Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
340
 

Bulanık akan sular

Bulanık akan sular
 

Gökyüzü griydi ve ince ince yağmur yağıyordu hafiften sonbaharın sarı hüznü sinmisti sanki tenime, yüzümde burukluk vardı. Rüzgar burun deliklerimden süzülüp, vücutumun en kuytu köşelerine kadar ulaşıp beni hafif titretiyordu. Ben ise Amsterdam'ın dar sokaklarından bir ırmak gibi akıp geçiyordum. Prinsengracht'ı takip ederek o evin bulunduğu yere gelmiştim. Hani şu ikinci Dünya savaşı sırasında kendisinin ve aynı zamanda Yahudi halkının yaşadıklarını günlügüne aktaran küçük kız Anne Frank'ın bir zamanlar yaşamış olduğu ve savaştan sonra müzeye dönüştürülen evin önü. Bir müddet durup bakındım. Gözümde ''Schindler's List'' filminde gördüğüm belkide belleğimden hiçbirzaman silinmeyecek insanın içini acıtan görüntüler canlanıyordu ard ardına. Insanların SS askerleri tarafından toplanmaları, ailelerin nasıl zorla birbirinden koparıldıkları ve anadan doğma çırılıplak nasıl topluca ''duşa'' sokuldukları.....Cesetler....Ölü çocuklar..

Israilogullarının Lut gölü etrafını kaplayan topraklar üzerinde kurulu bir ''ülkeleri'' var artık....

Bu görüntülerle bulanıklaşmış düşüncelerimi dağıtmak için kanal kenarındaki bir banka oturup, yağmur damlalarının önce suya çarpıp sonra titreşimler halinde nasıl halkalar olusturduğunu izledim. Su bulanıklasmış, yağmur damlarının etkisiyle oluşan çemberler ise salgun çocuk yüzlerine dönüşmeye başlamıştı. Çocuk cesetleri yüzüyordu artık su üzerinde. Bir süre hiç kıpırdayamadım, kendime geldiğimde ise bu görüntüler kaybolmuştu biranda.

Su üzerinde oluşan bu siluetlerin asıl nedeni 9 ocakta Bush'un orta doğu ülkelerini ziyareti ve o bölgede yaşanan soruna çözüm olarak gösterilen iki devlet tartışmalarının tekrar gündeme gelmesiydi. Bu haberi okuduğumda sekiz yıl önce sağcı Likud Partisi'nin şiddet yanlısı lideri Ariel Şaron Musevilerin girmesine izin verilmeyen Müslümanların kutsal mekánı Harem-ül Şerif'e zorla girmesi bu olayla birlikte gelişen olaylar yumağı ve Filistin halkının 13 yıl aradan sonra ikinci Indifadayı başlatmasıyla birlikte gelişen kanlı olaylar zincirini anımsadım. O günlerde televizyon ekranlarına yansıyan bi görüntü hala belleğimden silinmiyor. Israil hapisanelerinde Filistin halkına yapılan işkenceye tepkilerini belkide yaptıklarının bilincinde bile olmadan Israil askerlerine taş atan çocuklara askerlerin kurşunlarla karşılık vermeleri ve babasının kolları arasında cansız bedeni kanla boyanmış filistinli minik bir yavrunun görüntülerini anımsadım biranda. Neredeyse hergün o bölge ile ilgili kanlı haberler yansıyor dünya gündemine. Canları istediğinde kendi çıkarlarına uygun düşmeyen koşulları ortadan kaldırmak amacıyla ''insan hakları'', ''Demokrasi'' maskeleri takarak o bölgede ki ülkelere bombalar yağdıran ülkeler bu soruna göstermelik

Çabalar harcamak yada harcıyormuş gibi görünmekten başka yaptıkları bisey yok. Çözümler geciktikçe o bölgede birarada yaşamak zorunda olan iki halkın birbine beslediği nefret ve güvensizlik büyüyor.

Ne yazık ki yaşanan bütün olaylar ''tarih terardan ibarettir'' sözünü doğrular nitelikte. Geçmiş sürekli kendini yineliyor ve akan kanlarla besleniyor. Hezaman olduğu gibi bugünde yaşanan olumsuzluklar, insanların kendilerince uydurdukları gerekçelerle aklanmaya çalışılıyor. Kimi zaman dinler, kimi zaman farklı ideolojilere ve etnik nedenlere dayalı gerekçeler öne sürülerek insanların birbirine yaptığı katliyamlar aklanmaya çalışılıyor hep.

Dün kötü muameleye uğramış yaşadıkları topraklardan sürekli sürülmüs Israil halkı, bugün askeri ve finansal güce sahip ve ellerinde ki gücü kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak dünya komuoyunu etkiliyor ve Israil devletinin Filistin halkına zülm etmesine tepkisiz kalıyor. Biliyorum ki her Musevi Israil devletinin Filistin halkına karşı tutumunu onaylamıyor ama o bölgede hala kanların dökülüyor olmasından anlaşılıyor ki yaşadıkları acılar Israil halkının büyük bi çoğunluğu için yeterince öğretici olmamış.

Insan halkları diye yaygara koparan devletler ise Israil devletiyle olan iyi iliskiler münasebetiyle olsa gerek ben nasıl su üzerinde oluşan görüntüleri bir film gibi izlemekle yetiniyorsam, onlarda olaylar karşısında yalnızca seyirci kalıyorlar.

Isailoğullarına gelince, söyleyebilecegim tek söz, millattan önce yaşamış bir Rabbın sözlerini yinelemek olacak: ''kendinize yapılmasını istemediğiniz birşeyi sizde bir başkasına yapmayın!"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 766
Kayıt tarihi
: 23.01.08
 
 

Aralık 1979'da bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Avanos'ta dünyaya geldim. Egitimciyim ve suanda H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster