Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '10

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
2033
 

Burası Facebook, buradan çıkış yok!

Burası Facebook, buradan çıkış yok!
 

Facebook ağlarını örüyor mu?


“Sosyal paylaşım” ifadesi ne kadar da kulağa hoş geliyor değil mi? Paylaşım kelimesi zaten başlı başına bir erdem ve olgunluk göstergesi değil midir?

İnsanlar internet bağımlılığının yanı sıra, sosyal ağlara olan bağımlılıklarıyla gerçek hayattan kısmen veya tamamen kopma noktasına gelebiliyorlar.

***1846 yılında, Ascanio Sobrero adında bir İtalyan kimyacısı, gliserini sülfirik asit ve nitrik asitle karıştırarak,”nitrogliserin” adını verdiği, sıvı halinde son derece etkili ve tehlikeli bir patlayıcı madde yapmıştı. Bu sıvı patlayıcı ve en ufak sarsıntıya karşı çok duyarlı olduğundan,taşınması ve kullanılması son derece sakıncalıydı.

Alfred Nobel adında İsveçli bir kimyacı, nitrogliserin’i belirli ölçüde tehlikesiz kılmanın yolunu ancak yirmi yıl sonra buldu. Düşüncesini uygulayarak, nitrogliserini, “İdeseiguhr ” denilen bir tür kumlu toprakla karıştırdı ve buna ”dinamit” adını verdi. Dinamit deyimi, Yunanca “güç, kuvvet” anlamına “dynamis“ kelimesinden geliyordu. Daha sonraları, söz konusu kumlu toprak yerine talaş, un, magnezi ve sodyum karbonat kullanıldı. Böylece, nitrogliserinin daha az duyarlı ve tehlikeli olması sağlanmıştı.

Esas unsurlarının karışımıyla meydana gelen dinamit, hamur halinde plastik gibi, camcı macununu andıran bir görünüş alır. Sonra çapı yaklaşık olarak 5 santim, uzunluğu 20 santim olan çubuklar haline getirilir. Her çubuk su geçirmez kağıtla sarılır. Su geçirmez kağıt aynı zamanda parafine batırılmıştır. Yol ve büyük binaların yapımında,barajlar için, tüneller açmak amacıyla delinmez, aşılmaz kayalıkların havaya uçurulmasında kullanılan dinamit, bu tür uygulamalarda insanlık için çok yararlıdır. Ancak, kötü, yıkıcı, öldürücü amaçlarla da kullanılır.

Alfred Nobel, buluşunun karşılığında milyonlara sahip olmuş, buna rağmen,dinamitin kötü ve ölümcül amaçlarla kullanılması ihtimalini hiçbir zaman aklından silememişti.

Bunun savaşlarda öldürücü bir silah niteliğiyle kullanılabileceğinin farkındaydı, insanlığı daha barışçı bir yolda yürümeğe sevk etmek için,servetiyle “Nobel Armağanı” denilen uluslararası bir kurum tasarladı. Bu kurumun denetimi İsveç Hükümetinin elinde olacaktı. Her yıl çeşitli konularda ve dallarda (tıp, matematik, fizik, edebiyat, politika ve diplomasi gibi) insanlığa en yararlı olduğu kabul edilen ve özel bir kurul tarafından seçilen kimseler, o konuda veya dalda “Nobel Armağanı”nı alacaklardı.*** (1)

İşte “dinamit” ile “Facebook” kelimelerini aynı blogda buluşturan da tam olarak bu mevzu.

Facebook ilk hizmete açıldığında (!) mucizevi bir fikrin ve misyonun temsilcisiydi. Yıllardır görülemeyen kaybolan eşler, dostlar bulunacak anılar yad edilecekti.

Tıpkı Alfred Bernhard Nobel gibi Mark Zukcerberg de Facebook’un amacını aşabileceğini düşünmüştü belki, kimbilir.

Zamanla her türlü bilginin sunulduğu, aynı yastığa baş koyan karı kocanın bir şekilde arkadaş olduğu, her türlü fikrin, idealin sınırsızca paylaşılabildiği özgür platform gün geçtikçe artan aktiviteler, oyunlar ve ilginç icatlarla paylaşım kalabalığına dönüştü. Farmville, fal ve benzer uygulamalar sosyal paylaşımın üzerinde görüntü kirliliği oluştursa da arz talep dengesi üzerine kurulu sistem kullanıcılarını cezp etmeye devam ediyor.

İnsanların sosyal paylaşım mevzuundaki hırsı bir noktadan sonra doyuma ulaşacak ve ilgili ağdan kopmalar olacaktır. Facebook ta bunun farkındadır ki, kullanıcıların 'sanal intihar' yoluyla sosyal ağlardan ayrılmasına yardım eden Web 2.0 Suicide Machine adlı uygulamayı yasaklamıştır.

Web 2.0 Suicide Machine isimli uygulama, sosyal ağ kullanıcılarının sanal hayatlarını sona erdirmesini sağlıyor. Facebook kullanıcıları, bu uygulamayla profillerini tamamen silemiyor; ancak tüm isim, şifre, fotoğraf, arkadaş listesi gibi veriler değiştirilebiliyor veya silinebiliyor. Bu şekilde Facebook'taki kimlik tamamen geçersizleşiyor.

Uygulamanın web sitesindeki sloganını biz de size soralım:

"Gerçek komşularınızla yeniden tanışmaya ne dersiniz?"

(1) sevgiadasi.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 290
Toplam yorum
: 136
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2577
Kayıt tarihi
: 15.06.06
 
 

Kimya Yüksek Mühendisi. Sporsever ve edebiyat aşığı. Periyodik tablo, T cetvel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster