Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1176
 

Bülent Ecevit ile göz göze geldik ve bakıştık; ama...(!?)

Bülent Ecevit ile göz göze geldik ve bakıştık; ama...(!?)
 

Ben gördüğümde araba hiç de böyle değildi...Belli ki elden geçirilmiş...Denir ki; mersedes kullanmayan tek lider...


BEN ONA GÜLÜMSEYEREK BAKTIM, HAFİFÇE BAŞIMI ÖNE EĞEREK SELAM VERDİM; AMA O BANA KIZGINLIKLA BAKTI!

Bugün Bülent Ecevit'in ölüm yıldönümü değil mi?

Yoksa, ben mi yanılıyorum... Ecevit 5 Kasım 2006 yılında ölmedi mi?..

Ne televizyon kanallarında; ne gazetelerde bununla ilgili haber görmedim sabah kalktığımda... Milliyet Blog'da da,bir arkadaşın bu konuda küçük bir hatırlatma bloğu yazmamış...

Ne de çabuk unutulmuş Bülent Ecevit...

x       x       x

Bari ben onunla ilgili bir anımı anlatayım...

Sanırım, Kıbrıs Harekatı'ndan sonraki bir zamandı...

Bindiğimiz arabalar, Ankara-Kızılay'da bir trafik ışığında yan yana durdu tesadüfen...

O zamanlar, trafik ışıkları var mıydı, onu da hatırlamıyorum...

Belki, bir  fıçıdan bozma ve beyaza boyanmış bir trafik noktasında, sanırım yine beyaz giysili ve bir omuzundan beline uzanan ve belini kuşatan bir palaska giymiş bir polis de durdurmuş olabilir...(!?)

Neyse...

Bülent Ecevit'in, neden selamımı almadığını ve neden bana kızgın bir yüzle baktığını, o sıralarda ancak, en fazla 25-26 yaşında bir genç olarak pek anlamadım...

Sonra biraz düşündüm ve bir şeyler çıkardım...

Bülent Ecevit zamanında yaşayanlar bilir; onun siyah bir makam arabası vardı... Bugünkü siyasilerimizin kullandığı son model arabalardan değildi... Sıradan bir arabaydı, bugün o arabayı ikinci elden bile satmak mümkün değildir...

Yan yana durduğumuz benim arabam ise ondan çok çok yeniydi... Ama sorun, bu da değildi...

Ben, o sıralarda, mesleğinde kendini kanıtlamaya çalışan bir gençtim... Mesleğimin arasında zaman zaman askeri birliklere de giderek, "sivil asker işleri" konusunda ufak tefek meselelerin koordinesinde bulunan küçük bir devlet memuru idim.

Bülent Ecevit'le arabalarımızın yan yana gelmesi de, birlik komutanının beni, esas görevim yerine askeri araba ile göndermek istemeseydi...

Sanırım, Bülent Ecevit'i kızdıran durum, askeri bir sürücünün kullandığı bir arabanın, arka tarafında -makam koltuğunda- sivil bir gencin oturmasıydı...

Sonra, trafik ışıkları ya da trafik polisinin işareti ile yolumuza devam ettik...

Ne zaman, trafikte bir araba ile arabam-ancak şu anda arabam yok- yan yana geldiğinde bunun hatırlarım...

Oysaki ben, o sıralarda, CHP ve Demokratik Sol Pati 'ye sempati ile bakıyordum...

1974 yılında "Ayşe tatile çıksın" dendiği zaman, ben de çantamı hazırladım ve Kıbrıs'a tatile çıktım...

NOT : Bülent Ecevit'in, şaibeli tedavisine adı karışanların çoğu aramızda dolaşıyorlar... Acaba, bunlar aralarında vicdanları sızlayanlardan birileri, gidip onu mezarını ziyaret etmişler midir ?

cdenizkent

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam hatırlamıyorum ama bir iki mitinginde tesadüfen bulunmuş olabilirim. Ben o zamanlar MHP' liydim. Şimdi hiçbiri değilim.

Kerim Korkut 
 12.11.2015 9:07
Cevap :
Merhaba Kerim Bey...Tam hatırlamıyorum ama, bir zamanlar ben de MHP'ye oy verdim...Tansu Çillere de oy verdim. Size yaptığım bir yorumda, "bizim halkımızın partiye ve özellikle de kişi oy verir" dedim ya aynen öyle; "cesurluğuna" ve "güzelliğine" oy vermiştim. Ne yapayım "elektrik" almıştım...Selamlar.  12.11.2015 13:58
 

Merhaba, yakın zamanda öğrendiğim 12 eylül öncesi tıkanan Cumhurbaşkanlığı seçimi için DEMİREL'İN Cumhurbaşkanını halk seçsin önerisini ECEVİT'İN ret ettiğini öğrenmem hakkındaki demokrasi adamı düşüncemi iptal etmiştir, hayretler ettim. Selamlar

Kadri KANPAK 
 06.11.2015 8:28
Cevap :
Merhaba Kadri Bey...Ben Bülent Ecevit dönemini çok iyi bilirim...Bülent Ecevit Fethullah Gülen ile en sıkı fıkı olan liderlerden biriydi. Sürekli olarak ondan iltifat görmüştür. Hatta kendini peygamber sanan Fethullah Gülen, onun için, "Bülent Ecevit ahirette şefaat edeceğim kişilerin başında gelir" bile demiştir.Hastalığı sırasında da kimlerden neler çektiğini de ayrıntıları ile biliyorum... Burada benim anlatmak istediğim, iyisiyle kötüsüyle bu ülkeye hizmet etmiş bir liderdi. İster demokrat olsun, ister olmasın. "Hatırlanması gerekir" diye düşündüm...Selamlar.  07.11.2015 12:29
 

Allah rahmet eylesin kardeşim, size de ayrıca teşekkürler... "Anmada anımsamada ve anımsatmada" bulunduğunuz için. Saygı sevgi sağlık ve mutluluk dileklerimle...

Halil Güven (Sökeli) 
 05.11.2015 19:51
Cevap :
Merhaba Halil Bey...Gerçekten şaşırdım...Bugün de kimse yazmamış. Oysaki bir zamanlar "Karaoğlan" deyip yeri göğü inletiyorlardı...Onlar şimdi nerede?...Tekrar teşekkür ederim. Selamlar.  06.11.2015 9:47
 

Değerli cdenizkent bey, ben CHP li ve Ecevit'in " Karaoğlan " olduğu dönemde kendisine hayranlık duyan bir ailenin çocuğu olarak büyüdüm. Ecevit' ler( burada eşi Rahşan Ecevit'i de ayrı tutmamak gerek) bir davaya kendilerini adayarak, kendi özel yaşamlarında da,bağlı oldukları ideolojiıye uygun son derece mütevazi bir yaşam sürdüler. Yani oldukları gibi göründüler, göründükleri gibi de oldular. Belki şimdilerde buna rağbet olmadığı için büyük bir kesim tarafından hatırlanmayışları bundandır. Anınıza gelince, Ecevit'in size bakışının belki o an sizinle hiç ilgisi yoktu , bakışlardaki mânâyı çoğu zaman biz kendimiz çıkarırız. Eğer haklı iseniz de, o kızgın bakış askeri bir aracın makam koltuğunda sivil bir gencin oturması değil de, belirli kişilere, belirli görevler için tahsis edilmiş özel araçların amacı dışında kullanılıyor olduğunu zannetmesi olabir mi? Bugün örnekleri çok daha fazla ve benzinleri halkın cebinden çıkan son model arabaları kimler kimlere tahsis ediyor.

Çiğdem Timur 
 05.11.2015 12:43
Cevap :
Merhaba Çiğdem Hanım...Bülent Ecevit'in bana bakışlarının, elbette benim şahsıma yönelik olmadığı açıktır...Ne o beni tanır ne de ben onu...Bloğumun içinde ve bloğumun başındaki resmin altında Ecevit'in araç konusundaki hassasiyetine de yazdım...Ayrıca, bugünkü siyasetçilerimizin kullandığı araçların lükslüğüne de değindim bloğumda...Ayrıca, şunu da belirteyim ki, ben o araca gezintiye gitmek için binmedim; bir görevden başka bir göreve gitmek için...Aslında, bu bloğumu, iyi de olsalar,kötü de olsalar bu ülkeye hizmet vermiş üst düzey kişilerin hatırlanmasını vurgulamak için yazdım. Başka amacı yoktur. Teşekkürler ve selamlar.  06.11.2015 18:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 2479
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1403
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster