Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '08

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
1931
 

Bulmuş çıtır çocuğu....

Bulmuş çıtır çocuğu....
 

“Şişman” yazacağım ama hem üzerine alınan olur, hem de tepki çekerim diye yazmıyorum.

“ Balıketi” desem değil...

Pehlivan gibi bir kızla çıtır bir oğlan oturuyor yanımızdaki minderlerin üzerinde.

Parmaklarında benzer yüzükler taşıyor olmalarından nişanlı oldukları sonucunu çıkardık. Yanılıyor da olabiliriz!

Gözlemelerini yemişler...

Nargileleri gelmiş, kız kasap kedisi gibi göbeği sermiş, köşeye kurulmuş, gerdanını sile sile çıtır oğlana bir şeyler anlatıyor ama Allah kahretsin bu müziği, duyamıyorum..

Ortam gergin.

Kız sinirli, oğlan mahcup!

Kıl bir çadır kurmuşlar sahile, dışarısı yanıyor, çadırın içi üfül üfül.

Hilton’da çalışması gerekirken çadıra düşmüş kara bir garson geliyor yanımıza;

— Ne yiyebiliriz?

— Gözleme!

— Başka?

— Peynirli gözleme, patatesli gözleme.

— Birer tane ile doyar mıyız? ( Nasıl soruysa bu!)

Çocuk ben nerden bileceğim der gibi bakıyor, kibarlıktan da ödün vermiyor..

— Bilmem!

İki patatesli bir tane peynirli siparişi veriyoruz. Ismarladıklarımız gelene kadar ben bir bardak çay istiyorum..

Çay abdest suyu kıvamında geliyor. Sen tut sahile otağ kur, eski sinilerle, renk renk kilimlerle, şişkin, pofuduk minderlerle içini doldur.

Çayın kötü olsun! Olacak şey değil ama oluyor işte

***

Cumartesi öğleden sonra Mürefte’ye doğru yola çıktık. Sağlamtaşda havuzlu bir çay bahçesinde mola verdik.

Hava sıcak içimiz yanıyor. Varsa limonata içeceğiz.

Sinekli bir ocaklık, saçları yağlı bir delikanlı! Soran gözlerle bakıyor, o bana bakarken gözlerim limonata makinesinin sarılığına takılıyor.

Arılar limona üşüşmüş.

İki limon, iki çay içip ayrılıyoruz. Kaç lira verdik dersiniz?

Sabahtan bu tarafa ofise gelenlere aynı soruyu soruyorum, üç hak veriyorum..Bilen çıkmadı içlerinden..

Bir YTL efendim..

Varın çay kaç lira limonata kaç para hesabını siz yapın.

Bir de bana Trakya’yı neden seviyorsun bu kadar diye soruyorlar..

Sizin orada Limonata kaç para?

Ondan seviyorum..

Neyse; çay bahçesinden ayrılırken çenelerini bastonlarına dayamış, kasketleri arkaya atmış dedelere el salladım..

Bir tanesi bana el sallayacağım diye düşüyordu...

***

Gözlemeler geldi, yanında ayranlar buz.

Patatese kıymışlar, gözlemelerin içini tıka basa doldurmuşlar..

Giriştik!

Şu kız, pehlivan gibi olan. Ne dediyse çocuğa, adamın gözleri sulandı..

Elleri titremeye başladı.

Yavaş atın çiftesi sert olur hipotezinden kıza patlatmasın bir tane!

Nerde patlatacak?

Eski çalıştığım iş yerinde küçücük bir köpeğimiz vardı.. Yan taraftaki fabrikanın da iki tane kangalı.

Bizim pıdik, boyuna posuna bakmadan kangal’a saldırmasın mı? Cesur köpek! Kuru gürültü!

Hev hev derken kangal bizimkini kaptı mı? Allahım Allahım, bir o duvara bir bu duvara!

Canını kurtardı ama depresyona girdi bizim ufaklık..

Kemik alırız yemez, “gel kuçu kuçu” deriz gelmez. Deponun en karanlık yerine saklanır çıkmaz..

“Ehh” dedik baktık köpeğin bize hayrı yok, arkadaşlık etsin diye bir uzun yol şoförüne verdik.

Daha sonra ne oldu bilmem!

Şimdi bu kızla çocuğa bakarken... Kız kapmasın elleri titreyen delikanlıyı... Kurtaramayız valla!

***

Şimdi bizim köpek kangaldan nasibini aldı ya! Gurur yaparım ben böyle şeyleri, hıncımı alana kadar ezik hissederim.

Aradım güvenlik müdürünü “ Ağabey bana Pitbul bul ” dedim..

Bir hafta sonra bir köpek geldi depoya; falkonetti! Nasıl bir köpek?

Kulakları kesmişler, yeminle yüzünde beş parmak büyüklüğünde yara izi var.

Kuyruk dersen? Yok!

Hayvan sırf kas!

Köpeğin yanına yaklaşanın elini öperim.

Köpeği bira fıçılarına bağladık, depoya gelen giden azaldı, işler düştü..

Akşam tenhalığında saldım ben Pitbulu kangalın üzerine...

Dövüşsünler diye bekliyorum!

Kangal çıkmaz kulübesinden.

Bizim arabacı pıtığını anasından doğduğuna pişman eden kangal, süt dökmüş kedi gibi oldu.

Meydanı boş bulan pitbul, aya yüzünü dönüp ulumaya başlamasın mı? Bilmem bilir misiniz? Havlamaz o köpekler!

Olayı fabrikanın sahibi izliyormuş, kapının önüne çıktı

“ Ayıp oluyor ama” dedi..

“ Bizim köpek menopoza girdi, o zaman hiç ayıp olmuyordu!” Dedim..

Pitbul, bir depo işçisinin iki ay rapor almasına sebebiyet verince, uyarı yazısı geldi..Ben de köpeği bir çobana kuzu karşılığı verdim..Sonra yedik kuzuyu...

***

Diyorum ki bu kızla çocuğun ilişkileri kıl çadırda biter! Biz hesabı ödedik kalktık.

Onlar hala oturuyordu... Çocuğun kulağına eğilip “ Bu kız seni Başak oğlanı yapar” demek vardı ama.......Bana ne!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Bey bu güzel yazınızı bugün okuma fırsatı bulabildim.Yine güzel ve keyifli bir yazı oluşturmuşsunuz.Köpek örneklemeleri süper olmuş...Vay çocukla çobanın haline :))

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 14.07.2008 1:17
Cevap :
Çoban sorununu bir şekilde çözer mutlaka. Çocuk ne yapar ben de merak ediyorum!  14.07.2008 18:20
 

Olacak iş değil, hiç yemekle aram yoktur öyle bir anlatım var ki canım gözleme istedi :)

Seyran Aksoy 
 01.07.2008 16:41
Cevap :
Farklı sebzelerden yemek pişirmeyi bu yüzden seviyorum, kimi patatesin kimi domatesin hatırına okuyor yazıyı....Şimdi benim canım da istedi ne yalan söyleyeyim  01.07.2008 17:31
 

Sonra arkadaşım seninle inat gitmemek gerektiğini gördüm. Ne yapar eder hıncını alırsın. Herkes fıstık sevmez bazıları çekirdek bazıları fındık değilmi. Gözlemlere devam yoksa ne okuyacağız biz böyle merakla. Dedikonu başka türlü yapamıyoruz bari böyle yapalım. Yüreğine sağlık..

Güher 
 01.07.2008 12:23
Cevap :
Hınç değil aslında ortada bir ezen bir de ezilen olunca, insan olmuş, hayvan olmuş fark etmiyor, içimdeki Donkişot geçiriyor kafasına berber tasını yel değirmenlerine saldırıyor... :)  01.07.2008 12:40
 

Hikayenin ne kadarı gerçek ne kadarı kurmaca bilmiyorum, ama montajı harika. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güreşçioğlu 
 01.07.2008 0:23
Cevap :
Ali Hocam inanın hepsi gerçek :)  01.07.2008 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1108
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster