Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
632
 

Bunları, biliyor muydunuz? (X)

Bunları, biliyor muydunuz?  (X)
 

BUNLARI

& Geçen yazımızda, bu sütunlarda "ekmek arası sucuktan" sonra şimdi de ekmek arası kolanın satıldığını, satıcıların ise buna “rekabet” yüzünden katlandığını yazdığımızı,

& Ancak Blog’dan bir bayan arkadaşımızın, “kutu kola mı, şişe mi?” diye sorduğunu, biz de “ne fark eder?” dediğimizi,

& Blog kategorisi için kullandığımız fantezilerden “ Habur Sınır Kapısı” nın ne anlama geldiğini soran blogcu’larımızın olduğunu,

& İşte bu Habur Sınır Kapısından “kaçak” geçmeğe çalışanlardan Sevgili Serhatt, yazısını burada yayımlarken tedirgin olduğunu, zira öğretmenliğe ait yazısının bu köşeye kabulünden şüpheleri olup, soran olursa. “Şööööyle bir arkadaşa bakmak için içeriye girmiştim” demeğe fırsat kalmadan, yazısını buradan hudut dışı edileceğini bile bile bu işe giriştiğini, sorumuz üzerine anlattığını (Bloğunda var)

& Aynı kapıdan kolunu sallaya sallaya geçenlerin arasında “kahve sohbetine davet” çilerin, de bulunduğunu, “aşk olsun!” dediğimiz, yakında da “Gel şekerim, fal bakalım” demenin, eli kulağında olduğunu,

& Bu blog kategorisine; az daha, “Hediye tarağımı veya “takma dişimi” kaybettim, göreniniz var mı?” diye de blog yazılacağından korktuğumuzu,

& Bloglarını. Numaralandırıp da yazdığı bloğunda, Blog İdaresi ve blog’cuları cengaverliğe davet eden sahte Don Kişot’un, bir de “Hıg” deyicisi bulunduğunu keşfettiğimizi bu bayan hıg’çının, Don Kişot’u öve öve bitiremediğini, uzun uzun Don Kişot’unu öne çıkaran bloglar yazdığını,

& “Acaba “esas Donkişot bu bayan mı?” sualinin sorulduğunu, zira bilindiği gibi bloglar’da çift imza kullanıldığını,

& Okyanus ötesi blog’cumuz Newyorker’in “Editörler arasında isim de vererek “amca oğlu” akrabam var. Dargın olduğumuz için, ismimi verme ama, Mustafa ile de röportaj yap” diye salık vermesinin üzerinde hafta geçip Bay Abdullahtan ses çıkmadığını,

& Şu Newyorker’e inat, “elma da dersek, armut da desek”, çık ortaya garik, dediğimizi,

& “ İdareye açık mektup yazarak, Abdullahı bize yönlendirin” dediğimiz halde, “Bay Abdullah’a” erişemediğimizi,

& Editörler arasında böyle biri yok ki, İdaremizin bize cevap vermediğini, veyahut da amcasının bir palavrası olduğunu veya bizimle dalga geçildiğini,

& Sevgili Süleyman Ekim’in hiç bir bloğunun bu kadar hit almadığını, memnuniyetle görüp şaşmadığımızı, zira konunun her daim varolup, bloglar’da aktüalitesini kaybetmediğini, çok özel, çok güncel, çok sivri bu “RET” meselesini işlediğini

& M. İnternet yazarlığına terfi eden (Yaza yaza ne dilimiz eskidi, ne de klavyemiz) Sevgili Gülgün Karaoğlunun bu soruya: “ Yedi ret, bir tekzip, iki de güvenir üyeliliğimden dolayı yazım geri çekildi” diyerek karnesini ortaya koyduğunu,

& Bu karneye bakarak o zaman nasıl blogdan yazarlığa terfi ettirdiler?” diye bir sualin olabileceğini ve de bir yazar, ne kadar hırçın, ne kadar gaddar, ne kadar çok yorum almış, hapislerde yatmışsa o kadar saygın, o kadar gözde, o kadar aranılır” olduğunun bilindiğini,

& “Kambersiz düğün olmaz” diyerek konuya, Nazilli Bardağı gibi hatunları karşısına dizmekle meşgul olan Sevgili Ahmet Balcı'nın, “reddedilmiş” hiçbir bloğu olmadığından bahisle “ Ben düzenle barışığım” diyerek diplomatça cevap verdiğini,

& S. Ekim’in, bu son bloğundan 29 yorum alarak parsayı topladığını, kendisinden, ortaya attığı sualinin neticesinden bilgi vermesini dilediğimizi, Hatçe mi, netice mi? Hangisi önde diye sual eylediğimizi,

& Denizaşırı ülkede, kendi çalıp, kendi oynayan, bloğunda bol isim geçirip bol yorum alan, sağ gösterip sol vuran, eklediği lakabıyle garibanlığa soyunan, kızdığı zaman, bozuk Türkçe’sinin düzeldiğini hayretle izlediğimiz Newyorker’in, tek kişi ile “Blog 1 nci Kurultayı” yaptığını,

& Bu gırgır şamata orta oyunundaki kurultayda, “ Blog yazarken kravat ve takım elbise, bayanlarda tayyör giyilmesi maddesinin, kurultayın en önemli maddesi olduğunu,

& Tahtacızadeler’den Ballı Ahmet’in “Herkesin okuma oranı 500-600’lerden başlıyor. Benimki, bunun ancak yarısı bile değil. Neden bu?” diye ortaya sual attığını,

& “Her gün nefes almadan çokça blog yazarsan, böyle olur “ diye buradan dostça söyleyerek de eklediğimizi “ Çok lâf, aşık usandırır, bezdirir” diyerekten de, buradan okkalı bir zılgıt çektiğimizi,

& Aynı blogcu Ballı Ahmedin bu uyarımıza “Başka kız yok mu? Beğenmeyen küçük kızını vermesin. Laf mı yani !” dediğini de duyar gibi olduğumuzu,

BİLİYOR

MUYDUNUZ ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aman, düzelteyim Hocam; toplam: 7 + 1 tekzip! Reddedilenlerden iki tanesi güvenilir üyeyken, diğer beş tanesi çömezlik zamanlarımda şiir falan eklemeye çalışırken! (O vakitler şiir kategorisi yoktu henüz!) Polemik yaratmayalım lütfen! :)) Çok selam ve sevgilerimle Muzaffer Bey'ciğim...

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 03.12.2010 15:42
Cevap :
Hımmm! Nerden böyle. Bir tekzipte sizden. "İşbu Milliyet İnternet Yazarı Gülgün Karaoğlundan gelen, ekte ilişik tekzibin, aynı sütunda aynı harf ve puntolarla yayınlanmasını, arz ve talep ederim.))) Gereği böylelikle yerine getirildi efem.  03.12.2010 18:24
 

Kendi yazdığım yorumdaki "Sayın Balci" yorumuna ek demek istedim. Hayriye'yi unutmuşum:) Ayıp oldu kıza ya neyse ki babasının güncelerini okumuyor. Hayriye Kerem'in annesi, Kerem Balci'nin torunu, Hayriye Balcı'nın nesi olur? Hadi bilin bakalımmmmm. Çalışmadığınız yerden çıktı biliyorum, o halde yanıtlayım, Hayriye de diğer ismi geçen evlatlar gibi, Balcı'dan olma, Vahide'den doğma evlatlar. Diğer hatunlardan olanlarla lütfen karıştırılmasın, ille de adı güzel Ertuğrul Ata'ya ayıp olur. Dedim di değil mi sevgili Muzaffer Bey, işin içine Balcı girdi mi, yorumlar da uzar. Balcı değil ballı adam ne olacak. hadi ben bir kaç yorumla kurtardım ya, sizin sayfanızda bir kaç Balcı güncesi çıkar daha gibime geliyor ki Allah kurtarmaya.:) Sevgiler selamlar size ve Balcı'ya ille de Ertuğrul Ata'ya.

derinmavi.. 
 03.12.2010 12:51
Cevap :
Bu derinliklerin mavisinden seslenen derin maviye laf yetiştiremedim bir türlü. Ah Ahmet Bey. Çıramı yaktın benim! Mavi derinliğin laflarını anlayabildin mi? Herkesin nufusu, birbirine karışmış. Askere gidenler, bir daha çağrılıyor gibi. Dersini geçemeyenlere vize verilmiş. N'oluyoruz yahu. En iyisi mi, K.Yakaya bir nufus dairesi açalım. Ne kadar ( M ) harfli kontenjan varsa, aldı, yaladı, yuttu. Daha da isterim diyor. Buraya sakatat dükkanı mı açtık be yau! Bu ne iş? Şu Balcı sana gelirse, onu bana yolla olur mu?  03.12.2010 14:00
 

Mahbube kızkardeşim benim, valalhi namus meselesi yaparım karışmam!

shalimar 
 03.12.2010 10:51
 

Yorumlara verdiğiniz cevaplar müthiş.. Hele de Sayın Balcı'ya! :) Sevgiler selamlar...

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 03.12.2010 9:26
Cevap :
Balcıııı... Duy, duy...  03.12.2010 10:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 881
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster