Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1065
 

Bunları isteyen Kürtler mi gerçekten ?

Bunları isteyen Kürtler mi gerçekten ?
 

Bu kavga ve kaos ortamı, bir ayrıştırma ve etnisite'ye doğru gidiyor.


Kürt sorunu hakkında yazıp, konuşuyoruz ya, yazdıklarımızla birçok okur dostla uzlaşamıyoruz. Hatta, bize atıp tutan takımı yakıştırması yapanlar bile oluyor. Bugün yaşanılanlar ne Kürt Realitesi’nin açılımıdır, ne Kürt sorununun. Her ikisi de aynı şey diyenler çoğunlukta olsasa, ben yine ikisinin farklı ama birbiri ile illiyet bağı olduğunu savunacağım.

Evet, bunu her seferinde söyledim ve yazdım. Yine yazacağım. Kimilerinin yazdıklarıma " kahve politikası içinde, okey masası tartışması" yakıştırması yapmasına kızmadan, yine yazacağım. Yazdıklarım ne bir resmi devlet ideolojisinin ürünüdür, ne de Pan-Turkizm saflarına yelken açmış popülist bir yaklaşımdır. Yazılarımda ne Kürtleri hakir görecek satırlar yazdım, ne de onları aşağıladım. Bugün yaşanılan kargaşalar, çatışmaları da onlara mal etmedim. Etmem de !. Klasik bir kemikleşmiş Türk milliyetçiliğine karşı olduğum gibi, siyasi politikalarını bir etnisite üzerine kuran Kürt milliyetçiliğine de karşı olduğumu ifade etmeliyim. Fakat bu kargaşa, kavga ve çatışmaların bir Pkk-Dtp organizasyonu olduğunu düşünüyorum. Bu kavga ve anarşi ortamındaki oyuncuların hepsi Kürt ama bunları, Kürtlerin geneline mal etmek haksızlık olur.

Hâlihazırda bir Pkk-Türk çatışması vardır. Kürt-Türk çatışması yoktur ama istenen, hedeflenen ve olması istenen de budur. Diyorlar ki, Kürt sorununu kavgayla, silahla, bombayla, tankla, tüfekle çözemezsiniz. Kesinlikle katılıyorum. Ama şuan silahlı bir mücadele söz konusuysa eğer, bu adı Pkk olan ve Kürt kökenli vatandaşları kullanan, dağa çıkartan, onların üzerinden kanlı siyaset yapan, terör ve buhran ortamı yaratan örgüte karşıdır. Yoksa Kürtlerin üzerinde direkt silah doğrultarak bir “soykırım” yapılmamaktadır. Bunun ismini doğru koyalım. Yazılarımda da belirttiğim gibi, başlangıcı ne olursa olsun, nasıl başlamış olursa olsun, geçmişten günümüze teröre karşı harcanan yaklaşık 300 milyar dolar parayla, Doğu ve Güneydoğu’nun baştan yaratılması, fabrikaların kurulması, herkesin iş ve ev sahibi olması, çocukların okutulması, onlarca GAP yaratılması mümkündü. Bu paralar daha farklı mücadelelere aktarılsaydı, şimdi hem bölgenin durumu farklı olurdu, hem Türkiye'nin. Ama olmadı !.. Olamadı !. Bunun da tek müsebbibi bu mücadele çok eksikleri olan Türkiye Devleti değildir. Hep söylediğim o çok boyutlulukta, yalnızca işin bir boyutudur ama en büyük boyut Pkk’dır, dış mihraklardır.

Kürt sorununun çözümünde sürekli çözüm isteyenlerin somut önerileri nedir? Bunu hep düşündünüz mü ? Bakın bugün bana ısrarla bir çözüm önermediğimi ve gerçekleri söylemediğimi söyleyenlerin önerdiği internet sitelerinde, neredeyse herkesin ortak bir dille dillendirilen o çözüm önerileri nedir. Bunları size örnekleyeyim.

1. Çözüm için öncelikli adım operasyonlardan vazgeçmek.

2. Kürt sorununun çözümünde, Öcalan muhataptır, İmralı kapatılmalı,

3. İkinci adım Anayasa'yı bir bütün değiştirmektir.

4. Yeni bir anayasa hazırlanmalı, bu Anayasa’da, Kürtlerin kimlikleri kabul edilmeli, dil ve kültürel haklar anayasal güvenceye alınmalı,

5. Anadilde eğitim hayata geçirilmelidir

6. Demokratik Özerklik tanınmalı,

7. Operasyonlar hemen durdurulmalıdır

8. Siyasi genel af ilan edilmeli, Başkan Apo serbest bırakılmalıdır.

9. Diyalog görüşmelerinde Apo ve Pkk muhatap alınmalıdır.

10. Çünkü kanın dökülmesinin nedeni şiddet yanlısı politikalardır. Bunun da varlık nedeni resmi ideolojidir. Resmi ideoloji değişmelidir.

Bugün kemikleşmiş olan Kürt sorunlarının çözümünde Pkk ve Dtp'nin engel teşkil ettiğini düşünüyorum. Bu sorunların çözümü ve bölgede bir refahın oluşması için yukarıdaki çözüm önerilerinin haricinde bir öneri duydunuz mu hiç? Bugün Pkk’nın siyasi kanadını oluşturan Dtp’nin üç başlıklı çözümü vardır. Birinci başlık anayasal vatandaşlık hakkının tanınması, ikinci başlık demokratik özerklik, üçüncü başlık dağdakileri toplumsal yaşamla buluşturacak katılım yasalarının hayata geçirilmesi. Başka çözüm önerisi yoktur. Hani ekonomik kalkınmanın, işsizliğin, fakirliğin, açlığın önlenmesine yönelik çözümler ?

Bana sert eleştiri yapanlar, kahve hatta okey masası politikası yapıp, yazmış olmak için yazdığımı düşünenler, dönüp bir de bölgeye baksınlar bakalım. Dtp'li belediyeler kentlerine, ilçelerine "pkk şehitliği" yapıp, öldürülen teröristlerin aileleri için "taziye evi" açmalarının haricinde somut ve dişe dokunur neler yaptılar acaba? Bölgenin kalkınması için hem Dtp, hem ilgili belediyeler hangi projeleri geliştirdiler. Suçlamak için değil, gerçekten merak ettiğim için soruyorum. Bilen varsa bana da söylesin.. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp !.. Öyle değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Devletler hukukunda mutekabiliyet esaslari diye bir bolum vardir. Yani bir devlet karsisina bir devleti muhatap alir aldigi kadar verir kisaca. Uc bes capulcu terorist gurubu muhatap almak tc isi degildir. Ulke sinirlarini korumak hele bu durum karsisinda operasyonlarin silahli kuvvetler tarafindan durdurulmasi bizim isimiz degil. Teror once silahli kuvvetlerin mudahalesiyle devam etmeli taki teror grubu biz hic bir sarta bagli kalmadan silahli mucadeleyi birakiyoruz diyene kadar sonrasi siyasal kuvvetlerin isi. Bu isin kurdle vs hic alakasi yok.Bir teror grubu yandaslari ve bir devlet. Diger etnik gruplar nasil bu ulke butunlugunu meydana getiriyorsa o unsunlarda bir butunun tumceleri varsayiliyor.Icinden bozuklar varsa ayiklanmali!!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 28.10.2008 11:30
Cevap :
İşte sorunun atardamarlarından biri de bu sayın dostum. Karşımızdaki insanlar etnik siyaset yaptıklarını kabul etmiyorlar. Silahlı mücadeleyi de haklı ve gerekli bir mücadele olarak görüyorlar. Hep diyalogtan bahsederken de TC "Apo'Yu ve Pkk'yı muhatap alsın" diyorlar. Amaç Kürtlerin bağımsızlığı ve Türkiye'den ayrılmasıdır. Bunları dile getirenler de yalan söylüyor oluyor. Doğru söyleyenlerse, bugün Pkk'nın yayın organlarıymış onlara göre. Yani biz de yalan söylüyoruz. Ne diyelim ?  28.10.2008 17:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2508
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster