Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
677
 

Bunlar mı Atatürk'le yarışacakmış? Hadi canım sen de! Palavranın bu kadarına, kargalar bile gülmez!

Bunlar mı Atatürk'le yarışacakmış? Hadi canım sen de! Palavranın bu kadarına, kargalar bile gülmez!
 

Bunlar mı Atatürk'le yarışacakmış? Hadi canım sen de! Palavranın bu kadarına, kargalar bile gülmez çünkü.


Türkiye, dünya üzerinde, haini en bol kara parçası, vatan toprağıdır bence. Anadolu'nun bereketli toprakları, ülkesine hain evlatlar yetiştirmek konusunda pek bir becerikli, pek bir cömerttir maşallah!

Bu ülkedeki "Kendini kahraman; başkalarını hain ilan etme potansiyeli, en sakin, en aklı başında adamın bile dudağını uçuklatır.

Komik olansa, kahramanlık ve hainlik payeleri dağıtılırken, objektif kriterler yerine, inatla ve ısrarla subjektif ölçülerin kullanılmasıdır. Tabir-i caizse, her dönem, kendi hainini ve kahramanını kendi yaratır!

İçinden geçmekte olduğumuz şu karanlık devirde, nedendir bilinmez, bu büyük milletin içinde bir ampül merakı aldı, yürüdü! O ampülün kimleri, neden, ne kadar, neye karşılık aydınlattığı gün gibi ortada olsa da! Kimileri gerçekleri görmemek konusunda, ölümüne ısrarda!

Öyle bir kaos ve karmaşa döneminden geçmekteyiz ki, hangisi at, hangisi it izi; kimselerin aklı ermemekte, erememekte artık. Böylesine puslu havalarda, insanı, ancak aklı ve iradesi taşıyabilir herhalde; aydınlık yarınlara...

Son yıllarda Türk Siyasetine ezici biçimde hakim olan görüş, birbirinin devamı gibi gösterilen üç popüler lideri, neredeyse Mustafa Kemal Atatürk'le boy ölçüştürecek, yarıştıracak kadar vatan kurucusu ve kurtarıcısı ilan etmeye çalışmakta... Tabi biraz tarih, biraz da siyaset kültürü olan hiçkimse bu ucuz, bu kurnaz numaraları yemiyor olsa da... Madem öyle... Kendi vatan kahramanlarını yere göğe koyamayan bu zevata, birkaç soru sormak istiyorum izninizle.

1950'den beri Türkiye'yi neredeyse aralıksız olarak yöneten bu siyasi zihniyetin, temel icraatlarından bazılarını basit cümlelerle özetleyip, bu olan bitenin ülkenin hayrına mı, şerrine mi olduğunu onlardan ve siz sevgili okurlarımdan öğrenmek isterim:

- Marshall yardımı, uzun vadede, Türkiye'ye hayır mı yoksa şer mi getirmiştir?

- İlk yerli otomobil Devrim'in önü kesilerek, Türk otomotiv pazarının yıllarca yabancı sermayeye teslim edilmesi, ne kadar akılcı, ne derece doğru bir karardı acaba?

- Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin belki de en cesur projesi, yerli uçak üretimi ve Türk Hava Sanayisi, 1920'lerde, 30'larda Hollanda Hava Kuvvetleri'ne bile uçak satabilecek kadar büyük bir hızla gelişirken; Kayseri'deki uçak fabrikasının kapatılması, hangi ilerici, hangi aydın, hangi vatansever siyaset anlayışıyla anlatılabilir, açıklanabilir sizce?

- Bu ülkede Kürt Meselesi'nin bunca uzayıp, kök salmasında, en önemli rol, kime nasip olmuştur acaba?!! O rolü oynayan merhum siyasi lider, 1.Körfez Savaşı'nda "1 koyup 3 almak"tan bahsederken; devlet adına oynadığı büyük kumar, kaç Türk Vatandaşının canına, ne büyüklükte bir terör belasına neden olmuştur; bilmeyeniniz var mı? O dönemin bazı ekonomik başarıları, bu toplumun hangi değerlerini, ne kadar yozlaştırmıştır acaba? Bu ülkede köşe dönmeciliğin, avantacılığın kitabı, hangi liderin ve iktidarın Türkiye'ye hediyesidir?!!

- Türkiye Cumhuriyeti Tarihi boyunca, A.B.D.'yi en çok hangi başbakan ve ne amaçla ziyaret etmiştir? K.Irak'ta Türk Askeri'nin başına çuval geçirilirken, Suriye'de Türk Uçağı düşürülürken, Kıbrıs'ta Türk tarafını hiçe sayan Rumlar, petrol ve doğalgaz ararken Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanı olmakla övünen siyasi aktör!; hangi ciddi devlet adamı tavrını takınmış, ülkesine hangi fayda ve çıkarları sağlamıştır? Bileniniz var mı?

 " A.B.'ye ha girdik, ha giriyoruz! " masalını yıllarca bu millete anlatıp, sonra tam ters yöne dönmek, " Komşularla sıfır sorun " " Bölgesel güç, dünya devleti Türkiye " havaları basarken; Ortadoğu liderliğine oynayan bir liderlik konumundan; el kadar Suriye'yle bile başa çıkamayan bir siyasi pozisyona düşen zihniyet, hangi liderlik öngörüsüne, hangi toplumsal ve siyasal önderlik dehasına sığar acaba? 

Hani şöyle geriye doğru yaslanıp, son yıllarda Mustafa Kemal Atatürk'le karşılaştırılmaya, yarıştırılmaya çalışılan siyasi figürlere baktığımda;  Vay ülkemin haline! diyesim gelir.

Bir yanda, her fırsatta kendi ordusunu, Türk Ordusu'nu küçümsemiş ve sonunda o ordu tarafından halk adına devrilmiş olanlar, Çankaya Köşkü'nde önüne açtığı ortaokul atlası üzerinden Türk Ordusu'nu Irak'a Amerika'nın payandası olarak sokma hayalleri kuran; ama başaramayan, üzerinde deniz şortuyla askeri birlik denetlemeyi marifet sayanlar, " Ergenekon, Balyoz, 28 Şubat " soruşturma ve davalarıyla Türk Ordusu'nu yıllardır yıpratmaya itibarsızlaştırmaya çalışanlar...

Öte yanda, Türk Milletinin bağrından çıkardığı yorgun, fakir ama onurlu bir orduyla hem koca bir savaşı kazanan, hem aydınlık bir cumhuriyeti kuran adam...

Bunlar mı Mustafa Kemal Atatürk'le yarışacakmış! Bu adamlar, bu zihniyetler mi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Kemalizm'i aşacakmış?!! İsmet Paşa'nın deyimiyle:

"Hadi canım sen de!" Palavranın bu kadarına, kargalar bile gülmez çünkü. 

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

Cumhur Milletoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Yapmış olduğun karşılaştırmayı, onların doğru algılayabileceklerinden pek emin değilim. Fakat düşüncelerini paylaşıyorum. Çünkü onlar 'koşullanmış beyin' taşıyorlar. Selamlar,

sükrü bülent türtat 
 18.06.2013 9:07
Cevap :
Aynen öyle!... Cemce sevgilerimle...  18.06.2013 17:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1738
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster