirir. Ama Kuran’ı Kerim’de buna istinaden yazılı bir kural yoktur. Yazısız önergelerde, bugünün tam anlamı ile ibadet içinde geçirilmesi gerektiği belirtilir.

Hazır bu konuya gelmişken, bir konuya da değinelim. İslamiyet’in yazılı olan temennisi ve kurallarından ziyade, ortalıkta dolaşan o kadar çok yazısız ve yazılı olduğu söylenen kural ve önermeler var ki, bu da insanları yanlış yönlendirmeye ve amaçtan saptırmaya müsait bir durum. Doğrusunu bilmemek doğal ama doprusunu araştırıp, öğrenmemek te, tanrının bizlere bahşettiği akıl denen özelliğimizi kullanmamamız olur ki, bu da yaratana baş kaldırmak olur kanaatindeyim.

Biz toplum olarak, biraz da geleneklerimizden gelen genlerle teslimiyetçiliği severiz. İslamiyet, inanışa göre tam bir teslimiyetçiliktir demişti bir ilim adamı. Doğrudur. Ama buradaki teslimiyetçilik, tanrıya ve onun manevi huzuruna teslimiyetçiliktir. Salt kölelik değildir. Günümüz toplumlarında bu teslimiyetçilik, kullara ve onların sahte maneviyatlarına yapılıyor. Bu sebepten dolayı da tarikatlar, eşitli dini cemaatler, vakıflar gittikçe artıyor. Buradaki yönetsel becerisi olan insanlar da bu gücü ve etkiyi rahatlıkla kullanabiliyor ve insanların kafaları bulandırılıp, tamamen bile yıkanabiliyor. Ama özde bakarsanız, her biri Allahın yolunda, iman eden kurumlar gibi gösteriliyor. İçeride dönen sahtekarlıkların ve kendilerini Peygamber gibi göstermelerine de, sahte bir “haşa” diyeceklerdir. Bu tarikatlar o kadar çok sayıda bulunmaktadır ki, cemaate katılanların sayısı da her gün artmaktadır. Geçenlerde bir tarikat şeyhinin Hacca gitmesini görmek için havaalanına beş bin kişinin geldiği belirtildi. Düşünün, ne kadar vahime doğru gidiliyor.

Atatürk’ün çizdiği ve hedeflediği yolda, tarikatların ve cemaatlerin yeri yoktur. İslamiyet inanışına göre, Muhammedi olan bir gelenekte de tarikatlar yoktur. Bunlar saptırmaca ve aldatmacadır. Günümüz Modern Türkiye’sine yakışmayan görüntülerdir. Din ile inançla ilgisi yoktur. Din ve inanç Allah ile kul arasındadır. Öyle de kalmalıdır.

Regaip Kandiliniz kutlu olsun !..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster