Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '14

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
166
 

Bundan sonraki hayatımın ikinci günü...

Bundan sonraki hayatımın ikinci günü...
 

Bugün bambaşka haller var üzerimde! Bir mutluluk, bir umut, bir tecelli etme hali!

Üst, üste binen düşünceler…

İki gün oldu yeni hayatıma başlayalı, her türlü hırstan, hınçtan uzak!

Yepyeni benle beraber ÖZGÜR; ÖZGÜN ve YARATICI kimliğime dönüş!

Benim beynim tıpkı bir bilgisayar gibi çalışır. Mümkün olduğunca RAM’imi rahat bırakmaya çalışırım ve dosyaların hepsini HARD DİSK(Sabit Hafıza)’te saklarım.(Aman tanrım, yine yabancı kelimeler ordusuna gömüldük!) Öyle ki 3 yaşıma kadar hayatımdaki herhangi bir önemli güne gidebilecek kadar hafızam iyidir. Bu sayede istatistik tutabilirim kafamda. Tek sebebi,  hava durumunu tahmin edebilecek kadar büyük bir HARD DİSK’imin olması. (Tabi ki latife yapıyorum.)

Tavsiyem odur ki RAM’inizi düşük, Hard Disk’inizi büyük tutun. Bu hayatınıza ve düşüncenize hız katacaktır.

Evet, söz verdiğim üzere, yepyeni bir hayata, BÜYÜK TUFAN ile beraber, yelken açtım bambaşka bir ben olarak! Bundan sonra alacağım her kararın sorumlusu ben olacağım artık. Çünkü hayatımdan tüm yabancı maddeleri ayıklamayı başardım. Bundan böyle kendime çalışıyorum.

Benden alışık olmadığınız şekilde sinema üzerine yazdım belki de ilk defa. Oysa 35 yaşıma kadar hayatım resmen sinemaydı; hem yaşarken, hem de seyrederken. Sıkılana kadar, kaç bin film seyrettim, açıkçası ben de hatırlamıyorum. Şimdiye kadar kaç yönetmen ve oyuncu doğurdum ve hepsi de ünlü oldular, bilemezsiniz. Yıllarca en büyük hayalim bir Mustafa Kemal filmi yapıp o filmde oynamaktı ancak, kendimi eskisi kadar genç ve fiziksel anlamda Mustafa Kemal filmi çekecek kadar yeterli görmüyorum güne gelindiğinde.  Yine de ölmeden evvel, amatör bile olsa, bir film çekme arzum var.

İşte bu, hayatta hiçbir şeyden korkmamak, asıl mesele bu! Sizi diğer insanlardan farklılaştıracak olan en önemli güç; CESARET! İnsan, muhakkak yaşamaya cesaret etmeli diye düşünüyorum…

Diğer önemli bir kişisel özellik= ÖZGÜR OLMAK! İsteklerinizi özgürce talep edebilmek! Kimseye sormadan, onay almadan, sadece var olmasını istediğiniz şekilde, hayattan isteyebilmek! Hem beyninizi, hem gönlünüzü ÖZGÜR bırakmak!  “UÇABİLECEK KADAR KENDİMİ ÖZGÜR HİSSEDİYORUM” diyebilmek!

Dün çok sevdiğim Karadenizli ( Artvinli) büyüğüm Ayla Hanıma uğramışken –kendisi bir turizm acentesi sahibidir- yanında Sophia Loren kadar güzel kızı ile karşısında Bade İşçil’e benzeyen elemanının müşterilerin ilgi odağı olması kadar doğal sonuç yokken, sarışın, mavi gözlü kusursuza yakın güzellikte bir kadın olan elemanının, bu güzellik karşısında afallayan ve kendine hakim olamayıp asılan erkek müşteriye karşı sert çıkışını, seyrettim Çünkü adam uzaydan gelmişçesine dolaylı davrandı. Evet, gerçekten yakışıklıydı. Kızı etkileyebilecek bin bir yol varken o dolaylı yolu seçti kendisini zeki varsayarak! Oysa kendisini özgür bırakmalıydı, yani kasmamalıydı.  Ondan hoşlandığını gözleriyle ifade etmeliydi. Direkt olmalıydı. Ve olabilecek kadar yakışıklı bir erkekti! Ancak yan yoldan girince kadın erkeğin birey olarak kendisine yeterince güvenmediği sonucuna vardı ve ondan hoşlanmadı!

Yıllarca benzer hataları ben de yaptım; kendimi doğru ifade edebilecek gücü, kendim de bulamadım. Bu durum 21 yaşıma kadar sürdü. Ancak benim farkım, karşı cinsi daha iyi algılayabilmek üzere, hep onlara yakın duruşumdu. Onları öğrenme arzumdu. Ve her yeni gün biraz daha onlara yaklaşmamdı. En sonunda ise “kadınlar ne ister” sorusunun cevaplandırmamdı. Kadın ilk önce kendine güvenen cesaretli erkek ister!

UZMAN OLMAK: Ne yaparsanız yapın, işinizi en iyi yapmak üzere uzmanlaşın. İşinizdeki başarı sizin kendinize olan güveninizi perçinleyecektir. Hayatta başardım demek, kişiliğinizin tecellisindeki en büyük unsurdur. Bu aynı zamanda hayattaki verimliliğinizi en üst seviyeye taşıyacaktır. İşinizde uzmanlaşın ve yetkin olun!

(Oğluma gerçekten iddialı bir isim koydum: Yetkin=Kemal=Kamil=Mahir! İnsanlar isimleriyle var olur, umarım Yetkin de, isminin gerektirdiği ölçüden düzgün ve doğru bir karakter olur!)

Daha 2 gün evvel, havaların ne kadar güzelleştiğinden bahsederken demiştim ki bir 10 gün daha yağmur yağmalı. Ki nitekim toprağın halen beslenmeye ihtiyacı var. Bu sabah kalktım ki çiseleye, çiseleye yağmur yağıyor. Bu en verimli yağmurdur toprağı sulamak için ve zarar vermeden, ne çok, ne de az!

Özgün ve özgür bir ruh olmak ve var olmak; yani yok olmadan yaşabilecek kadar çok kendin olabilmek! Ya da martı misali yukarıdan uçup dünyanın sonunu aramak, veyahutta başka evrenden gelip bir dünyalı gibi insanların içine karışmak, işte böyledir yaşam, nafile namaz kılan, beyhude insan için!

Bütün bu kalabalık cümleler bütününden anlatmak istediğim ise artık kesinlikle değiştiğim, ben olduğum! 

Bizler tanrının uçuk, kaçık hayalleriyiz.

Her birimize üflenmiş bir özgür, özgün ve yaratıcı bir ruh var.

Ve mümkünse, yaşamaya cesaret edecek kadar bir yüreğimiz de olacak. O sadece beynimize ve vücudumuza kan pompalamıyor, aynı zamanda aşk, sevgi ve yengi veriyor!

Hayatım boyunca insanlığı her keşfedişimde, kendimi kaybetmişimdir. Bu sefer kendimi keşfedip insanlığı kazanacağım…

Uzun, ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz-gece…

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel bir yazı (Tam arşivlik..) Nice Yetkin'in kulağına küpe olsun ve okusunlar isterim. Hayatınızın ikinci gününde Mutluluklar.

Erdal Ceyhan 
 18.04.2014 15:32
Cevap :
Erdal hocam, her zaman öğretmenlerimi önemsedim ve siz de o değerli öğretmenlerden birisiniz. Fikirleriniz ve duruşunuz benim için ilham kaynağı. Beğenmenize çok sevindim. Umarım birçok insan fikirlerimden istifade ederler ki bu amaçla yazıyorum zaten... Saygı ile,  19.04.2014 6:22
 

Telefonda görüştüğümüz için yazdıklarından biraz daha fazlasını biliyorum. Yorumumu bunlardan arındırıp yazmak biraz güç. Sanıyorum emekli olduğum gün sırtımda o ana dek taşıdığım yükün büyüklüğü karşısında şaşıracağım. Kuralcı bir insan olmama karşın kurallara bu denli bağlı yaşamak beni yoruyor. İş yaşamında attığın her adım yasa, yönetmelik ve tebliğlere uygun olmalı. Buna gerçekten tam alışamadım. Ne güzel düşlerin var, benimkiler de bana göre: resim yapmak, müzik eseri bestelemek, kitap yazmak, film çevirmek... İnsanın sevdiği işi yaparak para kazanması ve yaşamını bununla sürdürmesi ne büyük bir mutluluk! Yine de hep konuştuğumuz gibi daima şükrediyorum. Ailem, çocuklarım, işim, evim, arabam olduğu ve en önemlisi sağlığım yerinde olduğu için. Sağlık olmazsa diğerlerinin tadına varamayız ki. Stratejik düşünmek yerine doğal davranmayı yeğlediğimden o genç erkeğin yaptığı yanlışa ben de gençken düşmüştüm :-) Senden yola çıkarak kendimi anlattım. Bugün de böyle olsun :-) Sevgiler

Güz Özlemi 
 18.04.2014 11:34
Cevap :
Bir insanın her kararında başka bir insan tarafından desteklenmesi, yeri geldiğinde önyargısız eleştirilmesi ve bu ilişkinin 20 yıl devam etmesi, benim için gerçekten büyük şans. Sana her zaman minnettar olacağım. Öte yandan kendi koyduğumuz kuralların da esiri olmamalıyız, esnek olmalıyız. Hayatı iyi yaşmak gerçekten büyük bir sanat ve işçiliği büyük. Bunu bilerek ve her zaman yaptığımız gibi yaşadığımız her güne şükrederek ve fazla ayrıntıya takılmadan yaşamaya devam etmeliyiz. Biz anlarımızı önemseyen insanlar olarak, yeni anlar yaratma peşindeyiz ve bu konuda bir kabiliyetimiz var. Umarım Allah da bu kulunu mahçup etmeyecektir. Çok teşekkür ederim. Sevgi ile...  19.04.2014 6:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 613
Toplam yorum
: 1635
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 271
Kayıt tarihi
: 10.04.11
 
 

Eric küllerinden doğduktan sonra dünyada büyük değişiklikler olsa da Türkiye'de çok fazla şey değ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster