Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2315
 

Bugün pazar ve ben seni hiç özlemedim

Bugün pazar ve ben seni hiç özlemedim
 

alıntıdır


Bugün pazar...

Bugün, beni ilk defa

Güneşe çıkardılar.

Ve ben, ömrümde ilk defa

Gökyüzünün

Bu kadar benden uzak,

Bu kadar mavi,

Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,

Kımıldamadan durdum

Sonra, saygıyla toprağa oturdum,

Dayadım sırtımı duvara

Bu anda;

Ne düşmek dalgalara,

Bu anda;

Ne kavga, ne hürriyet, ne karım.

Toprak Güneş ve Ben...

Bahtiyarım...

Nazım Hikmet

<> <> <> <>


Nazım Hikmet'ten miş meğer seni her pazar özleyişim.

Bugün Pazar şiirine imiş sana olan sevgim.

O dizelerdeki özlemeymiş, seni özledim zannedişim.

<> <> <> <>

En çok pazarlar zorlar insanı ayrılıklardan sonra. Nedendir bilmem gidişlerinden sonra pazarı beklerdim, boşluğunun yarattığı özlemi dinlemek için. İBirde brahim Sadri'yi dinlerdim "Bugün pazar ve ben seni çok özledim" derdi şiirlerinde en acılı sesiyle.

Beraber oturup sana söylerdik. Sen bilmezdin ama ben hep bu şiiri senin için dinlerdim.

Ne mevsimin önemi kalırdı, ne o yaz güneşi eskisi gibi ısıtırdı. Sen giderdin ve ben hep beklemelere kalırdım. Ertelenirdim ama üzülmeden beklerdim.

Yeni bir seneye hazırlanırdım gidişlerinin ardından. Kış gelirdi göz açıp kapayıncaya kadar. İlk yağmur düştüğünde inanırdım gerçekten gittiğine.

Biz senle hiç yağmur altında ıslanmadık ki...

Hep yazlar ortaktı senli benli sohbetlere.

Günler bir şekilde geçerdi işte. Birgüne sığdırılacak koca bir özlem beslerdim.

O bir gün gelsin diye 364 gün beklerdim.

Her pazar bıkmadan, usanmadan hatta hayıflanmadan özlerdim.

<> <> <> <>

Şimdi bakıyorum senli benli günlere, sızlamıyor artık burnumun direği

Ve acımıyor kalbim o gidişlerin, kaybedişlerin özlemiyle.

Bugün pazar ve ben seni hiç özlemedim.

Üzgünüm özleyemedim.

Oysa ben seni özlemeyi de severdim.

Sen kadar vazgeçilmezdi sana olan hasretim.

Zaman ne tuhaf bilmeceymiş böyle.

Bende ki seni bitirdi işte.

Şaşıyorum şimdi o pazarları düşündükçe.

Çok çabaladım haftalardır ama bugün pazar ve ben seni yine özleyemiyorum işte...

http://www.youtube.com/watch?v=JZw_uCIICDU

 

Engin Göksu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaman o kadar tuhaf bir bilmecedir işte. Sen istemesen de zaman unutturur, özlemeyi bile. Hüzünlüydü, ama çok keyif aldım yazınızı okurken Merve hanım. Sevgilerimle.

NURTEN DEMİREL 
 12.12.2011 16:10
Cevap :
Aynen öyle Nurten Hanım. Bir bakmışız öylemi böylemi derken bazı duyguları yitirmişiz. Aslında bencilleşmeyi de öğretiyorlar işte. Çok teşekkür ederim sevgiler  12.12.2011 16:26
 

Canım, Pazarıma değil ama Pazartesime neşe ve güzellik kattın :) İyi ki varsın. Güzel bir hafta dilerim, sağlıcakla kal.

A.Nilgün Aktaş 
 12.12.2011 12:29
Cevap :
Çok teşekkür ederim Nilgün Hanım :) gülücükleriniz eksik olmasın. sizde iyiki varsınız. iyi haftalar  12.12.2011 12:55
 

Merve Hanım, bu bloğunuzda bulunan her şey çok güzel. Duygularınızı çok güzel ifade etmişsiniz. Eğer gerçekten özlemediyseniz demek ki en azından o aşktan umudunuzu kestiniz artık! Gerçekten de kesmekte fayda var!Hayat yeniliklere, yeni açılımlara hep gebedir! Sağlık ve mutluluklar diliyorum. Özlemsiz geçen pazarlarınız mutlulukla dolsun! Şen ve esen kalın...

Dr Atanur Yıldız 
 12.12.2011 8:56
Cevap :
Merhaba Atanur Bey, Aslında en büyük özlem zaman içinde kaybedilen duygulara oluyor. Kişilere bağlı değilde hissedilen güzellikler özleniyor. Sizinde sayfanızda yazdığınız gibi;"herşeyin başı sağlık" allah sağlığımızdan ümidimizi kestirmesin. Yoksa herşey birgün unutuluyor. Kimse vazgeçilmez değil ki... Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Hergününüz bir öncekini aratmayacak tat ile gelsin. Selamlar,saygılar  12.12.2011 13:24
 

Sevgili Merve Ballı, ben de özlerim her pazarı, o gelecek diye, bir umut, bir bekleyiş sürer kalbimde, o gelecek diye. O yok ki: o karışmış yıldızlara, ne güzel anıyoruz, arıyoruz şiirleriyle, ona hain damgası vuranlara inat. Çok güzel bir paylaşımdı, bana askerlik hatıramı hatırlattı nedense, Nazım Hikmet'in adı ne zaman geçse o günü hatırlar, korkar yüreğim. Askerdeyiz ağabeyimden kitap ve gözlüğümü istemiştim, o da Nazım Hikmet'in şiir kitabını göndermesin mi! Üsteğmenim kükredi sen bu adamın kim olduğunu biliyormusun diye, tabi ki biliyorum, korkudan yok dedim, kitabı ortasından o saniyede yırttı ve gözlük numaralımı dedi, bende evet dedim, verdi gözlüğümü, yok deseydim, biliyorum ki bir yumrukla ezecekti gözlüğümü, ama gerçekten numaralıydı gözlüğüm. O sinir ve hiddeti korkunçtu. Kendisi benim bölük komutanım olan üsteğmenim gerçekten de iyi bir insandı, kendisine kimbilir nasıl anlatıldı, öğretildi ki, sinirle yırttı gitti kitap, gerçi onun gibi ne kitapları yakıldı. Saygılarımla

Ohannes 
 11.12.2011 20:04
Cevap :
Merhaba, O kadar sinirim bozuldu ki anlatamam. Bazı dizilerde de konu olmuştu ya, canım kitapların yakıldığı sahneler. İzleyemem hiç, dinleyemem de... Kalbim sıkışır, boğazım kurur sanki. Hep değeri sonradan anlaşılan insanlarla dolu arşivlerimiz. Ve onlar şimdi çoğundan habersiz. Böyle mi olmalıydı sanki? Yanlış düşüncelerin yanlış davranış biçimleriyle geri adım attıran ürkünç hareketler. Çok değerli bir paylaşım oldu benim için yorumunuz. Ne kadar teşekkür etsem az. saygılar  12.12.2011 11:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3226
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1784
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster