Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '07

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
522
 

Buldum en sonunda :(

Buldum en sonunda :(
 

Evet, tam iki yıl önce kaybetmiştik onu. Özellikle ben onu o kadar çok seviyordum ki, gözüm gibi bakıyordum ona. Daha doğrusu her ikisine birden. Ama onun yeri başkaydı. Bambaşkaydı o çünkü onu diğerlerinden ayıran, ne olduğunu kestiremediğim özel bir şeyler vardı sanki.

Su kaplumbağasından bahsediyorum. Onları aldığımızda yeğenim 5 yaşındaydı ve isimleri "Çıtır" ve "Pıtır" olsun istedi. Bir tanesi, yani "Pıtır" olan çok hareketliydi. Çok da yiyordu, hatta "Çıtır"ın hakkını da yiyodu. Yine de ondan çok daha sevimli ve canayakındı o.

Biraz büyümeye başlayınca kabına sığmaz oldu. Bulunduğu kaptan nasıl da dışarı çıkıp sehpadan yere atlıyordu! Birkaç defa halının üzerinde yürürken yaklayınca kabını değiştirdik. Artık uğraşıyordu ama çıkamıyordu. Diğeri zaten sakince duruyordu hiçbir şey yapmadan.

Aradan aylar geçti, bir gün eve bir geldim ki, Çıtır kapta tek başına! Evi talan ettim Pıtır'ı bulmak için; adımlarımı da dikkatli atıyordum, her an ezebilirdim onu farketmeden çünkü. Neyse, en sonunda buldum ve kabına koydum; ardından izlemeye başladım çünkü mutlaka çıkmak için yine bir hamle yapacaktı ve ben oradan nasıl çıkabildiğini öğrenecektim.

Sabırla bekledim ve en sonunda beklediğime değdi. Meğer bizim Pıtır, Çıtır'ı ittire ittire kenara yanaştırıp, daha sonra üstüne çıkarak hemen aşağı atlayıveriyormuş! Bu kez kabını değiştirmedim ama, o kabı bir leğenin içine yerleştirdim. Artık kaptan çıksa bile leğenin yüksek kenarlarını aşamayacaktı.

Ve yaz gedi. Yazları bizim balkon kapıları hep açık durur; evde olmasak bile. Bu yüzden kaç kere irice bir güvercinle burun buruna gelmişimdir! Evde olmadığımız günlerden birinde, annem balkon kapılarını yine açık bırakmıştı. Ve eve geldiğimizde Pıtır yine ortalıkta yoktu! Bütün evi aradık saatlerce, bulamayınca da "Kesin bir güvercin girdi ve kaptı gitti" diye düşündük. O kadar üzülmüştük ki, üstelik Çıtır da yalnızlıktan bunalıma girdiğinden, aldığımız yere onu geri götürdük. Bir anda ikisini birden kaybetmiştik yani...

Ve aradan iki yıl geçti. Koskoca iki yıl! Artık tamamen unutmuştuk Çıtır'la Pıtırı ki, bir gün annemin çığlığıyla hepimiz evin ta diğer ucundaki odaya koştuk. Meğer yıllar önce arayıp bulamadığımız ve kaybolmasından güvercinciği sorumlu tuttuğumuz Pıtır'ın cesedini bulmuş annem! Daha doğrusu sadece kupkuru kalmış bir kabuk! Duvarla büyük dolabın arasındaki o küçücük boşluğa girip sıkıştığını nereden bilebilirdik ki? Günlerce kendimize gelemedik, ve hala o iki büyük engeli nasıl aştığını, o en uçtaki odaya ne maksatla gittiğini, ve en önemlisi de neden iki yıldır onu bulamadığımızı hala bilemiyorum...

Ve ikisini de çok özlüyorum...

<özlem boral="">
Ümit Culduz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

benim de bi singapur kaplumbağam vardı sabahları balkona çıkarırdım herkes çok severdi bu hareketsiz mahsum kaplumbağayı 2 yaşında iken öldü hiçkimsye öldüğünü söyleyemedim bi arkadaşıma verdiğimi söyledim aileden herkes darıldı kızdı bana, neden verdin diye ama değerdi buna nasıl öldü diyebilirdim ki ?

Necip DILEK 
 13.09.2007 10:09
Cevap :
Başınız sağolsun. Bence öldüğünü söyleyebilmeliydiniz, onların da bilmeye hakkı vardı. Yoksa... yoksa onu siz mi öldürdünüz?? :)  13.09.2007 13:50
 

Allah'tan insan olarak doğmamış.Yoksa ne aksiyonlar yaşarmış.Dünyada gezmedik yer bırakmazmış.Bir kaplumbağa olmasına rağmen bu kadar hareketliyse...Yazını okuyunca bizim evdeki geldi aklıma.Biliyomusun, ona isim bile koymadık.Yoksa isim koydularda benmi bilmiyorum.O kadar az ilgileniyorum yani!Senin ilgin beni şaşırttı.

Sinefilozof 
 18.06.2007 21:13
Cevap :
Nasıl olur! Tam ilgilenilecek yaratık işte; asla yalan söylemeyen, ihanet etmeyen, sırtından vurmayan, ikiyüzlülük yapmayan bir dosttu o. Abarttım galiba :)) Eee sizin evdeki kaplumbağa nasıl tek yaşıyor ben de buna şaşırdım.  18.06.2007 22:11
 

yaaa üzüldüm valla. benim de ismail'im vardı. güvercinim. evde besliyordum. sonra kızdırdım onu. birgün eve geldiğimde basıp gitmişti. çok üzülmüştüm. ve aklıma gelir sık sık.

beenmaya 
 18.06.2007 15:35
Cevap :
Geçmiş olsun arkadaşım ne denir ki başka. İnsan nasıl üzülüyor ama değil mi...  18.06.2007 19:16
 

Kedi, köpek, kuş, ve ara sıra da karınca besledikten sonra, yıllardır hayvan beslemiyorum. Ölümle ya da evden uzaklaştırılmalarıyla sonlanan beraberliğimiz.. Artık böyle son istmediğim için evde 3 yıldır hayvan beslemiyoruz.küçük Pıtır'a üzüldüm...ESEN KAL....

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 18.06.2007 14:43
Cevap :
Ben de aynı sebepten beslememeye karar verdim. Bu arada karınca nasıl beslenir anlamadım :) Benim bildiğim karınca evi basınca binbir yöntemle başa çıkılarak kurtulunmaya çalışılır :)  18.06.2007 19:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1856
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster