Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
61087
 

Bugüne not: Sen kendine değer vermedikçe, karşına hep sana değer vermeyen insanlar gelir

Bugüne not: Sen kendine değer vermedikçe, karşına hep sana değer vermeyen insanlar gelir
 

Eğer hayatında yürümeyen şeyler varsa, bir nefes al ve önce kendinle başla.

Bu senin hikayen unutma, çöplüğe de çevirebilirsin, gül bahçesine de...

Eski olumsuz düşünce, duygu ve davranışlarını artık yerini olumlu düşünce ve davranışlara bırak.

Önce yorulmuş zihnini sakinlik ve huzurla doldurmadan ona yeni ve olumlu şeyler ekleyemezsin, önce kirlenmiş, yorulmuş zihnini temizle...

Kime güveneceğini iki kere düşün.

Bazen kendinde düzeltmen gereken davranışları aynalamak için de sana o davranışların aynısını yapan insanlar denk gelir.

Sen kendine değer vermedikçe karşına hep sana değer vermeyen insanlar gelir; önce kendinle barış, kendine değer vermeyi öğren...

Birilerinden darbe aldığında, üzülüp kahrolduğunda acaba buna sen mi müsade ettin de oldu? Çizgini ne kadar çiğnemelerine izin verdin; sen dik durabildin mi?

Birilerini yargıladığında ya da birilerinin yaşadığına kötü bir söz söylediğinde; bir gün gelir aynı olayları senin de yaşadığına tanık olursun.

Ne zaman duygusal bir beklenti içine girmezsin işte o zaman istediğin şeyler kendiliğinden sana gelmeye başlar.  

Mutluluğunu bir olaya, bir insana fazla odaklama; bu tarz mutluluklar geçicidir oysa senin aradığın geçici mutluluklar değil. Olması gereken şu: Senin kendi varlığınla, kendinle mutlu olman;  mutluluk bu, işte bu kadar basit...

Birilerinin çıkıp senin eksik parçalarını tamamlamasını bekleme; senin kendinin bile tamamlayamadığın eksik parçalarını kim, nasıl tamamlasın? Önce sen yarım olma; kendin içinde tam ol.

Şunu sor önce kendine; benim hayata, mutluluğa, başarıya, sağlığa, paraya, aşka yüklediğim anlam ne? Bir ilişkiden, kariyerimden, kısaca hayatımdaki her şeyden ne bekliyorum?

Sen başına gelen bazı şeyleri niye tekrar, tekrar yaşıyorsun bir sor bakalım kendine; kendi kibirinden mi? Egondan mı? Bilinçaltına kazıdığın korkularından mı? Takılıp kaldığın ama zamanla işe yaramadığını gördüğün sabit fikir ve kalıplarından mı? Geçmişin bittiğini, geçmişte yaşadıklarının etkisini taşıdığın sürece anda gelecek güzellikleri de yok ettiğini, her şeyin aslında bu anda olduğunu kabullenememenden mi?

Etrafı suçlarken kendi içine dönmeyi unutma ve önce içindeki seni özleyen o çocuğa, o çocukluğuna git, belki de seni çok özlemiştir ve yıllardır kendini yeniden bulmanı sabırla beklemiştir o çocuk...

Önce o çocuğa sarıl ve bugüne kadar bedenine, ruhuna verdiğin zararlar için özür dile ondan...

Etraf kadar kendini de suçlamayı bırak artık... Sadece önce kendini affetmeyi bil...

Kendini affet ve sonra da tekrar sıkıca sarıl hala içinde yaşayan o küçük çocuğa...

Ve söz ver ona, O İÇİNDEKİ UNUTTUĞUN ÇOCUĞA; "Artık hayatımı toparlayacağım. Kendi içime dönüp önce kendimi bulacağım. Tam ve bir bütün olmayı öğreneceğim kendimle..."

İşte aslında o çocuk hala sensin....

O söz verdiğin de kendin...

 

Yeşim BUYURGAN

Nevzat Dağlı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yeşim Hanım Merhaba; Bugün dipte olan ruh halimde yazınızın karşıma çıkması tesadüf değil...Çok güzel ve dokunaklı yazmışsınız...Çok doğru ...Kaleminize sağlık...

ZUHALCE ORDAN BURDAN 
 23.09.2014 10:47
Cevap :
Merhaba, teşekkür ederim. İnişler ve çıkışlar hepimize mahsus. Yeter ki nasıl çıkacağımızı bilelim. Sevgimle  17.12.2014 8:30
 

selam hep aldanan kendım oldum hep arkadaş dedım menfaat bıtınce hep kayboldular sanırım bu dünyanın donusune gore ınsanlarda donuyorlar cok arkadaşım oldu cok çevrem oldu meğer kımısı makam ıcın arkadaş olmuş kımısı yımek ıcın arkadaş olmuş kımısıde ne gıbı faydalanırım diyerek arkadaş olmuşlar ne zaman anlarsı bılıyormusun emeklı olduğunda makamında kalmaz paranda olmaz o zaman gerçek arkadaşların ortaya çıkar çıkar ıcın arkadaş olanların hepsı kaybolurlar yok olurlar yenı bır sasyfa yenı bır hayata baslarsın emeklı olunca hayatının donum noktasıdır bırseyler yapsanda kendını kandıramazsın emeklı damgasını yedıysen cok zor hayatının yenı bır donemı başlıyor ya kahvehane bağımlısı olursun yada camı cemaatinden sın bense ıkısınede uzak kaldım bırseyler yapmak ıcın çabaladıkça battım battıkça da bocvaladım sımdı ıse kendımı herseyden cekerek torun sevgısıyle hayatımı devam ettırmeye çalışıyorum emeklilere yardım edın kenara atmayın onların tecrubelerıne kulak verın

necdet özer 
 22.09.2014 15:08
Cevap :
Necdet Bey merhaba, hangi yaşta olursak olalım; hayat biz mücadele ettikçe var ve biz güçlü oldukça. Dış etkenler; hmm evet hepimizde var ve bazen yolumuzu bulamadığımızda bir es verip sanırım nefeslenmek gerekiyor. Buradaki en önemli nokta; kendimizi önce doğru tanımak; aslında biz gerçekten ne istiyoruz: ne istemiyoruz değil. Ve bir diğer nokta biz kendimizi kendimiz mi yönetiyoruz; yoksa sendeledikçe eğer kalkamazsak birileri mi gelip bizi yönetiyor? Kendinizi neden çekiyorsunuz? Elbet sizin de yetenekli olduğunuz şeyler , bilgi birikimleriniz vardır; insan kendindeki eksikliklere ahlamak yerine sahip olduğu güzelliklere daha çok odaklanıp onları geliştirmeli... Yeni yayınlayacağım yazıyı umarım okursunuz. Selamlar   17.12.2014 8:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3666
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster