Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '12

 
Kategori
Yemek - Mutfak
Okunma Sayısı
6157
 

Bugünün menüsünde; Perde Pilavı var!!!

Bugünün menüsünde; Perde Pilavı var!!!
 

int.


Haydi Beyler!!!

Bugün sıra sizde! Doğru mutfağa!!!

Hani bugün ‘’Dünya Kadınlar Günü’’ ya!

Yemek, bulaşık bir gün olsun, bu gün de sizden olsun!

Bugün vereceğim tarif, size! Hadi kolları sıvayın, başlayın!

‘’PERDE PİLAVI ‘’ yemeğin adı.

Babaannemin tarifi ve uygulaması, hem çok leziz, hem de çok anlamlı.

Malzemeler;

2 adet tavuk göğüs eti,

2 çorba kaşığı tereyağı,

1 fincan sıvı yağ,

3 su bardağı pirinç,

1 su bardağı badem,

1 fincan çam fıstığı,

1 çorba kaşığı kuş üzümü  

1 çay kaşığı tane karabiber,

 1 çay kaşığı tuz,

Perdesi için: 2 bardak un, 2 yumurta sarısı, 1 fincan badem. Ya da bir adet hazır yufka.

Babaannem Çerkez bir anne ile Kırım tatarı bir babanın kızı idi. Dilinden bal, ellerinden lezzet damlardı. 13 yaşında gelin, 14 yaşında anne olmuştu. Ömrü hep mutfakta geçmişti ve şahane yemek yapardı. Yaptığı yemeklerin de zaman zaman anlamlarını anlatır ve sevdiklerine öyle sunardı.

Bu pilavın da apayrı bir anlamı var. Ailemizde; hep önemli günlerde, düğün yemeklerinde, bayramlarda, yılbaşlarında; hele de ‘’Çerkez tavuğu’’nun yanında, lezzet şölenlerinin başköşesinde yer alır. ( Birazdan anlatacağım.)

Şimdi başlayalım, yemeğin hazırlanma safhasına.

İlk önce derin bir tencerede tavuğu haşlayarak başlıyoruz işe. Haşlanan tavuğu sonra ince ince liflere ayırıp, bir köşede sırasını beklemeye bırakıyoruz.

Sıcak su ve tuz ile yarım saat önceden de pirinci ıslatıyoruz.

Kuşhane tabir ettiğimiz pilav tenceresinin içinde önce bademleri kavuruyoruz tereyağı ve sıvı yağ ile bademler kavrulunca, kavurmaya devam. Bu kez bademlerin yanına çam fıstıklarını ilave ediyoruz altın sarısı bir renk alıncaya değin. Sonra, pirinçleri soğuk suda iyice nişastası akıp, billur hal alıncaya kadar yıkayıp, tenceredeki bademler ile fıstıkların yanına ilave ediyor ve biraz daha kavurup, üzerine iki bardak sıcak su koyuyoruz. Bu arada kuş üzümleri, tane karabiberleri ve tuzu da ekleyip, kuşgözü kadar hafif ocak alevinde pişmeye bırakıyoruz.

Pilav pişe dursun. 2 bardak un ve 2 yumurta sarısı ve de az tuz ilavesiyle açarken zorlanmayacağımız yumuşaklıkta bir hamur tutup, büyükçe bir yufka açıyoruz. Yufka açamayanlar, hazır yufka ile de yapabilirler. Derin ve yayvan bir cam kabı margarinle yağlayıp, yağın üzerine un serpiyor ve tek tek bademleri yerleştiriyoruz. Cam kabın içine de yufkayı seriyoruz.

Pişen pilavı, kaşıkla savurarak biraz soğutup, içine haşlanmış tavukları da ekliyor ve yufka kaplı cam kabın içerisine döküyoruz. Yufkayı pilavın üzerine iyice örtüp, bir tepsinin içine ters şekilde yerleştirip,  yemek saatine yakın, 250 derecede ısıtılmış fırında yarım saat pişiriyor ve servis tabağına çıkararak, servise hazır hale getiriyoruz.

Perde Pilavı, evin bereketini temsil edermiş eski zamanlardan beri. Perde yuvanın kutsallığını, tavuk etleri yuvanın erkeğini, pirinçler yuvanın kadınını, bademler erkek çocukları, fıstıklar kız evlatları, üzümler ve tuz yuvanın tadını, tuzunu, karabiberler de yuvada karşılaşılan acıları simgelermiş.

Babaannem bu pilavı yaparken ya da yemek esnasında; ’’Yuvanızın kutsallığına, sırlarına sahip çıkın asla ortalığa yaymayın! Yuvanız, eşiniz ve yavrularınız sizin en kıymetli hazinenizdir, bunu sakın unutmayın!’’ derdi. Tabii yalnız biz kızlara değil, erkek torunlarına da aynı tembihlerde bulunurdu. Zaten bizim ailemizde hiçbir zaman kız ya da erkek ayrımı yapılmazdı. Bu ve bunun gibi yaptığı birbirinden lezzetli yemekleri ile sofraları şenlendirir, hem de yuvanın kutsallığını yemeklerine de yansıtırdı.

Tarif benden, hazırlaması sizden!

Eeee beyler, kolay gelsin!!!

Afiyet  şeker, sofralarınız şen ve bereketli olsun.

 

 

Ayşen Arslangiray Kura

08.03.2012/İzmir

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ayşenciğim beylere yumurta tarifi verseydin daha iy olurdu galiba..:)) her ne kadar usta aşçılar erkekte olsa evde ıhhhh pişirmezler. Güzel bir yazıydı, kalemine sağlık. Bulutlu bir Bahar sabahından sevgiler gönderiyorum...

SELVİ 
 08.03.2012 11:30
Cevap :
Canımcım, öğrenirler, öğrenirler!!! Daha zor bir tarif vermediğime şükretsinler! Pırıl, pırıl bir güneş ve sıcacık bir İzmir gününden sevgiler canım arkadaşım.  08.03.2012 12:09
 

Bir gül yolluyorum size... Yaparız yapmasına da yenir mi bilmem... Sevgiler...

KUYUCAK 
 08.03.2012 11:16
Cevap :
Gülü aldım can dost, gönlümde en güzel yere yerleştirdim. Çok teşekkür ederim. Dost selam ve sevgiler gönderiyorum İzmir İmbat'ı ile.  08.03.2012 12:11
 

Hocam, ozel gunlere gerek yok ben zaten her zaman mutfaktayim ! Ama soyle laz kizina is yaparken sopayla ellerime vurmasin "Temiz calis" diye de soylenmesin ! saglik ve saygiyla

Newyorker 
 08.03.2012 6:22
Cevap :
Süpersin hocam, ee bir de dağınık çalışmazsan iyi olur kanısındayım! Laz kızı neylerse güzel eyler, selamlarımı ve kutlamamı iletirsen sevinirim. Dost selam ve sevgilerimle...  08.03.2012 12:14
 

babaanneniz ne güzel demiş.

Ahmet Balcı 
 08.03.2012 6:22
Cevap :
Evet... Teşekkür ederim. Selam ve saygılar...  08.03.2012 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 533
Toplam yorum
: 2840
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1360
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster