Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '12

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
446
 

Bugünkü cinayetinizi nasıl alırsınız;tecavüz soslu,intikam soslu,vahşet soslu?!

Bugünkü cinayetinizi nasıl alırsınız;tecavüz soslu,intikam soslu,vahşet soslu?!
 

Bol entrikalı?
Kan gölünde boğulmuş?
Akıllara durgunluk veren?
Nutkumuzu tutmamız gereken?

Hangisi?
Duyması, seyretmesi eğlenceli?
Arz talep ilişkili?

Son günlerde, cinayet üzerine, cinayet haberleri ile gündemimiz kan kırmızıya boyandı. Suyun bile temizleme gücü yetmeyecek. Ve insanlar benim öldürme şeklim daha fazla ses getirsin ve tüm kameralar bana dönüp, fiyakalı görüntülerimi çeksin derdine düşeyaza, Kill Bill’ den araklama sahnelerin daha kanlı olması için, yarış halinde neredeyse.

Toy yekün bir cinnet hali mi?
Yoksa ruhsal durumu bozuk insanların sayısında artış mı var?
Medyatik olma merakı?
Sorunumu kökten çözerim cesareti?
Vahşette üstüme tanımam pervasızlığı?
Herkese karşıyım aklının, tepkiselliği?
Saflık?
Gözü karalık?
Şok hali?
Kendini kaybetme?

“Bütün canlılarda ortak olarak yaşama ve yaşatma, öldürme ve ölme, çoğalma temel itici güçleri vardır ve diğer bütün davranışlar da bunlara indirgenebilir. Yaşama-yaşatma yönünde işleyen temel itici güce Eros, ölme-öldürme yönünde işleyene de Thanatos ismi verilmiştir. Türün devamı için de, bu iki itici güçten kaynaklanan cinsellik ve saldırganlık bütün canlılarda ortaktır.

Kişilik; doğuştan getirilen (natürel: bir ayağı evrimden, bir ayağı anne babadan, bir ayağı da anne rahminde geçirilen dönemden gelen bir üç ayak), sonradan kazanılan (nurtürel), kültürle de şekillenen, hayatın ilk beş altı senesinde temelleri atılan, ergenlikte sarsılıp yirmili yaşlarda oturan, kırklı yaşlarda kemikleşen, bir miktar manipülasyona açık olsa da, değişmeye oldukça dirençli, o kişiye özgü davranışlar bütünüdür.

İşte, gerek evrimsel, gerekse klinik model açısından ele alalım, bir insanın kişiliği kendisiyle ve çevresiyle olabildiğince barışık ve işlevselse, o kişinin kişiliği o kadar “normâldir”; buna “toplum-merkezci tavır” da denir. Tam aksine, ne kadar kavgalı ve işlevsellikten uzaksa (disfonksiyonelse) bu kişinin kişiliği “bozuktur”; buna “ben-merkezci tavır da denir.

Kişilik sorunlarının erken yaşlarda tespiti çok önemlidir. Çünkü kişilik sorunları olan kişiler ciddi derecede bir sosyal yük yaratırlar. Bu yük şu başlıklarda özetlenebilir:

—Boşanma, işten atılma ve evsiz kalma;

—Şiddet, saldırganlık, tahripkârlık, öldürme (hayvanlar, insanlar) davranışları;

—Kendine zarar verme davranışları ve intihar girişimleri;

—Âcil servislere ve diğer tıp branşlarına sık müracaat;

—Suça, alkolizme ve diğer maddelerin sûiistimâline yatkınlık…

Kişilik bozukluğu öyküsü olanların; anne ve babalarında da başarısız evlilikler, yuvanın dağılması, çocuk istismarı ve ihmâline sık rastlanır. Genel olarak şu alanlarda sorun yaşayan, başlangıcı 18 yaşından önce ise en az 1 senedir süren, aslında genellikle çocukluktan itibâren kendini belli eden, bu ârızaları süreklilik arz eden, toplumsal meslekî ve âilevî alanlarda intibaksızlığa yol açan kişilerin kişilikleri bozuktur ve tedavi edilmeleri gereklidir.”(Prof. Dr. Kerem Doksat)

O halde insanların gidişatını tıbbi bilgiler eşliğinde değerlendirirsek, gittikçe çoğalan bol soslu cinayet haberleri için her şey yeni başlıyor diyebiliriz. Ağzımız bir karış açık, dehşetengiz ifadelerle, meclislerde anlatırken birbirimize, günün birinde aynı olayın kurbanı veya faili olmayacağımızın garantisi yok.

Biz sağlıklı mıyız?
Çevremiz, eşimiz, dostumuz?
“Çok aklı başında bir adamdı. Gayet iyi, eğitimli bir kadındı” dediğimiz insanların, anlık bir durumda çok soğukkanlı bir şekilde cinayet işlemeyeceğinin kesinliği var mı?

Şu bir gerçek ki; insanı yetişmek ve ruhunu beslemek konusunda, gittikçe çok fazla açık verilmekte ve insan bünyesindeki defolar çoğalmakta. Doğumdan itibaren büyümenin seyri içinde, olumlu şartların olduğunu söyleyemeyiz ülkemiz için. Ve bu şartlar, gün geçtikçe daha da kötüleşmekte. Bu durumda, kişiliğin sağlıklı bir şekilde oluşması ve hayatın gayet sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi mümkün görülmüyor.

İnsana yatırım yapılması için geç kalınmamalı. Her gün yaşanılan vahşet olayları kanıksanıp, kabullenir bir halde, önemsiz olaylarmış gibi “ne olacak canım” bilinçsizliğiyle beyinlere yerleştirilmemeli. Geç olmamalı. Kimse, büyük puntolarla adi bir cinayet kurbanı olarak manşete yazılmayı hak etmiyor çünkü! 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benimki iki kurşun, üç bıçak dokuz darbe yanına da sos olarak bir tutam karbonmonoksit gazı olsun. Şaka bir yana kafamız bozuk ama fark etmiyoruz. Haksız mıyım? Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 29.03.2012 18:25
Cevap :
teşekkürler*sevgiler*  30.03.2012 9:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5897
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster