Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '16

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
823
 

Bülbülü öldürmek Romanı ve Filmi üzerine

Bülbülü öldürmek Romanı ve Filmi üzerine
 

1963 yılı yapımı olan film, IMDb sitesindeki oylamada 10 üzerinden 8.4 puan almıştır.


Harper Lee yaşadığı dönemde ve yaşadığı coğrafyada olup bitenleri dikkatle gözlemiş, türlü bahanelerle bülbülün öldürüldüğüne tanık olmuş, vicdanı incinmiş ve bu konuda insanlarda farkındalık oluşturmanın önemini kavramış ve bunun üzerine kalemi eline almış bir yazar.

Vikipedi web sitesinde verilen bilgiye göre yazar on yaşındayken yaşadığı bir olayı kaleme almış, 1960'da yayınlanan eser Pulitzer Ödülü almış, Modern Amerikan klasikleri arasına girmiştir.

Onun doğal sanatçı duyarlılığıyla yazmış olduğu roman toplu cinnetin etkisinden sıyrılabilmiş birilerinin dikkatini çekmiş, onların elinde iyi ki güçlü oyuncuların rol aldığı bir filme dönüşmüş; bu yolla daha ulaşılabilir hale gelmiştir.

Jem ve Scout adlı çocuklarıyla yaptığı bir konuşma esnasında “bülbülü öldürmemeli” diyor filmin kahramanı, kasabanın avukatı Atticus Finch. “Bülbül insanlara şarkı söyler, bize neşe verir, kimi diğer hayvanlar gibi insanlara zarar vermez. Bu nedenle onun öldürülmemesi gerekir.”

Filmdeki bülbüllerden biri kendi halinde zenci bir çiftçi, diğeri de psikolojik sorunları olan bir beyazdır.

Irkçılığın, önyargının ve nefretin kol gezdiği bir kasabada (Mycomb adlı kurgusal bir kasaba) üzerine kalmış bir görevi, bir zencinin savunmasını hakkıyla ve adaletle yapmaya çalışan avukat Atticus romanın ve filmin başkişisidir.

Mahkemede yoğun muhalefete ve sorgulayan gözlere rağmen, on iki kişilik jürinin uzun değerlendirmenin ardından haksız bir karar vermelerine rağmen, Afro Amerikan müvekkilini en iyi bir şekilde savunurken, ırkçı ön yargıya karşı dururken, mahkeme balkonundan onu izlemekte olan siyahî insanların da haklı takdirini kazanır. Öyle ki, mahkeme heyeti salonu boşaltıp gittikten sonra aşağıda mahkeme salonunda tek başına kalan Atticus çıkarken balkondaki herkes ayağa kalkar.

Balkonda oturmuş olan Atticus Finch’in altı yaşındaki küçük kızı da siyahî rahip tarafından “Bayan Scout ayağa kalkınız, babanız geçiyor” şeklinde uyarılıp, kaldırılır. 

Film de romandaki aslına uygun olarak Avukat Atticus’un küçük kızının ağzından anlatılıyor.

Küçük kız Scout'ın da babası Atticus Finch rolündeki Gregory Peck gibi başarılı bir oyun performansı sergiliyor olması filmin başka güçlü bir yanı. Altı yaşındaki bir kızın başka bir zamanda ve başka bir mekânda da bizim çocuklarımızdan farklı düşünüp yaşamadığını oyuncu Mary Batham çok güzel bir şekilde yansıtıyor.

Sırf o çocukların gündelik yaşamlarını görmek için bile bu film izlenebilir.

1963 yılı yapımı olan film IMDb sitesindeki oylamada 10 üzerinden 8.4 puan almıştır.

*

Amerikalının karanlık tarihlerinin bir yerinde Afrika’dan ve dünyanın başka yerlerinden bir tür avlayıp, zincirleyip köle olarak getirdikten sonra baskı ve zulümle insanlık dışı baskılarla her türlü kullandığı siyahi insanların tarihsel süreç içinde dişleriyle, tırnaklarıyla kazandıkları özgürlüklerini aradan bunca yıl geçtikten sonra bugün bile azınlık da olsalar bir kısmının bir türlü kabul etmemesi ne yazık ki bir ayıp olarak durmaktadır.

Dünyanın bazı yerlerinde geçmişte sömürgecilikle güç kazanmış, diğer ülkeleri sömürge, insanları da köle olarak görmeyi alışkanlık haline getirmiş toplumlar bugün de çağdaş yöntemleri kullanarak bu baskı ve sömürü düzenlerini sürdürme peşindeler. Bu amaçla diğer ülkelerde gizli ya da açık çeşit çeşit operasyonlar yapmaktadırlar.

Bu çağda da dünyanın her yerinde yaşayan Harper Lee gibi duyarlı, vicdan sahibi sanatçılara, yazar çizerlere düşen, bu insanlık dışı eğilimleri büyük kitlelerin bilgilendirilmesi yoluyla lanetlemesine, onlara karşı direnmesine, insan hakları söz konusu olduğunda dünya üzerinde varlığını sürdüren her insanın eşit kabul edilmesinin doğruluğu tezinin savunulmasına katkı vermektir.

Aksi takdirde bugünün beş olan dokunulmazları yarın birkaç sayı artar ya da azalır ama dünyadaki zulüm hiçbir zaman bitmez.

 

26.03.2016 

 

NOT: Bu filmi Milliyet Blog yazarı Ali Adnan İnal Bey'in "Harper Lee" başlıklı yazısını okuduktan sonra izledim. Bu yazıdaki yol göstermesinden ötürü kendisine teşekkür ederim.

ali adnan inal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 324
Toplam yorum
: 218
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 193
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster